Balık-ekmek kavgası

Boğaz'ın çeşitli yerlerine yerleşerek balık-ekmek satan tekneleri kayıt altına almak için yapılacak düzenleme, geçimini bu işten sağlayanları tedirgin etti.
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - Boğaz'ın çeşitli yerlerine yerleşerek balık-ekmek satan tekneleri kayıt altına almak için yapılacak düzenleme, geçimini bu işten sağlayanları tedirgin etti. Uygulamanın tam anlaşılamaması nedeniyle olayla ilgili pek çok spekülasyon yapılıyor. Bu nedenle de tekne sahipleri uygulamanın birilerine rant sağlamak için yapıldığı inancında.
Sarıyer'e doğru fiyat artıyor
Boğaz'da kimi kaçak, kimi ruhsatlı çalışan tekne ve kayıklar, genellikle Norveç'ten ithal, dondurulmuş uskumru satıyor. Eminönü'nde 750 bin liraya satılan balık-ekmeğin fiyatı Sarıyer taraflarına doğru 2 milyon liraya kadar çıkıyor. Yaklaşık 50 yıldır Eminönü'de balık-ekmek satan Selahattin Yıldırım, uygulamanın kendilerini kapsamadığını ileri sürerken, kendisinin rahat olduğunu söylüyor. Sarıyer sahilinde, bu işi kaçak yapanların olduğunu, içki satıldığını ve uygulamanın bu tür teknelere yönelik olduğunu savunan Yıldırım, "Bizden işgaliye bedeli ve vergi alınıyor. Yaklaşık 15 günde bir gelip denetliyorlar. Bugüne kadar tek bir şikâyet almadık" diyor.
Bazıları tedirgin
Eminönü'nde 25 yıldır balık-ekmek sattığını belirten Adem Ayvaz ise, Yıldırım'ın aksine oldukça tedirgin. Temizlik koşullarına dikkat ettiklerini, vatandaşın da memnun olduğunu vurgulayan Ayvaz, "Bazıları koşullara uymuyor diye kurunun yanında yaş da yakılmak isteniyor. Bugüne kadar bir sorunla karşılaşmadık. İstendiği kadar denetlensin, ruhsatımız var, vergimizi de ödüyoruz" diyor. Eminönü'ndeki balıkçıların söz konusu uygulamaya neden olarak gördükleri ve suçladıkları Sarıyer ve civarındaki tekneler ile kayıklar da tedirgin. Ama onlar da ısrarla görüntü kirliliği yaratmadıklarını, çevreye zarar vermediklerini ve koşullara uyduklarını iddia ediyor.
Kriz üstüne mağduriyet
Pek çok balık çeşidinin bulunduğu bir teknede çalışan ve ismini vermek istemeyen bir satıcı, böyle bir kriz ortamında insanları mağdur etmenin anlamsız olduğunu söylüyor. Balık-ekmek işiyle 10 kişinin geçimini sağladığını belirten satıcı, çözüm de öneriyor: "Herkese ruhsat verilsin, tekneler denetlensin. Bu işten bir sürü insan ekmek yiyor. Onları mağdur etmenin anlamı yok."
Yeniköy'de küçük teknesiyle dokuz yıldır balık-ekmek satan Bedii Ersöz de, belediyenin zaten sık sık denetim yaptığını, birkaç gün önce yine ızgaralarına el konulduğunu belirtiyor. Ersöz, uygulamanın böyle bir zamanda başlamasından duyduğu şüpheyi dile getiriyor.
Yeniköy'de balık-ekmek satarak ailesinin geçimini sağlayan Kevser Yılmaz da, durup dururken tedirgin edildiklerini söylüyor. Belediyeye başvuru yapmasına karşın hâlâ ruhsat alamadığını dile getiren Yılmaz, "Birkaç gün önce gelip ızgaramızı aldılar, sonra da kapattılar. Buradan yedi kişi geçimini sağlıyor. Zaten işsizlik diz boyu. Şaşırdık kaldık" diyor.
Boğaz'a karşı ucuza karın doyurmanın kolay yollarından biri olan balık-ekmeğe vatandaş büyük ilgi gösteriyor. Genelde memnuniyetini dile getiren vatandaşlar, teknelerin kaldırılmasını istemiyor.
Vatandaş memnun
Vatandaşlar, uygulamanın ranta yönelik olduğunu düşünüyor. Uygulamayla, küçük tekne ve kayıkların kapatılacağını, büyük ve 'ihtişamlı' tekne-lokantaların ayakta kalacağını öne süren 657 sayılı yasaya tabi bir memur, "Denetim bahane, rant şahane" diyerek olayı özetliyor.
***
Genelge hazırlanıyor
Denetim kaosu sona erecek
Valilik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeler, kaymakamlıklar ve Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü'nün katkılarıyla çalışmaları devam eden genelgeyle, Boğaz'da karaya bağlanarak yiyecek satan tekne ve kayıklar denetim altına alınacak. Bugüne kadar bağlı oldukları belediyelerce kontrol edilen tekne ve kayıklar, çevreye etkileri, sağlık sorunlarına yol açıp açmadıkları konusunda denetime tabi tutulacak.
Tekneler kayıt altına alınacak, durumu uygunsuz olanların faaliyetlerine son verilebilecek. Henüz üzerinde çalışmalar devam eden genelgeyle teknelerin teknik olarak çevre, can, mal ve trafik güvenliği açısından denize uygunlukları bir heyet tarafından denetlenecek.
İstanbul Valiliği İl Basın Müdürü Nazır Şentürk, teknelerin denetlenmesiyle ilgili kaos yaşandığını, genelgenin hazırlanmasıyla bunun ortadan kalkacağını söyledi. Genelge üzerinde zaten çalışıldığını belirten Şentürk, ancak vatandaşlardan gelen ve basına yansıyan şikâyetlerle çalışmalara hız verildiğini ifade etti.
'Kirletiyorlar'
Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Hücum Tulgar da, Boğaz'a yerleşen teknelerin görüntü kirliliğinin yanı sıra, çevre kirliliği yarattığını söyledi. Tulgar, teknelerin Boğaz'dan geçiş yapan tanker ve gemilerin sinyalizasyonunu engellemediği sürece tehlike oluşturmadığını, ancak çevreye zarar verdiklerini kaydetti. Kirlilik yaratan gemilerin en ufak bir boya akmasında 40 milyar lira ceza ödediğini hatırlatan Tulgar, lokanta-teknelerin denize çöp bırakarak kirlenmeye neden olduğunu belirtti.