Balbay günlüğünde Örnek'inkine paralel bilgiler

Balbay günlüğünde Örnek'inkine paralel bilgiler
Balbay günlüğünde Örnek'inkine paralel bilgiler

Mustafa Balbay, Ergenekon soruşturmasında tutuklandıktan sonra itiraz üzerine serbest bırakıldı. Ama bir süre sonra tekrar tutuklandı. fotoğraflar: ap

Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay'a ait olduğu ileri sürülen ve Ergenekon iddianamesine de giren günlüklerde, 2003 sonrası 'paşaların rahatsızlığı' anlatılıyor

İSTANBUL - Ergenekon davasının tutuklu sanığı Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’a ait olduğu öne sürülen notlarda da 2003 - 2004 döneminde hazırlandığı belirtilen ‘Sarıkız ve Ayışığı’ darbe girişimleriyle ilgili notlar yer alıyor. Ergenekon soruşturmasının ikinci iddianamesine konulan Balbay’ın iki ayrı günlüğünde yer alan ‘darbe’ notlarında çarpıcı bilgiler var.
Bir notta  Ocak 2003’te dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur Balbay’la yaptıkları görüşmelere yer veriliyor. Yalman bir görüşmede, “ Medyanın kesin adam edilmesi lazım. Burada işbirliği yapmamız lazım ... (AKP’yi kastederek) Bunların kesin bölünmesi lazım. (...) Erdoğan gelince daha da gerginlik olacak. (...) Erdoğan devleti tanımadan konuşuyor” diyor. 2 Nisan 2003 başlıklı bir notta Eruygur’un “...  Şunu iyi bilin, MGK da şu dendi irtica böyle giderse, demokrasi tehlikeye girer.’ Bunu ben söyledim komutan YÖK’le ilgili ağır konuştu” dediği belirtiliyor. 25 Nisan’daki nottaysa Eruygur’un “Bundan sonra uygun platformlarda gereken şeyler söylenir. MGK da da gereken söylenecek Tek neden türban değil” dediği belirtiliyor. 

‘Yerel seçimlere kadar...’
 Balbay’ın günlüklerinde 2003 yılı boyunca yapıldığı öne sürülen görüşmelerde paşaların rahatsızlığı anlaşılıyor. Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen günlüğe bakıldığındaysa, tüm bu rahatsızlıkların ordu içinde bir plan hazırlanmasına kadar gittiği ortaya çıkıyor.
İddianemedeki Balbay günlüklerinde Aralık 2003 tarihinde yine önemli notlar var: “21 Aralık 2003: “Mehmet düşünüyor...Hayal bu ya. ‘Bir numara’ söz veriyor bu hükümeti düşüreceğim. Söz veriyorum. Bitirecek. Yerel seçimlere kadar yapacağım bunu. Bunu Kuvvet Komutanları’na ve Tolon’a söylüyor... Yeniden çalışmalar başladı.”
Balbay, ‘10 Şubat 2004’ tarihli notta Eruygur’un bazı sözlerini şöyle aktarıyor: “(...) İşte dediğiniz gibi, kuvvet komutanı arkadaşlar bakımından bir sorun yok. Aynı düşünüyoruz... (...) Şu andaki sohbetimizden öteki arkadaşların haberi var... Öte yandan şu da var; yüzde 1, yüzde 99’a uymak zorunda. Uyar... Öyledir. O yüzde bir. Kalan yüzde 99... Uymak zorunda...”

‘Asker çıkış yapabilir’
Kıbrıs’ta o dönem yaşananlar hem Örnek’in hem Balbay’ın günlüklerinde yer alıyor. Balbay’ın 2004 yılının mart ayına ait  notlarından biri şöyle: “.. Büyük Anadolu Oteli’nde Mustafa ÖZBEK’le yemek... Ciddi beklenti içindeler. Askerin bir çıkış yapabileceğini düşünüyorlar. Ne olabilir, bilmiyorlar. Avrasya TV’nin kabloya girmemesine yanıyorlar. Denktaş’ın daha sert konuşmasını bekliyorlar. İş referanduma kalırsa evet çıkacağını düşünüyorlar..”
Aynı konuda Örnek’in notlarından bir örnek: “28 Şubat 2004...  Hükümete karşı bir tepki olarak da hem Kıbrıs’ta hem de anavatanda gösterilere ve ulusal platformda toplantılara 3 Mart’tan itibaren başlanacaktı.”

‘Biz artık yaralı bir kuşuz’
Darbe planlarının hayata geçirilememesiyle ilgili Balbay’ın notlarında 20 Nisan 2004 tarihli yazı şöyle: “Aynı gün akşam üstü Şener’e gitti...  Şener: Biz artık yaralı bir kuşuz. Bir şey denedik, olmadı. Belki hayal gördük. Toplum bizim düşündüğümüz noktada değil. Yine de yapılabilir, ona bakmak gerekir. İnsan çok üzülüyor, bunca çaba harcadık bir şey yapamadık.”
Örnek’in 24 Nisan 2004 tarihli notu ise şöyle: “... Bugün Kıbrıs’ta referandum yapılıyor. Sonuçlar akşam 18:00’dan itibaren alınmaya başladı. Gece yarısı sonuçlar Türk tarafı yüzde 65 evet Rum tarafı yüzde 75 hayır. Böylece Kıbrıs’da hiçbir değişiklik olmadı ama Rumlar AB’ye girecek. Akşam Jandarma Genel Komutanı’nın evinde yemeğe gittik. Genelkurmay Başkanı gittikten sonra aramızda konuştuk. Jandarma Genel Komutanı ile Hava Kuvvetleri Komutanı hâlâ bozuklar. Amaçları illa ki darbe yapalım... Şener hâlâ darbeye ümidini bağlamış durumda bana ‘çok erken çözüldük daha direnmeliydik’ demez mi?” (Radikal)