@ismailsaymaz

Ayvalıtaş Davası katılanlara polis müdahalesi

Ayvalıtaş Davası katılanlara polis müdahalesi
Ayvalıtaş Davası katılanlara polis müdahalesi
Ayvalıtaş Davası 'Gezi' günlerini aratmadı: Koridorda gaz, salonda silah...
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İstanbul ’da Ümraniye’de, Mehmet Ayvalıtaş adlı gencin Gezi Parkı gösterilerinde yol kesme eylemi sırasında araç çarpması sonucu ölmesine ilişkin dava, “Gezi Parkı” günlerini aratmadı. Duruşma salonuna Ayvalıtaş Ailesi alınmak istenmedi. Polis, aileye ve salona girmek isteyenlere biber gazı sıktı. Bazı avukatlar salon dışında bırakılırken, polislerin ise içeriye silahlarıyla girdiği ortaya çıktı. Bu arada “dünyanın en büyük adliyesi” denilen Anadolu Adliyesi’nde, kamera ve mikrofon sistemi çalışmadığı için sesli ve görüntülü kayıt yapılamadı.

Gezi Parkı gösterileri başladıktan sonra geçen 1 Haziran’da Ümraniye’deki Mustafa Kemal Mahallesi’nde yol kesme eylemine katılan Mehmet Ayvalıtaş, bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetmişti. Ayvalıtaş’ın ölümüne ilişkin dava dün Kartal’daki Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmadan önce adliyenin ‘B’ kapısı önünde toplanan göstericiler sloganlar atarak, pankart açtı. Bu sırada Ayvalıtaş ailesi duruşmayı izlemek için içeriye girdi. Fakat salon önünde de yoğun güvenlik önlemleri alındı. Kapı önündeki arbede sırasında polis duruşmaya girmek isteyenlere biber gazı sıktı. Yoğun gazdan Ayvalıtaş ailesi de etkilendi. Bu haberin duyulması üzerine adliyenin dışı da karıştı. Göstericiler adliye kapısını tekmeleyerek kırdı.

POLİSLER SİLAHLA SALONA GİRDİ

Bir başka kriz de duruşma salonunda yaşandı. Yer darlığı gerekçe gösterilerek kimi avukatlar, izleyiciler ve gazeteciler salona alınmadı. Buna karşılık salonda 10’u aşkın polisin bulunduğu ve içeriye silahlarıyla girdiği anlaşıldı. Adliye güvenliğinden sorumlu olduklarını beyan eden 13 polis, avukatların itirazı üzerine salondan çıkarıldı. Daha sonra avukatlar duruşmanın sesli ve görüntülü kayıt yoluyla yapılmasını istedi. Fakat “dünyanın en büyük” adliyesi denilen Anadolu Adliyesi’nde kamera ve mikrofonların çalışmadığı ortaya çıktı.  Ardından sanık Mehmet Görkem Demirtaş’ın ifadesine geçildi. O gece aracıyla Ataşehir’deki evine gittiğini, 90 kilometre hızla hareket ettiğini, 15 metre önünde seyreden ticari taksinin zikzaklar yapmaya başlayıp frene bastığını anlattı. Kendisinin de frene basmasıyla önce taksiye, sonra bariyerlere çarpıp durduğunu kaydeden Demirtaş, o gün alkollü olmadığını söyledi. Daha sonra da, kazadan yaralı kurtulan Seyit Kartal’a söz verildi. Yaklaşık 10-15 kişi otoyolu kapatmak için araçları “Dur” işaret yaptıklarını, bu sırada en sağ şeritten beyaz bir aracın çıkıp sol şeride geçtiğini ve üzerlerine yöneldiğini anlattı. Kartal, “Biz bir metre kadar geri çekildik. Arkamın dönük olduğu bir anda kaza gerçekleşti. Üzerimden büyük bir yük geçtiğini hissettim. Ayvalıtaş sağ tarafımdaydı. O da benim gibi araçları durdurmaya çalışıyordu” dedi. Yargılama sonunda mahkeme, salona silahlarıyla ilgili işlem yapan polislerin savcılığa bildirilmesine hükmederken, sanıkların tutuklanması talebini reddetti. Duruşma 5 Şubat 2014’e bırakıldı. Bu arada duruşmayı CHP Milletvekili Hüseyin Aygün ve Mahmut Tanal ile Eskişehir’de dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın anne ve babası da izledi.