@ismailsaymaz

Aytaç Yalman, 'Hayata Dönüş' ifadesi veriyor

Aytaç Yalman, 'Hayata Dönüş' ifadesi veriyor
Aytaç Yalman, 'Hayata Dönüş' ifadesi veriyor
Eski Jandarma Genel Komutanı Aytaç Yalman, Bayrampaşa Cezaevi'nde "Hayata Dönüş Operasyonu" kapsamında 12 tutuklunun can vermesine ilişkin görülen davada bugün tanık olarak dinleniyor.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Emekli Orgeneral Aytaç Yalman, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ifade veriyor.
Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 39 er ve bir astsubayın yargılandığı dava, operasyonun ancak 11. yılında açılabilmişti. Daha soruşturma aşamasında jandarma, ölümlerin meydana geldiği C Blok’taki müdahaleye kimlerin katıldığını altı yıl boyunca sakladı. Savcılığın ısrarı üzerine 2006’da, Astsubay Süreyya Yalçınkaya ve Astsubay Zafer Sabancı’nın isimleri verildi. Fakat yapılan incelemede, sorumlu diye gösterilen Sabancı’nın 1 Ağustos 2005’te Tunceli’de şehit düştüğü, Yalçınkaya’nın 2002’de TSK ile ilişiğinin kesildiği anlaşıldı.
Ayrıca ilk duruşmada mahkeme ; TSK’dan “Tufan” adlı operasyonun planını istedi. Jandarma Genel Komutanlığı, “Arşivimizde yok” diye yanıt verdi. Fakat İl Jandarma Komutanlığı, 21 Mart 2011’de, birdenbire planın fotokopisini bulup yolladı. Yazıda, “Arşivin yeniden tasnifi ile incelenmesi sonucunda Bayrampaşa Cezaevi Özel Müdahale Planı’na rastlanmış olup arşivlenmesi gereken yer dışında olduğu görülmüştür” denildi.
Operasyon günü hazırlanan ‘Olay Yeri Tutanağı’ndaki beş askere ait imza ve sicil numarasından üçünün kendi personeline ait olmadığı yönünde jandarma da ayrıca görüş belirtti. Oysa jandarma altı yıl önce Eyüp’te görülen bir diğer Bayrampaşa Davası’nda, aynı tutanaktaki numaraların beş yüzbaşıya ait olduğunu bildirmişti. Böylelikle, ‘tutukluların alev silahları, zehirli şişeler ve uzun namlulu silahlar kullandıkları, kendi koğuşlarını ve arkadaşlarını yaktıkları ve birbirlerine ateş edip öldürdükleri’ şeklindeki raporda sahtecilik yapıldığı görülmüştü.
Davada son olarak, er Hilmi Çolak’ın Malkara Jandarma Komutanlığı’nda alındığı belirtilen, altında imzası bulunan ve “Bizim müdahalemizde kimse yaralanmadı” dediği iddia edilen ifade tutanağının sahte olduğu ortaya çıkmıştı.