'B.Ç'yi tekrar tekrar sorgulamak ruh sağlığını bozar'

İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu üyeliğinden istifa eden çocuk psikiyatristi Doç.Dr. Ayten Erdoğan, Vakit Gazetesi yazarı 76 yaşındaki Hüseyin Üzmez'in "cinsel istismarına" maruz kaldığı öne sürülen 14 yaşındaki B.Ç.'nin yeniden Adli Tıp Kurumu'nda testlerden geçirilecek olmasıyla ilgili olarak, çocuk tacizi olaylarında mağdurun bir kez sorgulanması gerektiğini, tekrar tekrar sorgulanmasının ruh sağlığını bozacağını söyledi



İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu çocuk psikiyatristi üyeliğinden, B.Ç.'ye "Ruh sağlığı bozulmamıştır" yönünde rapor verileceğini gerekçe göstererek istifa ettikten sonra Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilimdalı'nda hem öğrencilerine yönelik eğitim faaliyetlerini, hem de Batı Karadeniz Bölgesi'nden gelen çocuk vakalarına yönelik çalışmalarını sürdüren öğretim üyesi Doç.Dr. Ayten Erdoğan, DHA'nın sorularını cevaplandırdı. B.Ç.'nin Haziran ayı başında yeniden Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu karşısında bir dizi testlerden geçirilecek olmasını değerlendiren Doç.Dr. Erdoğan, 6. İhtisas Kurulu'ndaki görevine başladığında B.Ç.'nin dosyasını ayrıntılı olarak incelediğini, dosyada her türlü bilgi ve belgenin mevcut olduğunu söyledi. Uludağ Üniversitesi Çocuk Psikiyatri Kliniği'nin 5 sayfalık testleri de içeren raporu, bütün muayenelerinin sonuçları ve çocuğun cinsel istismarı anlattığı kayıtlar ile kaldığı yurtta sosyal hizmet uzmanlarının çocuk hakkındaki değerlendirme raporlarının dosyada bulunduğunu belirten Doç.Dr. Erdoğan, "Aslında hakim ve hekimlerin, sadece Uludağ Üniversitesi'nin kayıtlarını değerlendirmelerinin yeterli olacağına inanıyorum. Çocuğun, benim tarafımdan bile tekrar muayene edilmesine gerek olmadığını düşünüyorum" dedi.

Çocuk tacizi olaylarında mağdurun bir kez sorgulanması gerektiğini savunan Doç.Dr. Erdoğan, "Tekrar tekrar sorgulama yapmamak gerek. Yapılırsa çocuk travmatize olur, ruh sağlığı bozulmamışsa bile bozulabilir" dedi.

NE KAHRAMAN, NE DE HEDEF OLMAK İSTİYORUM

İstifasının ardından hem kahraman ilan edildiğini, hem de hedef haline geldiğini, aslında bunun çok acı bir durum olduğunu anlatan Doç.Dr. Erdoğan, "Ben ne kahraman, ne de hedef olmak istiyorum. Sıradan bir şekilde işimi yapmak istiyorum. Ben dünyanın herhangi bir yerinden getirilerek Adli Tıp Kurumu'nda görevlendirilecek bir çocuk psikiyatristinin de yapabileceği bir şeyi yaptım. Sadece görevimi yaptım" diye konuştu.

24 SAAT KORUNUYORUM

Tehditler aldığını, Mayıs ayı başında mail yolu ile gelen bir tehdit üzerine 4 Mayıs'ta Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak koruma talebinde bulunduğunu kaydeden Doç.Dr. Erdoğan, polis tarafından 24 saat korunduğunu söyledi.

TEHDİTLERDEN YILMAYACAĞIM

Cinsel istismara uğrayan çocukların adli süreçte yaşadıkları zorlukları aşabilmek, suçluların cezalandırılmasıyla ilgili eksikliklerin düzeltilebilmesi için her platformda yer alacağını, tehditlerden yılmayacağını vurgulayan Doç.Dr. Erdoğan, bu amaçla Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği ile bir proje geliştirdiklerini söyledi. Proje kapsamında Türkiye'de cinsel istismara uğrayan bütün çocukların başvurabilecekleri, bunu haber verebilecekleri, "www.benikoruyun.com" ve "www.cocukistismarinionleme.org" adıyla iki web sitesi kurduklarını, telefon hattı için de çalışmaların sürdüğünü anlatan Doç.Dr. Erdoğan, şöyle dedi:

"Grupta çocuk doktorları, çocuk psikiyatristleri, hukukçular var. Ayrıca çocuk polisiyle de işbirliği yapmayı düşünüyoruz. Görüşmelerimizi yaptık. Tüm Türkiye'deki anne babalardan gelen, ya da çocukların kendilerinden gelen vakaları değerlendirip, bunların nerelerde sorun yaşadığını, sorun yaşayanların neden yaşadığını tespit edip, onlara hukuksal veya bulundukları yörelerde çocuk polisiyle ve kendileriyle ilgilenecek birimlerle işbirliğini kapsayan bir proje olacak. Ayrıca çocuk istismarını yapan kişilerin cezalandırılması ve gereken doğru cezayı almasıyla ilgili düzenlemeler yapılmasına katkıda bulunmak istiyoruz"

BÜTÜN BAŞVURULARI KENDİSİ İNCELEYECEK

Birebir projenin yürütücüsü olacağını, başlangıçta bütün başvuruları kendisinin inceleyeceğini kaydeden Doç.Dr. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ama bu proje daha sonra çok büyüyecek. Şimdi bile aldığım maillere, telefonlara yetişemez oldum. Daha sonra bunu daha organize bir şekilde büro tutarak, telefonlar, bilgisayarlar, asistanlar, sekreterler ve hukukçular eşliğinde sürdürmek istiyoruz. Ama sadece benimle olacak bir şey değil. Özellikle hukukçuların çok desteği gerekiyor. Örneğin gelen sorularda hep hukukçulara danışılması gereken yönler var. Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği'nde zaten iki tane yönetim kurulu üyesi hukukçu. Onların çok desteği olacak. Ama eğer çok büyürse, sadece bu işe bakan bir hukukçu olması gerekecek. Biz bunu bir sivil toplum hareketi olarak sürdürmek istiyoruz. Bu konuda bize sponsor olabilecek, örneğin telefon, bilgisayar sağlanması konusunda yardımcı olabilecek her türlü desteğe ihtiyacımız var"

ÇOCUK İSTİSMARINI AZALTABİLİRİZ

Türkiye'de istismarı ifade edemeyen, anlatamayan, bildiremeyen bir çok çocuk olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Erdoğan, onları cesaretlendiren işler yapmak istediklerini, "dokunmaya dur", "istismara son", "istismar varsa açıkla" gibi sloganlarla bir şekilde toplumda bunu çocuklara duyurmak istediklerini söyledi. İstismarın yıllarca sürmesi ve çocuğun bunu kimseye söylememiş olmasının Adli Tıp Kurumu'nda en çok karşılaştığı konu olduğunu kaydeden Doç.Dr. Erdoğan, "Burada çocuğun istismarı söylemesi konusunda farkındalık geliştirmek istiyoruz. Ayrıca bazı çocuklarda yaşadığımız başka bir sorun vardı. Anneye babaya söylüyorlardı, onlar ilgilenmiyordu. Anne baba, istismarla ilgili bir şey yapmıyor. Eğer anne baba ilgilenmiyorsa, onların yanında olunduğu, onlara destek verileceği bir şekilde çocuklara bildirilirse, en azından istismarı Türkiye'de azaltabilir, belki de yok edebiliriz" diye konuştu.