Bakan Atalay: Çözüm demokratikleşmede herkesin katılımını bekliyoruz

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "demokratik açılım" olarak adlandırılan çalışmaların henüz bir sonuca ulaşmadığını, bu konuda bir karar alınmadığını bakanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmaların içeriğine ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığını ifade ederek, "Bu nedenle bakanlığımız kaynak gösterilerek yapılan haber ve yorumların gerçeği yansıtmadığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Zaten öze ilişkin açıklamalar yapmak konusunda daha çok erken" dedi.




İçişleri Bakanı Atalay, İçişleri Bakanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, kamuoyunda "demokratik açılımlar" diye adlandırılan çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Atalay, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı doğrultusuna başlatılan çalışmaların yoğun ve kapsamlı bir şekilde sürdürüldüğünü söyledi.
"Konunun Türkiye’nin geleceği açısından ne kadar hayati olduğunu hepimiz biliyoruz" diyen Atalay, şöyle devam etti:
"Ülkemize her açıdan kaybettiren ve milletçe çok ağır bedeller ödememize neden olan bu sorunun artık çözülmesi gerekiyor. Biz bu sorunu çözmek için kararlı, azimli, sabırlı ve cesur adımlar attık ve bundan sonra da atmaya devam edeceğiz.
Bugün, başlatmış olduğumuz çalışmaların üslup ve yöntemi konusunda sizler aracılığıyla kamuoyunu sağlıklı bir şekilde bilgilendirmek istiyorum. Zira üslup ve yöntemin en az işin özü kadar önemli olduğu bilinmektedir. Hele böyle hassas konularda bazen üslup ve yöntem işin özünden daha öne geçebilmektedir. Şu anda tabi çok hassasiyetleri olan bir konunun çalışmasını yürütüyoruz. Bakanlık olarak bu çalışmanın koordinasyonunun yürütüyoruz. Dolayısıyla bugün size işin özüyle ilgili bir şey söyleyecek değilim fazla... Ama yöntemiyle ilgili, süreçle ilgili zamanlamayla ilgili çalışma konusunda bilgiler vereceğim. Çünkü bu süreç içinde gördük ki çok değişik yorumlar yapılıyor. Söylentiler oluyor. Onun için doğru bilgilendirmek hem sizleri, değerli basınımızı hem de sizlerin aracılığıyla kamuoyumuzu... Bugün onun için bu yöntem ve üslubu öne almış oluyorum.
Öncelikle belirmek isterim ki, başlatılan çalışmalar henüz bir sonucu ulaşmamış, bu konuda bir karar alınmamış Ve bakanlığımızca koordinasyonu yürütülen bu çalışmanın içeriğine ilişkin hiçbir açıklama yapılmamıştır. Bu nedenle bakanlığımız kaynak gösterilerek yapılan haber ve yorumların gerçeği yansıtmadığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Zaten öze ilişkin açıklamalar yapmak konusunda daha çok erken.
Bazen görüyoruz, basınımızda bir söylenti bir haber şekline geliyor. Bunun bizimle ilgisi yok, biz bir açıklama yapmamışız. Ama bu söylenti haber üzerine siyasetçilerimiz, değişik partilerin temsilcileri çıkıyorlar, sanki biz o o konuyu gündeme getirmişiz veya açıklamışız gibi yorumlar ve değerlendirmeler yapıyorlar.
Hepimizin yakından takip ettiği gibi, biz bu konuda çok titiz, çok hassas ve kavramları da çok seçerek konuşuyoruz. Böyle olunması gereken bir çalışma bu. Onun için benim dileğim, istirhamımı... Herkes tabi yorumlar yapabilir, beklentileri değerlendirebilir ama bu söylenmedikçe, buradan açıklama yapılmadıkça, mümkün olduğunca söylentiye dayalı haberler yapılmaması."



‘ÇÖZÜM SÜRECİNİN YÖNÜ DEMOKRATİKLEŞMEDİR"

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "Kürt meselesi olarak adlandırılan meselenin, vatandaşlarımızın demokratik haklarının genişletilmesi ve pekiştirilmesiyle, nerede yaşarsa yaşasın her vatandaşımızın kendisini devletin eşit ve hür ferdi olarak hissetmesini sağlamakla çözülebileceğine inanıyoruz" dedi.
Bakan Atalay, İçişleri Bakanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, kamuoyunda "Demokratik açılımlar" olarak adlandırılan çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Beşir Atalay, şu günlerde terör sorununun sonlandırılmasına ve bu konuda toplumsal mutabakat sürecinin başlatılmasına yönelik olarak başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere siyasi parti liderlerinden, sivil toplum kuruluşlarına, medyadan akademisyen ve yazarlara, vatandaşlara kadar bütün çevrelerce olumlu bir yaklaşım sergilendiğini vurguladı.
"Yakalanan bu olumlu ivmeyi en iyi şekilde değerlendirerek kendi sorunumuzu kendimiz çözmeliyiz" diyen İçişleri Bakanı Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birlikte yaşadığımız acı tecrübeler göstermiştir ki geçmişe saplanıp kaldığımızda geleceği kaybederiz. Dolayısıyla yürütülen sürecin en önemli özelliği geçmişten ders alıp geleceği birlikte kurarak, çocuklarımıza güçlü ve müreffeh bir ülke bırakma azmidir. Bu konuda en büyük kazanç ve güvencemiz halkımızın yüzyıllardır her türlü olumsuzluklara ve kışkırtmalara rağmen bir arada yaşama ve ortak bir gelecek inşa etme iradesine sahip olmasıdır. Bu, gerçek çözüm sürecini kolaylaştıran altyapıyı hazırlamaktadır."
Hükümet olarak siyasi meseleleri çözme yöntemlerinin belli olduğunu ifade eden Atalay, bunun bugüne kadar hep görüldüğünü söyledi.
"Daha fazla demokrasi, daha fazla hak ve özgürlükler sağlandığında bugün çözümsüz gibi görünen birçok sorunun kolayca çözümlendiğini gördüklerini" anlatan Bakan Atalay, hükümet programlarında, demokratikleşme ve insan hak ve özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılarak insana değer veren, insana ve topluma güveni esas alan politikaların hayata geçirilmesi noktasında önemli taahhütlerde bulunduklarını ve bunları bir bir uygulamaya koyduklarını kaydetti.

"YENİ BİR SAFHA OLARAK BAKILABİLİR"
İçişleri Bakanı Atalay, "Yürüttükleri sürecin aslında başından beri kendi programlarının, sözlerinin ve icraatlarının bir devamı olduğunu" vurgulayarak, bunun partilerinin ve hükümetin programlarından görülebileceğini belirtti. Beşir Atalay, "Bugün farklı bir ivme kazanılmıştır ve bu ivmeyi biz olumlu şekilde, iyi değerlendirmek istiyoruz. Belki daha olumlu, yeni bir safha olarak buna bakılabilir" diye konuştu.
Hükümet programlarında, sürekli demokratikleşme ve insan hak ve özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılarak insan odaklı, insana ve topluma güveni esas alan politikaların hayata geçirilmesi hususunda önemli taahhütlerde bulunduklarını ve bunların birçoğunu hayata geçirdiklerini yineleyen Bakan Atalay, şunları söyledi:
"Kürt meselesi olarak adlandırılan meselenin de vatandaşlarımızın demokratik haklarının genişletilmesi ve pekiştirilmesiyle, nerede yaşarsa yaşasın her vatandaşımızın kendisini devletin eşit ve hür ferdi olarak hissetmesini sağlamakla çözülebileceğine biz inanıyoruz. Bu nedenle çözüm sürecinin yönü demokratikleşmedir. Bu konuda daha önce yaptıklarımız bundan sonra yapacaklarımızın da bir göstergesidir. Demokratikleşme adımlarını toplumun tüm kesimleriyle birlikte atmak istiyoruz. Bu mesele sadece partimizin ya da hükümetimizin değil tüm toplumun meselesidir. Dolayısıyla herkesin bu süreçte lütfen yıkıcı değil yapıcı olması, çözüme katkı sağlayıcı bir tutum içinde olması gerekir ve biz bunu bekliyoruz. Bu sürece herkesi dahil etme yönünde çaba sarfediyoruz ve edeceğiz. Bunu bir devlet politikası olarak yürütme çalışması ve kararlılığı içindeyiz."