@ismailsaymaz

Bagaj işkencesi ifadesi: 10 polis birden vurdu!

Bagaj işkencesi ifadesi: 10 polis birden vurdu!
Bagaj işkencesi ifadesi: 10 polis birden vurdu!
Gezi eylemlerinde yaşamını yitiren Ali İsmail Korkmaz'ın  katili polisin bagajda işkence davasında verdiği ve üç amirini suçladığı ifade mağdur Tevfik Caner Ertay'ın anlatımıyla örtüşüyor.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Eskişehir’deki Gezi Parkı gösterilerine katılan üniversiteli Tevfik Caner Ertay'ın, dönemin İl Emniyet Müdür Yardımcısı ve iki şube müdürünün de aralarında bulunduğu polisler tarafından dövülmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı tarafından idari soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında polis müfettişi tarafından alınan Ertay, saklandığı inşaatta tekme, cop ve sopalarla bir grup polis tarafından dövüldüğünü, sonra aracın bagajına kitlendiğini, ardından da müdür olduğunu tahmin ettiği kişilerce kendisine vurulduğunu anlattı. Ertal’ın bu anlatımı, Ali İsmail Korkmaz’a tekme atarak ölümüne yol açan polis Mevlüt Saldoğan’ın anlatımıyla örtüştü. Zira Saldoğan, Ertay’a kendisinin değil, üç polis müdürünün vurmaya çalıştığını söylemişti.




İçişleri Bakanlığı’nca başlatılan idari soruşturma kapsamında 5 Mart’ta İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne çağrılan Tevfik Caner’in ifadesi Polis Müfettişi Ziya Acar tarafından alındı. Ertay, Eskişehir’deki Gezi Parkı gösterileri kapsamında 10 bin kişilik grupla AKP il örgütünün bulunduğu Yunus Emre Caddesi’ne yürüdüklerini anlattı. Müdahale üzerine eski otogar diye bilinen mevkide bir otoparkın avlusuna girdiğini anlatan Ertay, “TOMA ile hareket eden 10-20 kişilik Çevik Kuvvet grubu beni gördü ve koşup yanıma gelerek, coplarla ve tekmelerle beni darp etti. Yere kapandığım için beni kaç kişinin darp ettiğini bilmiyorum. Gözaltına almalarını bekliyordum. Ama beni dövüp gittiler” dedi.

Ali İsmail'i öldüren polis amirlerini ele verdi


‘ON POLİS BİRDEN VURDU’

Dayaktan sonra sol ayağının sakatlandığını ve yürüyemediğini anlatan Ertay, tek giriş çıkış noktasında polisler bulunduğu için üst kata çıktığını söyledi. Burada saklanıp yardım için arkadaşını aradığını kaydeden Ertay, “Bana yardım edemeyeceklerini, etrafta çok polis olduğunu söylediler. Bu şekilde yarım saat geçti. Bu arada yüzümde kan olduğunu fark ettim. Cebimdeki kağıt mendillerle sildim” dedi. Bir süre sonra telsiz, cam kırığı ve ayak sesi duyduğunu anlatan Ertay, “Polislerin bana yaklaştığını fark ettim. Ellerinde fener vardı. Birisi feneri yüzüme tuttu ve ‘Aha bulduk’ diye seslendiler” diye konuştu. Bu üç polisin eşkalini tarif eden Ertay, şöyle devam etti:

“Birinci görevli bana iki tokat attı. Ayağa kalkmamı ve kimliğimi çıkarmamı söyledi. Kimliğimi verdim. O sırada ikinci görevli, ‘O muymuş?’ dedi. Birinci görevli de ‘O imiş, bulduk’ dedi. Birinci görevli bana tekme atarak, ‘Sana göstereceğiz oğlum’ dedi. İkinci görevli, ‘Dur şimdi tekme atma’ dedi. Beni aşağıya, avluya indirdiler. Avluya indiğimizde, on civarında, polis olduğunu düşündüğüm şahısları gördüm. Ellerinde sopa, cop ve metal coplar vardı. Kır saçlı olanın elinde sopa vardı. Görevlileri görünce ‘Yapmayın’ dedim. Bu sırada arkamdan görmediğim birileri, sol dizimin iç tarafında ‘Filistin copu’ diye bildiğim metal coplarla iki tane vurdular. Yere yıkıldım, kafamı korumaya başladım. Belime ve sırtıma vurmaya başladılar. Kafamı korumak için yüzümü yere çevirmiştim. Tahminim, bütün polisler bana vuruyordu. Bir görevli yüzüme biber gazı sıktı. Yaklaşık 15-20 dakika darba maruz kaldım.”


AKP ÖNÜNDE DAYAK


Daha sonra bir aracın geldiğini, iki polisin kollarından tutarak, kendisini bagaja tıktıklarını, arka koltuğu geri kaydırarak, bagaj kapağıyla koltuk arasına sıkıştırdıklarını söyledi. Aracın bir süre sonra AKP il başkanlığının önünde durduğunu belirten Ertay, burada TEM Şube Müdürü Ayhan Karayel’i gördüğünü belirtti. Ertay, kendisini gören Karayel’in “İyi yapmışsınız” diyerek güldüğünü savundu. Bu sırada, elinde telsiz bulunan, polis müdürü olduğunu düşündüğü bir kişinin, “İn oğlum, birşey yapmayacağız” dediğini anlatan Ertay, şöyle devam etti: “Ben indiğimde, yüzlerini görmediğim, polis olduğunu tahmin ettiğim görevliler birden bana iki yanımdan vurdular. Daha sonra şahıslara, ayakta duran görevliler ‘Tamam’ diyerek, aracın bagajını kapattırdılar. Araçla ilerlemeye başladık. Araçtaki görevliler beni ‘Bunu ne yapalım, öldürüp nereye atalım?’ türünden cümlelerle öldürmekle tehdit ettiler.”

Eskişehir’de, Ali İsmail Korkmaz’i döverek ölümüne yol açan polis Mevlüt Saldoğan aynı gece Tevfik Caner Ertay’a  işkence ederek, aracının bagajında dolaştırdığı iddiası kapsamında ifade vermişti. Saldoğan, amirlerini suçlayarak, Ertay’ın dönemin İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Aygün, Çevik Kuvvet Şube Müdürü Halil Kısalar ve İstihbarat Şube Müdürü Mustafa Arık tarafından dövülmeye çalışıldığını anlatmıştı. Saldoğan, “Vurma girişimi sırasında ben üç müdürüme ‘Müdürüm zaten yaralı, ne uğraşıyorsunuz’ gibi bir söz de söyledim. Bu şahıs aracın arkasında kendi kendine ağlamaklı şekilde mırıldanıyordu” demişti. Üç müdür dövme iddiasını reddederken, aracı durduklarını ve bagajda tutulan Ertay’a baktıklarını kabul etti. Aygün ise Ertay’ın aracın içinde dövülmüş halde olduğunu belirtmişti.