Bakan Günay üniversiteli protestosu

Bakan Günay üniversiteli protestosu
Bakan Günay üniversiteli protestosu
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay Ankara Üniversitesi'nden çıkarken bir grup öğrenci tarafından slogan atılarak protesto edildi






Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Cengiz Aytmatov’u Türkiye’nin bir parçası, Türkiye’yi de Aytmatov’un bir bütünü olarak ayırmadan kavrıyor ve kucaklıyoruz" dedi.

Ankara Üniversitesi ve Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi’nin (Türksoy) düzenlediği "2. Cengiz Aytmatov Günleri", Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu’nda başladı.
Günay, açılış töreninde yaptığı konuşmada, yazar Aytmatov’un "Türk soyları ve özellikle de Kırgız haklının büyük evlatlarından biri" olduğunu söyledi.
Bu etkinliğin ilkinin 1994 yılında yapıldığını anımsatan Günay, "Keşke önceki daha önceki rektörlerimiz, dekanlarımız ve bölüm başkanlarımız biraz daha acele etselerdi, bu periyot bu kadar genişlemeseydi. Belki 10 yıllık bu periyotta bu toplantıyı yapmış olsaydık, belki burada da Cengiz Aytmatov’u birlikte selamlardık ve genç arkadaşlarımızın onu görmesini sağlamak imkanı bulabilirdik" dedi.
Günay, iyilik ve güzelliklerin ertelenmemesi gerektiğini ifade ederek, etkinliğin bundan sonra daha sık periyotlarda yapılması gerektiğini dile getirdi. Kitaplığındaki Aytmatov’a ait eserlerinin tarihinin 1970’lere dayandığını, bu nedenle kendisiyle tanışıklığının çok eskilere uzandığını anlatan Günay, yine de yazar ile yüz yüze tanışma imkanı bulamadığını kaydetti.
"Aytmatov bizim okuyucumuz için hiç yabancı değil" diyen Günay, şunları kaydetti:
"Okuduklarımdan anladığım kadarıyla Aytmatov, dünyanın sorunlarını çok iyi anlatmakla birlikte bir propaganda yazarı düzeyine kendisini hiçbir zaman indirmedi. Sovyet ideolojisinin bir propaganda yazarı olmadı hiçbir zaman. Tam tersine derin kültürü olan bir haklın önemli sezgileriyle derinden eleştiriler ileri sürdü. Dilinden, geleneklerinden, duygularından koparılan bir insanın, mankurtlaşmasıyla o Dostyevski’nin insanlarının dramı arasında sanıyorum bir paralellik var. Bunu ancak bir büyük edebiyatçı, sadece güzel kelimeleri art arda sıralayan bir yazar değil, bir büyük düşünür yapabilir. O yüzden ben Aytmatov’un bir büyük yazar olmanın ötesinde geleceğe yol gösteren bir büyük düşünür olduğunu içimden hissediyorum, düşünüyorum."
Aytmatov’un dünya edebiyatının bütün büyük isimlerinin yanı sıra Dede Korkut hikayeleri ve Manas Destanı’ndan etkilendiğini belirten Günay, tüm büyük yazarların sonunda kendi köklerinin geleneğini, yerelin derinliğini, önce ulusa, daha sonra evrensele çıkardıklarını ifade etti.
Çukurova Üniversitesi’nde fahri doktora alan yazar Yaşar Kemal’in "Dedekorkut’tan da İlyada’dan da çok etkilendim" sözlerini hatırlatan Günay, Aytmatov’da da benzer bir durumun olduğunu bildirdi. Günay, "Kırgız halkı bu evladıyla çok iftihar edebilir. Kırgız Cengiz, Cengiz Kırgız demektir sözü bir atasözü gibi bu salondan dışarıya taşacak. Biz de hem Kırgız halkını kendimizin parçası hem de kendimizi Kırgız halkının bir parçası, Aytmatov’u Türkiye’nin bir parçası, Türkiye’yi Aytmatov’un bir bütünü olarak ayırmadan kavrıyor ve kucaklıyoruz" diye konuştu.
Türk cumhuriyetlerini "tarih ve coğrafyanın kopardığı aynı köklerden gelen haklar" olarak tanımlayan Günay, dil, ülkü ve kültür birliğinin oluşturulması gerektiğini dile getirdi. Günay, bu yıl Cengiz Aytmatov ile Hacı Bektaş-ı Veli ve Katip Çelebi hakkında prestij yayını hazırladıklarını sözlerine ekledi.

DİĞER KONUŞMACILAR
Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Mambetcunus Abilov da "Kırgızların gururu, ulu ağabey" olarak tanımladığı Aytmatov’un ruhunun çok güçlü olduğunu ve bunu eserlerine yansıttığını söyledi.
Aytmatov’un sadece ünlü bir yazar değil, Kırgız halkına önemli hizmetler vermiş bir devlet adamı olduğunu belirten Abilov, SSCB döneminde yazarın Kırgız halkının haklarını savunduğunu, daha sonra elçi olarak gittiği Avrupa’da Kırgızlar hakkında yararlı düşünceler aktardığını söyledi.
Abilov, yazarın hayattayken bile Kırgızların sembolü olduğuna dikkati çekerek, "Bugün de dünya halkları Cengiz deyince Kırgız’ı, Kırgız deyince Cengiz’i anlar. Cengiz’i saymak, Kırgız’ı saymaktır" dedi.
Büyükelçi Abilov, Türk soyları arasında ortak dil, din ve kültürün canlandırılması gerektiğini ifade etti.
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ ise bu etkinliğin devamını getireceklerini ve sürekli düzenleneceğini bildirdi. Aytmatov’un "kökleri toprağın derinliklerinde bir büyük usta" olduğunu belirten Taluğ, insanlığın kaygılarını kahramanları aracılığıyla zaman ve mekandan bağımsız anlatabildiği için Aytmatov’un büyük bir dünya romancısı olarak nitelendiğini kaydetti.
Taluğ, yazarın eserlerinin 150’nin üzerinde dile çevrildiğine işaret ederek, "O hep bir soruyu yanıtlamaya çalışır: İnsanoğlu ne yapar da insan olur, ne yapar da insan kalır. Büyük ustanın önünde saygıyla eğiliyorum" dedi.
Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sulayman Kayıpov, konuşmasını Aytmatov’u anısına Kırgızca yapmak istediğini belirtti. Halkının birliğini koruyabilecek bir insanın belki yüzyılda, bin yılda bir dünyaya gelebileceğini, Aytmatov’un böyle biri olduğunu anlatan Kayıpov, yazarın ardından birçok gencin yetiştiğini, bugün üniversitelerinde önceki yıllarda sadece Rusça ve Kırgızca yazan gençlerin artık Türkiye Türkçesini de kullanmaya başladığını bildirdi.
Türksoy Genel Müdürü Düsen Kaseinov, küreselleşme ile artık kültürel değerlerin yaşatılmasının daha da zorlaştığını, ancak kültürü ve tarihi şahsiyetleri gelecek nesillere mutlaka aktarmak gerektiğini söyledi.
Aytmatov’un kız kardeşi Roza Aytmatova, bu etkinliğin kendisini çok mutlu ettiğini belirtti.
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sekine Karakaş, Aytmatov’un çok beğenilen ve filmi çekilen "Selvi Boylum Al Yazmalım" eserini hatırlatarak, "Hiç birimiz bunun bir başka ülke insanı tarafından yazıldığını düşünmeyiz" dedi.
Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sema Barutçu Özönder ise edebiyatçıları bilimsel iş birliğine davet etti.
Konuşmaların ardından "Eve Dönüş Yolunda Beyaz Düşler" adlı Aytmatov’u ilişkin belgesel film gösterildi.
Bu arada, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, çıkışta bir grup öğrenci tarafından slogan atılarak protesto edildi.