Babanın çaresizliği

Ölüm orucu eylemleri 194'üncü güne ulaşırken, aileler her an bir acı haber alma endişesi içinde.
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - Ölüm orucu eylemleri 194'üncü güne ulaşırken, aileler her an bir acı haber alma endişesi içinde. Ölüm orucundaki iki kızından birini kaybeden, diğer kızı ağır durumda olan Ahmet Kulaksız ile anne Naime Kara bu endişeli bekleyiş içinde olanlardan yalnızca ikisi.
İki kızı da ölüme yatan Ahmet Kulaksız, 19 yaşındaki kızı Canan'ı iki hafta önce kaybetti. Şimdi ölüme çok yaklaşan diğer kızı 22 yaşındaki Zehra için kaygılanıyor. Küçükarmutlu'daki evde eylemi sürdüren Zehra'yı da çözüm bulunmaması halinde kaybedeceğini söyleyen Kulaksız, konuşmakta güçlük çekiyor. "Bu kızımı da kaybetmek istemiyorum. Biraz sonra neler olacak bilemiyorum. Zaman aleyhimize işliyor ve hiçbir şey yapamıyorum. Devlet bu çocuklarla konuşmaya dahi yanaşmıyor" diyor.
'Bırak diyemiyorum'
Ölüm orucunun 162'nci gününe giren kızı Zehra'yı 'kaybetmek üzere' olduğunu bilen ancak elinden bir çözüm gelmeyen Kulaksız, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ü "Yapması gereken tek şey, görevinin gereklerini yerine getirmek. Diyalog çağrısına yanıt verilsin, bu çocuklar artık ölmesin" diye eleştiriyor.
Naime Kara da, Kandıra F Tipi Cezaevi'nde ölüm orucunun 182'nci gününde bulunan 22 yaşındaki oğlu Fikret Kara için endişeli. Oğlunu en son bir hafta önce gördüğünü belirten anne Kara, "Artık kimse ölmesin. Bakan 'Yapabileceğimiz her şeyi yaptık' diyor. Neden gidip cezaevinde ölmek üzere olan çocuklarımızla konuşulmuyor?" diyor.
Oğlunun tek başına hücrede kaldığın belirten Kara, "Ona eylemi bırak bile diyemiyorum. Çünkü 'Sen bana onursuz yaşa, her gün öl diyorsun' diye tepki gösteriyor. Zaten şimdi ölmese bile, o hücrede kaldığı sürece acı çekerek ölecek" diyor.


    ETİKETLER:

    İstanbul