Bacca cinayetinin zanlısı ifade değiştirdi

Bacca cinayetinin zanlısı ifade değiştirdi
Bacca cinayetinin zanlısı ifade değiştirdi

Pippa Bacca?nın ablası, ?Bu suçlar için örnek olacak ceza verilsin? dedi.

Daha önce suçunu itiraf eden Bacca'nın cinayet zanlısı Karataş ifade değiştirdi, cinayeti kendisinin değil silahlı üç kişinin işlediğini iddia etti

 

Ergün AYAZ

KOCAELİ - Gebze İlçesi’nde geçen yıl tecavüz edilip öldürüldükten sonra cesedi Tavşanlı Beldesi’nde çalılıklara atılan İtalyan performans sanatçısı Pippa Bacca’nın katil zanlısı Murat Karataş bugünkü duruşmada ifade değiştirdi. Daha önceki ifadelerinde Pippa Bacca’yı nasıl öldürdüğünü ayrıntılarıyla anlatan Karataş, bugünkü ifadesinde kendilerini beyaz renkli bir minibüsün takip ettiğini ve Gebze-İzmit arasındaki tünelde önlerinin kesildiğini, Bacca’yı bu kişilerin tecavüz edip öldürdüğünü iddia etti.

Duruşmaya katılan Pippa Bacca’nın ablası Antonia Giusepinna Beatrice Pasgualina Di Morineo, Türk halkına kırgın olmadıklarını, ancak aklının köşesinden bu tür suçlar için en küçük düşünce geçirenlere örnek teşkil edecek bir karar çıkmasını beklediğini söyledi.

İtalyan ailenin avukatı olan Mehmet Eke’nin dün yaptığı açıklamada, Pippa Bacca’ya arabasına bindiği Murat Karataş’ın yanı sıra ikinci bir kişinin daha tecavüz ettiğinin DNA tesbitiyle anlaşıldığını, üçünkü kişinin de olabileceğini söylemesi üzerine ayrı bir seyir kazanan davaya bugün Kocaeli 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.

Duruşmaya Pippa Bacca’nın ablası Antonia Giusepinna Beatrice Pasgualina Di Morineo de katıldı. Duruşma öncesi, yeminli tercüman Fuat Serdaroğlu aracılığıyla soruları cevaplandırdı. Çantasında, İtalyanca ‘Pippa’yı çok seviyoruz. Nedenini bana sorun. Çünkü hala kalbimizde yaşıyor’ yazısı bulunan Antonia Giusepinna Beatrice Pasgualina Di Morineo, dava ile ilgili olarak ikinci kez Türkiye’ye geldiğini hatırlatarak gazetecilerin sordukları soruları şöyle cevaplandırdı:

-TÜRK HALKINA KIRGINLIĞIMIZ YOK-

“Birden fazla kişinin tecavüz etmiş olabileceğini biz de düşünmüştük. Adli Tıp Kurumu’nun raporu ile ilgili bilgileri biz de öğrendik. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Malesef olmaması gereken bir şey oldu. Yola çıkarken hiç bir endişemiz yoktu. Ben de otostop yaptım. Hiç olumsuz bir şey düşünmüyorduk. Türkiye’ye karşı kırgınlığımız da olmadı. Türk polisinin de çok iyi ve etkin çalıştığını gördük. Türk halkına karşı kesinlikle kırgınlığımız yok. Çünkü halk bize çok iyi davrandı. Adaletin çok iyi işleyeceğini umut ediyoruz. Ama aklının köşesinden bu tür suçlar için en küçük düşünce geçenlere örnek teşkil edecek bir karar çıkmasını umut ediyorum.”

SERGİ VE YARIM KALAN YÜRÜYÜŞ

Antonia Giusepinna Beatrice Pasgualina Di Morineo, ayrıca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Verona’da bir sergi açılacağını, burada Pippa Bacca’nın yürüyüş sırasında çekilmiş fotoğrafları ile iki gelinliğin yeralacağını da söyledi. Di Morineo ayrıca, Bacca’nın Milano’dan birlikte yola çıktığı ve İstanbul’da ayrıldıkları arkadaşı Silvia Moro ile birlikte onun yarım bıraktığı barış yürüyüşünü, bıraktığı yerden yeniden başlatmayı düşündüklerini de söyledi.

Gelinlik giyen Pippa Bacca, sanatçı arkadaşı Silvia Moro ile birlikte ‘Barış gelini’ adıyla Tel Aviv'de son bulacak barış gezisi sırasında 31 Mart 2008'de öldürülmüştü.

SANIK SIKI GÜVENLİK ALTINDA GETİRİLDİ

İzmit Adliyesi’nde 1'inci Ağır Ceza Mehkemesi’ndeki duruşmaya Sakarya’nın Ferizli İlçesi’ndeki L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Murat Karataş sıkı güvenlik önlemleri arasında getirildi. Duruşmada ayrıca Pippa Bacca’nın ablası Antonia Giusepinna Beatrice Pasgualina Di Morineo da müdahil olarak hazır bulundu.

Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Fazlı Akyol başkanlığındaki duruşmada kimlik tesbitinin ardından hakim, Adli Tıp Kurumu’nun verdiği raporda tecavüzü birden fazla kişinin gerçekleştirildiğinin belirtildiğini söyleyerek Murat Karataş’a bunu sordu. Murat Karataş bu soru üzerine de daha önce verdiği tüm ifadeleri bir anda değiştirerek, sık sık İtalyan ailenin avukatı Mehmet Eke’nin sözlerini de keserek şunları söyledi:

İFADE DEĞİŞTİ

“Benim bu olayla hiç bir ilgim yok. Irzına geçmedim. Kendisini öldürmedim. Petrol istasyonunun önünde bana ‘Ankara’ yazılı kağıt gösterdi. Ben de ‘okey’ dedim. Sanki birşeyden kaçıyor gibi bir hali vardı. Çantasını arka koltuğa koydu. İzmit’te ikinci tünele yaklaşırken beyaz bir minibüs arkamdan selektör yapıp beni sıkıştırdı. İkinci tünelde önümde durdu. Üç kişi minibüsten indi. Ellerinde silah vardı. Yüzlerini karanlıkta göremedim. Gözümü açtığımda ben çimenlerin üzerinde yatıyordum. O da çıplak vaziyette arka koltukta yatıyordu. Her yeri kan içindeydi. Üzerime kalacak diye korktum. Çalılıkların arasına bıraktım. Arabayı temizlettim. Kamera ve fotoğraf makinasını torpidoya koydum. Arabada bulduğum eşyaları atacaktım. Ama Çerkezköy’de yakalandım. Ben zaten daha önce de suçu kabul etmemiştim. Bunları anlatmıştım. Ancak kabul etmediler. Adli Tıp’tan gelecek raporu bekledim. Rapor geldiği için bütün gerçekleri tekrar anlatıyorum.”

İNANDIRICI BULUNMADI

Bu sözler duruşma salonunda şoke etkisi yaratırken, Pippa Bacca’nın ablası Antonia Giusepinna Beatrice Pasgualina Di Morineo ise tercüman aracılığıyla sanığa en ağır cezası verilmesini istedi.

Di Morineo, Pippa Bacca ortadan kaybolduktan sonra bulunana kadar Türkiye’de kaldığını belirtirken, cesedi ilk gördüğü anı da unutamadığını söyledi. Abla Di Morineo, “Cesedi gördüğümde gözlerinde korku ve belirgin şaşkınlık ifadesini hissettim. Polisle görüştüğümde bana kızkardeşimin vahim ve elim bir olaya maruz kaldığını, yardım için bindiği araçta bu hale getirildiğini öğrendim. Kendisi sadece öldürülmemiş, tecavüze uğramış eşyaları çalınmış cesedi saklanmak istenmiş olduğunu polisler söyledi. Kendisinden şikayetçiyim. Cezalandırılmasını istedim. Hakkında bu şekil düşüncesi olan kişilere örnek teşkil edecek en ağır cezayı almasını istiyorum” dedi.

Duruşma bazı tanıkların dinlenmesi ve TEM Otoyolu’ndaki kamera kayıtlarının incelenmesi amacıyla 26 Mart 2009 tarihine ertelendi.

Duruşma sonunda açıklama yapan Pippa Bacca’nın ablası Di Morineo, Murat Karataş’ın ifadesinin değiştirmesinin temelden yoksun olduğunu belirterek, “Gerçek ilk başta verdiği ifadede saklıdır” dedi. Avukat Mehmet Eke de sanığın senaryo yazdığını belirterek, “Herkes senaryo yazma hakkına sahiptir. Önemli olan bu senaryonun gerçek olup olmadığı ve inandırıcılığının olup olmadığıdır” demekle yetindi. (dha)