'Bağlantı yolları değil, 3. köprü iptal edildi'

'Bağlantı yolları değil, 3. köprü iptal edildi'
'Bağlantı yolları değil, 3. köprü iptal edildi'
Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası, idari mahkemenin kararının basında çıkan haberlerin tersine sadece 'bağlantı yolları'yla ilgili değil, aynı zamanda 3'üncü köprünün kendisiyle olduğu görüşünde.

RADİKAL - Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası,  İstanbul 8’inci İdari Mahkemesi'nin yapımı neredeyse tamamlanan, 3’üncü havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu’yla birlikte şehrin kuzeyinde yeni bir ‘rant merkezi’ yaratacak 3’üncü köprü projesinin hukuksuz olduğuna hükmettiğini açıkladı.






Kuzey Ormanları Savunması’nın haberine göre Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İstanbul Şubesi yetkilileri, İstanbul 8’inci İdari Mahkemesi’nin Kuzey Marmara Otoyolu inşaatının Beykoz ve Rumelifeneri’nde’de yeralan Boğaziçi geri görünüm alanlarıyla ilgili imar planlarını iptal ettiğine dikkat çekiyor.

Mahkeme, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın plan yapma yetkisi olmadığı için imar planlarını usule aykırı olarak değerlendirdiği bölge, tam olarak 3’üncü köprünün Boğaz geçiş alanının bulunduğu bölgeye denk geliyor. Usulen hukuksuz olan imar planlarıyla, 3’üncü köprü projesi de hukuksuz bir hale geliyor.







Mimarlar Odası Avukatı Can Atalay bu duruma dikkat çekiyor.

Davanın 2009 yılından bu yana devam ettiğinin altını çizen Atalay şöyle konuştu: “Bu kararın konusu 3’üncü köprü olarak adlandırılan talan ve yıkım projesinin Avrupa Yakası Rumelifeneri Geri Görünüm ve Etkileşim Geçiş Sahası ile Anadolu Yakası Geri Görünüm ve Etkileşim Geçiş sahasıdır. Mahkeme, 3’üncü köprü inşaatının en kritik noktası olan Boğaz geçişi alanıyla ilgilidir. Diğer bir söyleyişle, kimi basının önemsizleştirmeye çalıştığı gibi ‘bağlantı yolları’yla ilgili değil; tam olarak 3. köprünün kendisiyle ilgili. An itibariyle 3. köprü inşaatının söz konusu noktalarındaki inşaatın derhal durdurulması gerekir.”

Atalay sözlerine şöyle devam etti: “Ötesi, bu iptal kararının arkasına dolaşmak için İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi gündemine yeni plan teklifleri getirilmesi de hukuken kabul edilemez nitelikte olacaktır. Altında bizim değil Kadir Topbaş’ın imzası olan 2009 onaylı İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda vurgulandığı gibi 3. köprü İstanbul için felakettir.”





'KARAR TAM OLARAK KÖPRÜNÜN KENDİSİYLE İLGİLİ'

Şehir Plancıları Odası’ndan yapılan açıklamada da, “Mahkemece verilen iptal kararı imar planlarının esası incelenmeksizin yetki açısından değerlendirilerek alınmıştır ancak planlamanın ne kadar özensiz yapıldığının da göstergesidir” denilerek mahkemenin usul yönünden verdiği kararın bir an önce uygulanması istendi.

Şehir Plancıları Odası ayrıca, “Acilen mahkeme kararı uygulanmalı ve bugüne kadar sayısını bilmediğimiz işçi cinayetine, ağaç kesimine ve usulsüzlüklere sebep olmuş inşaat durdurulmalıdır. Aksi halde doğa ve yaşamın varlığına karşı işlenen suç varlığını sürdürecek ve yenilerinin de işlenmesinin önünde de hiç bir engel olmayacaktır” uyarısında bulundu.

Hukuki süreç nasıl başlamıştı?

3. Köprü inşaatına ilişkin mahkeme kararını ortaya çıkartan hukuki süreç özetle şu aşamalardan geçti:

* Kuzey Marmara Otoyolu’nun Boğaziçi öngörünüm bölgesi içinde olan ve köprü ayakları ile devamını kapsayan kısmına ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planları İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nce onaylanarak, Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyon Kurulu’na (BİYKK) gönderildi.

* Planlar, BİYKK’nin 3 Aralık 2013 tarih ve 9 ve 10 sayılı kararıyla kabul edildi.

* Güzergâhın devamı olan ve gerigörünüm alanında bulunan bölüm için ise, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylandı. Bu uygulamaya karşı TMMOB Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası’nın ortak olarak dava açtı.

* Sürecin sonunda, 8. İdare Mahkemesi ‘Kuzey Marmara Beykoz Boğaziçi geri görünüm ve etkilenme bölgesi geçişi ile Sarıyer İlçesi Rumelifeneri Boğaziçi geri görünüm ve etkilenme bölgesi geçişlerine ilişkin 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği’nin iptaline karar verdi.

* Mahkeme kararında Boğaziçi alanında kalan bölümlerde yapılacak planların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiği belirtti. Buna bağlı olarak, mahkeme Boğaziçi gerigörünüm ve etkilenme bölgesinde plan yapma yetkisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ait olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ise bu konuda hukuki yetkisinin olmadığı yönünde karar verdi.