Azerbaycan'da bir ifade özgürlüğü mücadelesi

Azerbaycan'da bir ifade özgürlüğü mücadelesi
Azerbaycan'da bir ifade özgürlüğü mücadelesi
"Ermeniler düşmanım değil" diyen ve Azerbaycan'da baskı altında yaşayan yazar Akram Aylıslı, Türkiyeli Ermeni gazeteci Aris Nalcı'ya konuştu. Aylıslı, "Beni en iyi siz anlarsınız, beraber yaşama mahkûmuz" dedi.
Haber: ARİS NALCI / Arşivi

Telefonun bir ucunda ben: Türkiyeli bir Ermeni. Diğer ucunda bir Azeri: Akram Aylıslı. Daha Türkiye ’de bile haber sitelerinde ve gazetelerde ismini doğru yazılamayan bir yazar. Oysa ki kendisi 1960’lardan bu yana muhalif bir edebiyatçı ve bir dönem de milletvekili olarak Azerbaycan toplumuna önemli katkılar sunmuş biri. “Ermeniler benim düşmanım değil” sözleriyle gündeme oturan 75 yaşındaki eski muhalefet partisi milletvekili Aylıslı bu çıkışıyla Azerbaycan’da ifade özgürlüğünün simgesi haline geldi. Türkiye’de ifade özgürlüğü sorunlarından belki de en çok zarar gören kesimlerden biri olan Ermeni toplumunun bir üyesi olarak ben de kendisini arayarak fikri desteğimi iletmek istedim. Aylıslı, Türkiye’yi çok sevdiğini ve biz Türkiyeli Ermenilerin kendisinin şu anda içinde bulunduğu durumu en iyi anlayacak kişiler olduğunu söyleyerek başladı benimle konuşmaya.

Tepki halktan değil
Rusça yayımlanan ‘Halkların Kardeşliği’ edebiyat dergisinde henüz Azericede bile yayımlanmamış olan eseri ‘Taşlı Rüyalar’dan bir bölümünün yayımlanmasıyla başlayan bir nefret kampanyası sürdürülüyor Bakü’de şu anda. “Burada bana bir cehennem hayatı yaratıyorlar. Tepki halktan gelmiyor. Ben bu halkı iyi tanıyorum. Burada doğdum ve büyüdüm. Bilirim bu insanları. Hâkimlerden geliyor bu tepki. Sanata siyaset katmak istiyorlar” diyor Aylıslı. Hâkim derken de şu anda Azerbaycan politikasındaki egemen kesimden yani siyasetçi ve politikacılardan bahsediyor. Azerbaycan’da devlet düzeyinde başlayan histeri sonucu Azerbaycan Meclisi yazarı ‘Ermeni yanlısı’ olarak suçlandı, halk düşmanı olarak ilan edildi ve ‘Halk yazarı’ unvanı ve devlet ödüllerinden mahrum bırakldı, olanlar da geri alındı.

Kardeşliği anlatıyorum
Aylıslı bu kadar büyük tepki yaratan olayla ilgili Azerbaycan medyasında da sürekli bir karalama kampanyası yürütüldüğünü söylüyor: “Her gün akla hayale gelmeyecek baskılarla karşılaşıyorum. Çocuklarıma saldırıyorlar. Onların çalışmasını engelliyorlar. Siyaset bir şekilde belli bir bölümü tahrik etmeye çalışıyor.”
Eserinde Ermeni ve Azeri kardeşliğini anlatan Aylıslı, 1960’tan bu yana yazılarını yayımlayan ‘Halkların Kardeşliği’ edebiyat dergisindeki hikâyesi için şöyle diyor:
“Bugüne kadar Rus edebiyatından birçok tercüme yaptım, eserlerim de birçok dile çevrildi. Bugüne kadar böyle bir şey görmedim. Rusya’nın eski dönemlerinde iki halk bir arada yaşıyordu. Sonra Karabağ savaşında karşılıklı göç başladı. O dönemde Ermenistan’da yaşayan Azeriler buraya ihtisas yapmaya gelir, buradaki Ermeniler de oraya ihtisasa giderlerdi. İşte benim hikâyemde de bunlar var. Çok ünlü Azeri bir sanatçı o karşılıklı göç döneminde Ermeni birine yardım ediyor. Hikâyede bir hasta var o da komada ve komada hayal ediyor eski günleri. Rusya’nın eski zamanında köyünde nasıl yaşadıklarını, huzuru... İşte insanları rahatsız eden bu.”
Aylıslı, telefonun bu ucundaki bana “Beni en iyi siz anlarsınız. Biz bir yerde yaşamaya mahkûmuz. Biz birlikte yaşamalıyız” diyor ve telefonu kapatmadan ekliyor: “Dağlık Karabağ savaşından hemen sonra da söyledim bunları. Dağlık Karabağ’dan buraya gelen ve Azerbaycan’da yaşayan Ermeniler bizim vatandaşlarımız, Azerbaycan vatandaşı. Ermeniler hakkında burada ‘Medeniyetleri yok, tarihleri yok’ diye konuşuyor, bunlar doğru tartışmalar değil...”

Havaya ihtiyacım var
Aylıslı baskılar karşısında ne yapacağını sorduğumda “Dünyanın bütün diplomatik kanallarına ve sivil toplum örgütlerine sesleniyorum. Alın eserimi okuyun. Göreceksiniz. Esere karşı kampanya var. Beni topa tutsalar da buradan gitmem. Burada her şey olabilir. Güvenliğimiz yok. Bir insanın yaşamak için havaya ihtiyacı var. Onu keserlerse gitmek zorunda kalırım. Yaşayamam. Çok üzgünüm.”

 

DNA testi bile istendi


Akram Aylıslı dünya halklarının birlikteliğini savunan özgürlükçü bir yazar. Azerbaycan’ın önde gelen edebiyatçıları arasında yer alan Aylıslı’nın ‘Stone Dreams’ (Taştan Hayaller) isimli uzun öyküsü aralık ayının ortalarında Rus edebiyat dergisi Druzhba Narodov’da (Halkların Kardeşliği) yayımlandı. Eser, Ermeni komşularını etnik şiddetten korumak isteyen iki Azeri erkeğin hikâyesini anlatıyordu. Ulusal medyada öyküyle ilgili çıkan haberler Azerbaycan’da tepkiyle karşılandı. Yazarın Bakü’deki evinin önünde toplanan kalabalık, onu ‘hainlikle’ suçladı. Hatta Azeri meclisinde yapılan bir oturumda yazara DNA testi yapılması ve vatandaşlıktan çıkarılması bile gündeme geldi. 75 yaşındaki Aylıslı, Rusya’da M. Gorki adına yapılan Edebiyat Enstitüsü nesir bölümünü bitirdi. Öykü ve hikâyeleri Azerbaycan nesrinin önemli örneklerinden sayılıyor.

Unvanı alındı

Aylıslı’ya verilen ‘Halk Yazarı’ unvanı ‘Azerbaycan tarihine yönelik gerçekleri çarpıttığı, Azerbaycanlıları anti-hümanist gösterdiği, Yukarı Karabağ sorununun mahiyetini sahteleştirdiği, yurtlarını terk etmek durumunda kalan bir milyondan fazla insanın onuruna hakaret ettiği’ gerekçesiyle geri alındı. Ülkede ilk kez bir yazardan fahri ad geri alındı. Aylıslı’ya ödenen cumhurbaşkanlığı özel maaşı da kesildi.