Bahçeli DTP'yi defterden sildi: DTP ihanet merkezi

MHP lideri Bahçeli, Erdoğan-Bush görüşmesi için "Dağ fare doğurdu" dedi, DTP'lileri vatana ihanetle suçladı

ANKARA - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın önceki gün ABD Başkanı Bush'la yaptığı görüşmeye ilişkin olarak "Erdoğan’ın Bush ile yaptığı görüşmede, dağ fare doğurmuştur, neticede Türkiye için her manada bir hüsran ve hezimet olmuştur" dedi. Bahçeli, Meclis açılışında ellerini sıkarak yumuşama sinyalleri verdiği DTP milletvekillerini ise ihanetle suçladı. Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli özetle şu mesajları verdi:

Buruk memnuniyet: Teröristler tarafından alıkonulan sekiz askerimizin vatan görevlerine geri dönüşlerinden duyduğum buruk memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Olayı daha da vahim hale getiren ise senaryoya, TBMM’nde temsil edilen bir partinin üç milletvekilinin de başrolde katılmış olmasıdır. Yol kenarına konmuş ve üzerinde PKK paçavrası ile İmralı canisinin resmi bulunan bir masada, sözde teslim belgeleri imzalanmaya yeltenen bu güruhun maksadı tam bir ihanet örneğidir.

Erdoğan aradığnı bulamadı: Başbakan’ın, teröre müdahale için bir milat ilan ettiği toplantı nihayet dün gerçekleşmiştir. Ancak görülmektedir ki, Türkiye’nin milli güvenliği konusunda atması gereken adımlar için Bush’un onayını almak amacıyla Washington’a giden Başbakan, aradığını bulamamış, içi boş güvenceler ve etkisiz bazı adımlar atılacağı vaatleriyle geri dönmek zorunda kalmıştır. ABD’nin Türkiye’ye böyle bir muameleyi reva görmesinden ve Başbakan’ın Türk milletini böyle bir duruma düşürmesinden büyük bir esef ve infial duyuyorum. Bu görüşme müttefikimiz ABD için Kuzey Irak’taki bir avuç Peşmergenin istikrarının, Türkiye’nin güvenliğinden ve toprak bütünlüğünden daha önemli ve öncelikli olduğunu göstermiştir. Türkiye’nin beka sorunu, ABD’nin bölgedeki küçük hesaplarına feda edilmiş, başkan Bush Türkiye’yi yaralama pahasına teröristleri himaye eden Barzani’yi koruma yolunu seçmiştir.

Dağ fare doğurdu: İki lider havanda su dövmüş ve bazı tali konularda ortak hareket görüntüsü vermek için özel çaba sarfetmiştir. Türkiye için bıçağın kemiğe dayandığı ve sözün bittiği yerde iki lider; sınırlı bir mutabakata varmışlardır. İki müttefik ülke arasında esasen yapılması gereken istihbarat değişimi ve ipe un sermek amacıyla yeni bir mekanizma kurulmasıyla yetinmiştir. Bütün bunlar içi boş temenniler ve soyut niyet beyanları olmaktan öte bir anlam ifade etmemektedir. Daha önce denenmiş ve başarısız olduğu kısa zamanda anlaşılmış mekanizmalara Terörle Mücadele Ortak Platformu adı altında bir yenisinin daha eklenmesi, Başbakan Erdoğan’ın, terörle mücadele anlayışının ibret verici bir göstergesi olmuştur. Başbakan Erdoğan’ın Bush’la yaptığı görüşmede dağ fare doğurmuş, netice Türkiye için her manada bir hüsran ve hezimet olmuştur.

'Münferit tepki' uyarısı: Tezkere kararının üzerinden ise tam 19 gün geçmiştir. Aradan geçen bu sürede, hükümetin teröre karşı acil tedbirler alması ve müdahalede bulunması için isteksizlik gösterdiğine yönelik olumsuz kanaatler kamuoyuna yerleşmeye başlamıştır. Bu, milletimizin, hükümetine ve devletine olan güvenini sarsacak ve toplumu kontrol dışı ve münferiden tepki vermesine yöneltecek tehlikeli bir sürecin önümüzde bulunduğunu göstermektedir. Ortaya çıkan bu tehlikenin kaynağı, konuya hazırlıksız yakalanan hükümetin ihmallerinde aranmalıdır.

Kış bekleniyor: Hükümetin tezkere ile kendisine verilen yetki çerçevesinde, terörle mücadele ve sınır ötesi operasyon için artık mazereti ve bahanesi kalmamıştır. Yalnız başımıza bile olsa sınır ötesi operasyon ve caydırıcı tedbirler için harekete geçilmelidir. Huzurunuzda bu vesile ile bir kez daha Milliyetçi Hareketin kararlılığını vurgulamak istiyorum. Son sözümüz şudur: Verilecek toprağımız, çizilecek sınırımız, kaybedilecek insanımız ve terk edilecek ilimiz yoktur.

DTP ihanet merkezi: Adı siyasi parti olan bir ihanet merkezinin Diyarbakır’daki toplantısında, İmralı canisi övgülerle kutsanmış, özerk bir başkent talebi ile hıyanet, milli tarihimizde görülmemiş boyutlara ulaşmıştır. Federasyon çağrılarının ve özerklik beyanlarının açıkça yapıldığı bu ortamda ihanet merkezleri, kendilerince yörelere ayırdıkları ülkemizde, ayrı bayrak, renk ve marş önerebilecek kadar zıvanadan çıkmışlardır. Milli devlet, üniter yapı ve milli kimliği parçalamaya yönelik bu hain projenin, AKP’nin Anayasa tartışmalarını başlatmış olduğu bir döneme rastlamış olması ayrıca dikkat çekicidir. (Radikal)