Bakanlığa aşı için sert eleştiri

Bakanlığa aşı için sert eleştiri
Bakanlığa aşı için sert eleştiri

Malatya?da Şeker Camii İmamı Celal Tilgen, cumaya gelen cemaate maske dağıttı. Cemaat maskeleri takarken ?Şeker İmam? vaazını da maske takarak verdi. FOTOĞRAFLAR: MİKAİL PELİT / DHA

İstanbul Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı'nı bir kaç aylık aşıya 'aşırı güvenmek'le suçladı

İSTANBUL-  İstanbul Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı’nın birkaç aylık geçmişi olan domuz gribi aşısının güvenilirliği konusunda çok bağlayıcı ifadeler kullanmaması gerektiğini belirterek, “Bakan aşıya ilişkin mevcut bilimsel bilgileri aktarmalı” dedi.   İstanbul Tabip Odası’nda dün düzenlenen basın toplantısında domuz gribi ve aşısıyla ilgili bilgiler verilirken, Sağlık Bakanlığı’nun tutumu eleştirildi. Yapılan basın açıklamasında   Sağlık Bakanlığı’nın gerçekçi bir planlama yapılmadan yüklü miktarlarda aşı getirtmesinin yanlışlığı vurgulanarak aşıyla ilgili şöyle denildi:
“Hiçbir tıbbi müdahale yüzde 100 tehlikesiz ve zararsız değildir. Dolayısıyla kuşkusuz domuz gribinden korunmak için üretilen aşının da yan etkileri olacaktır. Önemli olan bu yan etkilerin, aşının sağlayacağı yarar karşısında ihmal edilebilir düzeyde olmasının teminat altına alınmasıdır.  Birkaç aylık geçmişi olan bu aşının güvenilirliği konusunda çok fazla veri olmaması nedeniyle, insanlar üzerinde yeterince denenmemiş olan bu aşı üzerine çok bağlayıcı ifadeler kullanılmaması gereklidir.”
Aşıyla ilgili tüm gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Tabip Odası, kendi vardıkları sonuçları da şöyle  açıkladı: 
“Bugüne kadar dünyada aşılanmış olan 5 bin kişi üzerinde aşının bugüne kadar kabul edilemez bir yan etkisi saptanmamıştır. Ancak bu üç ay sonra, beş ay sonra saptanmayacağının garantisi olmadığı gibi, özellikle hamileliğinin ilk üç ayında olan kadınlarda ve bebeklerinde hiçbir zararlı yan etki olmayacağını peşinen söylemek bilime sığmaz. Bu durumda ne yapılmalı? Öncelikle Sağlık Bakanlığı felaket tellallığını bırakarak, konuya devlet ciddiyetiyle yaklaşmalıdır. Sağlık Bakanlığı paniğe sürükleme değil, önüne geçme makamıdır. Bakan basının ve kamuoyunun önüne çıkıp, bizim bugün yaptığımız gibi aşıya ilişkin mevcut bilimsel bilgileri aktarmalı.”

Ne biliyoruz?
* Pandemik influenza H1N1 salgını bu yıl nisan ayının sonlarında başladı ve altı ay içinde 400 bine yakın olgu ve 4 bin 500 ölüm saptandı.  Türkiye’de saptanan olgu sayısı 480’dir. 

* Salgının yaygın olması, ölüm oranının yüksek olduğu anlamına gelmez. Ölüm oranı yüzde  1.2 kadardır. 

* Belirtileri mevsimsel gribe benzer, ateş, öksürük, boğaz ağrısı, yaygın vücut ağrıları, baş ağrısı, titreme ve yorgunluk Bazı kişilerde ishal ve kusma görülür. 

* İnsandan insana hapşırma ve öksürme ile saçılan damlacıklar yoluyla yayılır. Ayrıca el teması da önemlidir. 

* Tedavide klasik gripte olduğu gibi oseltamivir veya zanamivir kullanılır. Bu ilaçlar belirtiler görüldükten sonra ilk iki günde kullanılmalıdır. ilaçlar doktor kontrolünde kullanılmalı, grip için risk gruplarına tedavi uygulanmalıdır. 

* İnfluenza H1N1 aşısı gereken riskli gruplar; Altı aydan 24 yaşa kadar olanlar, altı aydan küçük bebeklere bakanlar, gebeler, 24-65 yaş arasında kronik hastalığı olanlar, sağlık çalışanları. 

* Kişisel korunmada en etkin önlem ellerin yıkanmasıdır. Hasta kişilerle yakın temastan kaçınmalıdır. Cansız yüzeylerin çamaşır suyuyla silinmesi yeterlidir.

* Başkalarına bulaştırmamak için, öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun kapatılmalıdır. Kullanılan mendiller hemen çöpe atılmalıdır. (Radikal)