Ayten Erdoğan'ın istifasının nedeni torpil ve baskı

Ayten Erdoğan'ın istifasının nedeni torpil ve baskı
Ayten Erdoğan'ın istifasının nedeni torpil ve baskı
Adli Tıp'taki görevinden istifa etmeden 10 gün önce Doç.Dr. Erdoğan kuruma dilekçe vermiş: Randevulu hastalar yıllarca beklerken, her gün randevusu olmayan 5- 10 vaka randevu dışında eklenmekte. Bunlara bakmam için büyük baskılar yapılmakta


İSTANBUL - Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez'in cinsel istismarına uğradığı öne sürülen B.Ç. için rapor verecek Adli Tıp Kurulu'dan “Yine, ruh sağlığı bozulmadı raporu verilecek” diyerek istifa eden 6'ncı Adli Tıp İhtisas Kurulu Çocuk Psikiyatrisi üyesi Doç.Dr. Ayten Erdoğan’ın istifasından 10 gün önce de kurumdaki olumsuzlukları anlatan ve çözüm öneren dilekçe verdiği ortaya çıktı.
Erdoğan dilekçesinde öncelikli olarak kuruma gelen vaka sayısındaki artışa dikkat çekti. Erdoğan dilekçesinde şöyle dedi: “Bir muayene gününde 12 çocuk ve 5 erişkin hastaya bakabilmekteyiz. 6'ncı İhtisas Kurulu'na gönderilen çocuk sayısı çok fazla olup artık 2010 yılına randevular verilmeye başlanmıştır.”
Doç. Dr. Ayten Erdoğan dilekçesinde randevulu hastalar dışında bazı vakaların araya sokularak bunlara bakılması için ciddi baskılar gördüğünü dilekçesinde yazdı. Ayrıntılarına girilmeyen baskıya ilişkin şöyle denildi:
“Randevulu hastalar aylarca, hatta yıllarca beklerken, her gün randevusu olmayan 5- 10 vaka randevu dışında eklenmekte, vaka eklemede hiç bir kriter bulunmamaktadır. Bu vakaları da görmem tek uzman olarak mümkün olmadığı gibi, durum adaletsizliğe yol açmaktadır. Randevusuz gelen hastalara bakmam için her muayene günü tarafıma büyük baskılar yapılmaktadır.”
Ayten Erdoğan Türkiye’nin tüm vakalarına tek uzman olarak bakmasının imkansızlığını dile getirdiği dilekçesinde, kuruma üniversitelerde görevli uzmanların bilirkişi olarak dahil edilmesinin gerekli olduğu savundu. Doç.Dr.'nin kurum başkanlığına yazdığı dilekçeden sonuç alamayınca istifa ettiği bildirildi.

 


DUDAK UÇUKLATAN KARARLAR


Hüseyin Üzmez’in cinsel istismarına uğradığı öne sürülen B.Ç. için "Ruh ve beden sağlığı bozulmamıştır" şeklinde görüş bildiren 6. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun daha önce de benzer hatta daha vahim olaylarda benzer kararlar verdiği ortaya çıktı. "Cinsel taciz, tecavüz, istismar" başlıklı dosyalarda mağdurların ruh ve beden sağlıklarının bozulmadığı görüşünü savunan Kurulla aynı olayları inceleyen diğer uzmanlar her dosyada farklı görüşü savundu.


ÖZ BABANIN CİNSEL İSTİSMARI DA ÇOCUĞUN RUH VE BEDEN SAĞLIĞINI BOZMADI


Duyanı şaşkına çeviren kurul kararı "Öz çocuklarına cinsel istismar" iddiasıyla görülen dava dosyasında verildi. Babasının soyarak hatta daha da ileri giderek cinsel istismarına uğradığı iddia edilen 16 yaşındaki Ö.T'nin bu olay nedeniyle ruh ve beden sağlığının bozulup bozulmadığını soran mahkemeye 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun yanıtı şöyle oldu; " ... tarihli mağduresi olduğu olay nedeniyle ruh ve beden sağlığı bozulmadı."


AYNI OLAY FARKLI GÖRÜŞ

Kurulun "ruh ve beden sağlığını" yerinde bulduğu mağdureyi inceleyen Üniversite'nin Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı ise "Mağdurenin ruh sağlığının bozulmuş olması kuvvetle muhtemel" diye kurulla tam tersi görüş açıkladı.


ERKEK ARKADAŞI ÖLDÜREN İKİ KİŞİNİN TECAVÜZÜNE UĞRADI


6. İhtisas dairesi erkek arkadaşını öldüren maskeli iki kişinin cinsel saldırısına uğradığı iddiasıyla görülen davada da "mağdurenin bu olay nedeniyle ruh ve beden sağlığı bozulmamıştır" dedi. Bu olayda da kurul diğer bilim adamlarıyla ters düştü. 26 yaşındaki mağdureyi muayene eden Üniversitenin Psikiyatri Anabilim Dalının raporunda "ruh sağlığı bozulmuştur" şeklinde görüş açıklandı. (dha)