Azap Gölü davetsiz misafiri 'Güneş' yüzünden azapta!

Ege'nin önemli sulak alanlarından Azap Gölü için sonun başlangıcı, 'balıklandırma' projesi oldu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerinin suya bıraktığı balıkların arasına 'karışan' egzotik bir tür, göldeki diğer balıkları öldürdü.

İSTANBUL - Ege'nin önemli sulak alanlarından Azap Gölü için sonun başlangıcı, 'balıklandırma' projesi oldu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerinin suya bıraktığı balıkların arasına 'karışan' egzotik bir tür, göldeki diğer balıkları öldürdü. Güneş'in hem göldeki besin zincirini bozduğu hem de diğer küçük balıklar ve larvaları yiyerek, doğal balıkların sonunu getirdiği ortaya çıktı.
Sulak alanlar tehlikede
Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği'nin (EKODOSD) isteği üzerine Söke'deki Azap Gölü'nde inceleme yapan uzmanlar, Türkiye'deki sulak alanların uluslararası düzeyde önem taşıdığını ancak, buraların büyük tehlike altında olduğunu vurguladı. Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi uzmanları, Azap Gölü'ndeki incelemenin ardından kapsamlı bir rapor hazırladı. Dekan Prof. Dr. Öznur Diler imzalı rapora göre göl için en büyük tehlikelerden biri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın balıklandırma projesi doğrultusunda yanlışlıkla diğer balıklarla göle getirilen 'Güneş' balığı. Dekan Prof. Dr. Öznur Diler, renkleri dışında hiçbir özellikleri olmayan bu balıkların hızla çoğalıp diğer balıkları yok ettiğini söyledi:
"Türkiye orijinli olmayan egzotik balık türleri nedeniyle göldeki besin zinciri bozuluyor. Bu balık yüzünden doğal balıklar hızla ortadan kalkıyor. Çünkü hem larvaları ve küçük balıkları yiyorlar hem de göldeki besin zincirini bozuyorlar. Bu etkiler tahmin edilenler, tahmin edemediğimiz çok fazla biyolojik etkisi de var."
Avustralya'nın kurbağaları gibi
Türkiye'nin gölleri 'kurutan' egzotik balıkları, Avustralya'daki zehirli bir kurbağa türünün işgalini akla getirdi. Bilimsel adı 'Bufo marinus' olan kara kurbağası türü daha uzun bacaklı ve hızlı bir tür olmaya doğru evrilerek tüm kıtayı sarıyor. Bu kurbağalar, 70 yıl önce, şeker mahsullerine zarar veren 'sopa böceği'ni yok etmek için Güney Amerika'dan kıtaya getirilmişti. Ancak kurbağalar hızla üreyerek ve çok daha hızlı hareket etme özelliğini kazanarak birçok farklı hayvana zarar verir hale geldi. Bufo marinus'lar yılanları, kertenkeleleri, su kuşlarını, hatta timsah ve dingoları bile öldürüyor. Kurbağalar rahatsız edildiklerinde başlarının arkasında gizlenen iki kesecikten öldürücü zehirlerini boşaltıyorlar.
Ağırlığı 2 kiloyu bulan 'futbol topu' büyüklüğündeki kurbağalar, kıtada 1 milyon kilometrekarelik bir alana yayılmış durumda. Bilim adamları, birçok kurbağa örneği yakalayarak boylarını ölçtü ve hareketlerini saptamak için bellerine 5-6 gramlık radyo vericileri yerleştirdi. Bu araştırmalara göre dev kurbağalar 70 yıl önce kıtaya geldikleri zamana göre, beş kat hızlı hareket ediyorlar.