@ismailsaymaz

Bakanlığın Ermenek'teki eski madenden haberi yokmuş

Bakanlığın Ermenek'teki eski madenden haberi yokmuş
Bakanlığın Ermenek'teki eski madenden haberi yokmuş
Ermenek'te, geçen yıl 18 maden işçisinin can verdiği su baskınına eski bir ocağın yıkılan duvarı neden olmuştu. Enerji Bakanlığı, faciayla ilgili raporunda bu eski madenden 'haberdar olmadığını' itiraf ediyor. Ölen işçilerin şirketinin ne zamandır faaliyet yürüttüğü de bilinmiyor; ama aynı rapor kamu görevlileri için de 'kusursuz' diyor...
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Ermenek’te 18 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden faciasına ilişkin asli kusurlu görülen Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) yetkilileri hakkında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca hazırlanan ön inceleme raporunda, skandal nitelikte itiraflarda bulunuldu.

Facianın meydana geldiği sahada yıllar önce faaliyet gösteren ve işçilerin boğulduğu su taşmasının kaynağı olan “Numune” adlı ocağın MİGEM tarafından ‘bilinmediği’ ortaya çıktı. Numune Ocak’ın 1994-1997 yılları arasında korsan şekilde çalıştığı anlaşıldı.

MİGEM’in raporunda, facianın yaşandığı ocağın sahibi olan Has Şekerler’in “faaliyetlerine tam olarak hangi tarihte başladığının tespit edemediği” de kaydedildi.

Son skandal ise şöyle: MİGEM’de bulunan, 2773 madenin 1983-1997 yılları arasındaki dosyalarının devlet arşivinde kaybolduğu saptandı. Bütün bu itiraflara rağmen, aynı raporda, 20 kamu görevlisinin kusursuz olduğu savunuldu.

18 İŞÇİYE MEZAR OLMUŞTU

Ermenek’teki Has Şekerler Maden Ocağı’nda, 28 Ekim 2014’te meydana gelen su basmasında 18 kömür işçisi can vermişti. Facia, geçmişte aynı sahada faaliyette bulunan Numune Ocak’ta birikmiş tonlarca suyun duvarı delerek, işçilerin bulunduğu kömür galerisine dolmasıyla meydana gelmişti. İddianamenin temelini oluşturan bilirkişi raporuna göre asli kusurlu, MİGEM’di. Çünkü MİGEM heyeti faciadan önce, 1 Temmuz 2014’te ocağa gelerek, 25 metrelik sondaj makinesi alınmasını şart koşmuş ve tespit edilen eksiklikler giderilinceye kadar faaliyetlerin durdurulmasını kararlaştırıp kapatma kararı vermişti. Bir ay sonra, sondaj makinesi alınmadığı halde ‘eksikliklerin giderildiği’ yönünde rapor vererek, kararı kaldırmıştı. Facia sondaj işlemi yapılmadığı için meydana gelmişti. Ermenek Başsavcılığı cinayetten sonra 16 sanık hakkında ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak’ iddiasıyla dava açarken; MİGEM hakkında soruşturma izni istemişti.

ORADA MADEN Mİ VARMIŞ?

Enerji Bakanlığı ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, talep üzerine ön inceleme komisyonu kurdu. Hüseyin Koltukçu, Emrah Çakır ve Önder Subaşı adlı denetçilerin 30 Nisan 2014’te hazırladıkları raporda, sondaj makinesi eksikliği nedeniyle faaliyet durdurma görevinin kendilerine değil, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ait olduğu savunuldu. Ocağın bu nedenle kapatılması raporu veren müfettişler işgüzarlıkla itham edilerek, “1 Temmuz 2014 tarihli Mahallinde Tetkik ve Değerlendirme Raporu’nda faaliyetlerinin durdurulmasını gerektiren hususlar arasında sayılmayan konularda da değerlendirmelere yer verildiği” belirtildi. Aynı şekilde, acil hallerde ocağın boşaltılması için alarm tertibatının bulunmadığı tespitine ilişkin de teftişle görevli kurumun MİGEM olmadığı savunuldu. Dolayısıyla yetkili olmadıkları alandan sorumlu tutulamayacakları iddia edildi. Savcılığın MİGEM’i suçladığı bir diğer nokta ise aynı sahada geçmişteki üretimi gösteren imalat haritaları olmadan çalışılmasına göz yumması yönündeydi. Raporda, MİGEM’in haritaların çakıştırılması gibi bir görevinin olmadığı, ruhsat sahibi şirketin Has Şekerler’e bu haritaları vermediği, Has Şekerler’in de talep etmediği ifade edildi.

Bu arada Has Şekerler ile aynı sahada 1994-1997 yıllarında Numune Ocak’ın faaliyet gösterdiği bilgisinin MİGEM’de olmadığı ortaya çıktı. Raporda, “Numune Ocak’ın söz konusu sahada rödovansçı olarak çalıştığına dair bir belgeye rastlanmadığı” kaydedildi. Raporda, “Dolayısıyla Numune Ocak’ın anılan tarihlerde sahada rödovansçı olarak çalışmadığı, faaliyetlerin ruhsat sahibi tarafından yürütüldüğü ve söz konusu ocağın Numune Ocak olarak adlandırıldığının düşünüldüğü” belirtildi. Ancak ruhsat sahibi tarafından 1997’de genel müdürlüğe verilen bir temdit projesinde Numune Ocak’la ilgili üretim miktarı ve çalışan sayısı gibi bilgilere yer verildiği, aynı yıl ocakta tutulan bir tutanakta sahada rödovansçı bulunmadığı ve “Numune Ocak’ın kapatma işlemlerine başlandığı hususlarının belirtildiği” anlatıldı. MİGEM’in 1996’da aralarında Ermenek’tekiler de olmak üzere 2773 maden dosyasını Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği, faciadan sonra bu dosyalar talep edildiğinde “Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’nün cevabi yazısı ekinde gönderilen CD içerisinde 1983-1997 tarihlerine ait belgelerin yer almadığı” savunuldu. Ve 1994-1997 yıllarına ait imalat haritaları dışında “herhangi bir belgele ulaşılamadığı” itiraf edildi. Dahası Has Şekerler adlı şirketin de hangi tarihte faaliyete başladığının bilinmediği ortaya çıktı. Raporda, “Faaliyetlerine tam olarak hangi tarihte başladığı tespit edilememekle birlikte mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden 2009 yılının ikinci yarısından itibaren başladığının anlaşıldığı” savunuldu.