Bakan garip konuştu

Bakan'dan hata sinyali
İçişleri Bakanı Yücelen, Garih cinayetiyle ilgili birbirinden tuhaf açıklamalar yaptı. Yürütülen soruşturmadaki hata ve çarpıklıkların sinyallerini veren Yücelen,
'Garih'in cinsel tercihinden dolayı öldürülmüş olabileceği iddiasını' da dile getirdi.
Takip olanağı elden kaçtı
Bakan, katil zanlısı Yener Yermez'in bankamatik kartının da, tesadüfen değil, bankaya verilen emirle ele geçirildiğini ifade etti. Ne var ki Yücelen, Yermez'in bulunduğu yeri tespite ve takibe yarayacak kartın ne amaçla bloke ettirildiğini söylemedi.

İSTANBUL - İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, Üzeyir Garih cinayetiyle ilgili ilginç açıklamalar yaptı. Yücelen, Star gazetesi yazarı Saygı Öztürk'ün sorularına verdiği cevaplarda, soruşturmadaki çarpıklıkların sinyallerini verirken, Garih'in cinsel tercihinden dolayı öldürülmüş olabileceği iddiasını da dile getirdi.
'O kişi bilmem ne miydi?
Yücelen, dünkü röportajında, "Bu cinayetle ilgili bilgi bakımından geride mi kaldınız?" sorusunu yanıtlarken, bugüne kadar ortaya atılmayan bir iddiayı dile getirdi, Garih'in cinsel tercihinden dolayı öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde de durulduğunu belirtti. Yücelen, "Birisi çıkıyor, 'Bu cinayet dış güçlerin işidir' diyor. Hurra herkes o konuda demeç veriyor. Ben birinci gün açıklamamda, 'Garih kendisine çocukluğunda iyilik yapan zatın mezarına ziyarete gitmiştir' dedim. 'Efendim, kimdir, bunu açıklar mısınız?' denildiğinde, 'Aile sırrıdır, aile açıklar ben açıklayamam' dedim. O özel hayatı, beni ilgilendirmiyor. Şimdi bazıları, 'O kişi bilmem ne miydi?' diye soruyor. Otopsi raporunda hepsi çıkar. O, cinsel tercihinden ötürü cinayete kurban gitmişse o zaman açıklarız. Yoksa cinsel yaşantısı beni ilgilendirmez" dedi.
Bankamatik'e bloke emri
Yücelen'in Bankamatik'ten para çekme konusunda söyledikleri, polisin suçluyu takip ederken izleme yöntemlerinden birini ortadan kaldırdığı yönünde. Kartın kullanıldığı yerleri saptayarak izleme yerine, kartı bloke etme yöntemi tercih edilmiş. Bakan, kart konusunu şöyle anlatıyor: "Bankadan para çekmek isteyen bir vatandaş polise gidiyor, 'Bankamatikte bir kart var' diyor. O sırada Yener Yermez'i gören yok. Polis geliyor kartı çekiyor, tabii makine kartı vermiyor. Makineden neden çıkmıyor? Biz bankaya kartı bloke ettirmişiz.
Oraya para çekmeye geliyor. Makine kartı bloke ediyor. Kartı çıkaramayınca gidiyor.
İkinci müşteri kartı görmüş orada. Kart çıkarılınca bunun Yermez'in kartı olduğu anlaşılıyor."
'Basın yöntemi teşhir etti'
Yücelen, cep telefonu ile izleme yönteminin basında yer almasına sitemde bulundu. Cep telefonu kitapçıklarında bu konuda bilgiler bulunduğunu bilmediği ortaya çıkan Yücelen, "Herkesin konuşması polisin işlerini aksatmayacak mı?" sorusunu, "Birçok olay telefon izi sürülerek ortaya çıkarılıyordu. Bu olayda da telefon sayesinde mesafe alındı. Mısır'daki sağır sultan bile suç işlendikten sonra telefon kullanılmaması gerektiğini duydu, öğrendi. Kimse telefon makinesinin takip edildiğini bilmiyordu. Karttan takip edildiğini sanıyordu. Arkadaşlar iyilik yapalım derken kötülük yapıyor" diye yanıtladı.
Yol gösterir gibi
Bakan'ın aranan zanlı için söyledikleri ise, adeta ona yol gösterir nitelikte: "Bu adam bir katil zanlısı. Bir başka cinayet işlemeden yakalamak zorundayım. Hadi bu adam çok çaresiz kalır da bir eve giriverip, birini rehin alırsa? Kaç gündür yüreğim ağzımda. Veya hadi bu adam bir yere karışmışsa, polisten önce onlar ulaşır öldürürse?"
Yücelen, "F.N. ile ilgili açıklama yapmaya niçin gerek duydunuz?" sorusunu cevaplarken, 13 yaşındaki çocuğu 'pantolonunu ve tişörtünü
çıkartıp soğuk odaya almayı' işkenceden saymadı. Yücelen, F.N. ile ilgili soruyu şöyle cevapladı: "Emniyet'ten bana 'Açıklama yaparsanız iyi olur' falan denilmedi.
Açıklamayı şundan yaptım: Televizyonlarda oturup herkes ahkâm kesti. İsrail Gizli Servisi, yok Amerikan, yok bilmem kim, yok dış güçler, yok iç güçler, yok aile, bilmem ne. Baktım ki, bir panik havası var. O panik havasının önlenmesi lazım. Kalktım dedim ki, 'Merak etmeyin, bu kişi bulunur.' Ama 'bulunur' derken ben 'katil' demedim,
'katil zanlısı' da demedim. Bu çocuk bizim için sadece bir zanlıydı. F.'yi niye aldık? Elinde bıçakla gitmiş, sormayacak mıyız, almayacak mıyız? Çocuk, 'Ben Emniyet'te dayak yedim, işkence gördüm' demiyor. Zaten diyemez. Çünkü Cumhuriyet Savcısı sorguladı."
Pınar Konuşkan hakkında
Yücelen, gözaltındaki Pınar Konuşkan hakkında, "Bu kadın alındığında, 'Cuma beraberdim. Yener'i tanıyorum ama cumartesi görmedim. O gün falanca ile beraberdim' diyor. O kişiyi buluyorlar. O, kadınla cumartesi günü beraber olmadığını söylüyor. Yüzleştirme yapıldı. Bunun üzerine 'Biz yaptık, ben gördüm' demeye başlıyor" bilgisini verirken, İsrail'den MOSSAD ajanları geldiği iddiasını yalanladı.