Bakırköy'deki kentsel dönüşüme itiraz geldi

Bakırköy'deki kentsel dönüşüme itiraz geldi
Bakırköy'deki kentsel dönüşüme itiraz geldi
Mimarlar Odası, Bakırköy Belediyesi tarafından açıklanan kentsel dönüşüm projesinin Bakırköy'ün ranta kurban edileceği, yeşil alanların yok olacağı, esnafın zor durumda kalacağı belirtildi.

RADİKAL-Bakırköy nüfusunun yüzde 70’inin yaşadığı yedi mahallede, 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesine Dair Kanun” kapsamında Bakırköy Belediyesi tarafından kentsel dönüşüm çalışmalarına Mimarlar Odası itiraz etti.  Mimarlar Odası İstanbul Şube Başkanı Ali Hacıalioğlu, "Bakırköy’ün yüzde 78 çürük yönündeki ifadelerle kesinlikle yanlıştır. Bu durum emlak spekülasyonlarına neden olur’’dedi.

Mimarlar Odası Büyükkent Şube Sekreteri Ali Hacıalioğlu, Bakırköy Temsilcilik Sekreteri Selda Yentür, Bakırköy Temsilcilik Başkanı Mürsel Selçuk'un konuşmacı olarak katıldığı toplantıya  çok sayıda mahalleli katıldı. Osmaniye, Kartaltepe, Zuhuratbaba, Sakızağacı, Yeni Mahalle, Zeytinlik, Cevizlik'i kapsayan riskli alan kararı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın ardından da Bakanlar Kurulu'nun onayı gerekiyor. Riskli alan ilan edilecek mahalleler arasında Ataköy, Yeşilköy, Yeşilyurt ve Florya gibi mahalleler bulunmuyor.

BAKIRKÖY'ÜN YÜZDE 78'İ ÇÜRÜK AÇIKLAMASI YANLIŞ

Mimarlar Odası açıklamasında Bakırköy ile ilgili şu tespitler yapıldı:Açıklamanın dayanağı olan raporlardaki 329 adet “çok yüksek riskli”, 2053 adet “yüksek riskli” olarak tespit edilen yapılara ilişkin, açıklamayı yapan belediye başkanının bir yıllık görev süresi de dâhil, bugüne kadar hangi işlem yapılmıştır? Bu yapıların boşaltılmamasının sebebi gerçekten de yüksek risk taşıyıp taşımadığı yönündeki kuşkular mıdır? Ayrıca 7 mahalle dışındaki Yeşilköy, Yeşilyurt, Şenlikköy gibi diğer mahallelerde 142 adet “çok yüksek riskli”, 1245 adet “yüksek riskli” yapı tespiti aynı raporlarda mevcut iken bu mahalleler neden dönüşüm kapsamına alınmamaktadır? anlaşılmaktadır ki; Bakırköy Belediye Yönetimi tarafından yapılmak istenen, dönüşüm yasasının ruhuna da uygun olarak, benzer örneklerinde de görüldüğü gibi yeni bir inşaat faaliyeti üzerinden kentsel ranttan yararlanmaktır. Deprem gerçeği de yeni bir inşaat-emlak pazarlamasının gerekçesi olarak sunulmaktadır.

 

150 BİN NÜFUS ETKİLENECEK

 358 hektar alanda toplam 150.000 nüfusu etkileyecek olan kentsel dönüşüm finansmanının, yüzde 32 nüfus yoğunluğunun arttırılmasıyla sağlanacağı, 1100 adet mevcut yapı adasının 130 adaya düşürüleceği, yüzde 28 oranındaki yolların yarısının imar adalarına katılacağı, kişi başına 0,9 m2 olduğu ifade edilen yeşil alanların kişi başına 12 metrekareye  çıkarılacağı ve en önemlisi dönüşüm alanındaki mülkiyet sahiplerine, aynı büyüklükte ve aynı konumda, emlak değeri 3-4 kat arttırılarak ve kendilerinden hiçbir bedel alınmadan gayrimenkullerinin yenileneceği vaadi bütünüyle yanlış, yanıltıcı ve çelişkilerle dolu açıklamalardan ibarettir. 6306 sayılı yasanın uygulama yönetmeliğinde, mevcut bağımsız bölüm değerleri ile dönüşüm sonrası yenilenmiş bağımsız bölüm değerleri arasındaki farkın, peşinen ödeneceği hükmü açıkça ifade edilmektedir. Değer farkı ödenmeden konut sahibi olmak yönünde hiçbir yasal güvence bulunmazken, bu yöndeki vaatler neye dayandırılmaktadır? Bahsi geçen mahallelerdeki imar uygulamaları, bitişik ve büyük oranda da ayrık nizam olmak üzere, parsel bazında yapılı çevrenin oluşumu tamamlanmıştır. 98 yönetmeliği olarak bilinen ve son 15 yıldır uygulanan yönetmelik hükümlerine göre yapılmış yeni yapıların, proje bütünlüğü kapsamında yıkılamayacağı Anayasa Mahkemesi tarafından güvenceye alınmıştır.

 KİRACI VE ESNAF ZARAR ÖRECEK

Yine Anayasa Mahkemesi tarafından 6306 Sayılı Dönüşüm Yasası’ndaki maddelerin kendisiyle çelişen diğer kanunlardaki maddeler karşısında geçerli olacağı hükmü de iptal edilmiştir. İlgili alanda var olan tescilli eski eser yapılara da dokunulamayacağı ayrıca bilinmelidir.Tüm bu yasal gerçekler karşısında, adeta pazarlama dili kullanılarak, 25 bin metrekare ve 30 bin metrekare  büyüklüğündeki imar adalarında, yeni yaşam kültürü savıyla, site yaşamı öngörülerek ve dayatılarak, sürecin asıl sahibi olan Bakırköy yerelinden de gizlenerek, siyaset ve sermaye çevreleriyle kotarma girişimi kabul edilemez.*Kat maliklerinin mülkiyetinde olan, bina oturum alanının dışındaki ön-yan ve arka bahçelerin ortaklaştırılması ve otopark üstü yapay alanlara dönüştürülmesi ile arttırılacak yeşil alanlar, esasta kamusal bir yeşil alan kazanımı değildir. Kamuya ait yeşil alanların arttırılması ancak kamulaştırma ile mümkündür.Kaldı ki, bağımsız bölümlere ait arsa mülkiyetleri, bir taraftan imar artışı oranında azalırken diğer taraftan da ortaklaştırılarak büyütülmüş yeni imar adalarında, kat mülkiyetinin dışında bir anlam ifade etmeyecektir. Yedi mahallenin bütününü, adeta bir bozkır arazinin planlanması mantığıyla dönüştürmeyi amaçlayan Bakırköy Belediyesi, yenilenmesi zorunlu olan alt yapı ve kamu binalarının maliyeti ile artan nüfusu karşılayacak yeni sosyal ve teknik alt yapı alanlarının nasıl oluşturulacağını ikna edici düzeyde açıklamalıdır.Kentsel Dönüşüm finansmanını; henüz bilinmeyen bir oranda, fazladan üretilecek bağımsız bölümlerin satışıyla sağlamayı planlayan Bakırköy Belediyesi, esasta kentsel rantı kendi kontrolünde mülkiyet üzerinden paylaştırmayı vaat ederken, ‘kiracı’ statüsündeki Bakırköylüleri ve yerel esnafı bütünüyle göz ardı etmektedir.

RADİKAL