@ismailsaymaz

Baloncuyu döverek engelli bırakan iki zabıtaya beş yıl ceza!

Baloncuyu döverek engelli bırakan iki zabıtaya beş yıl ceza!
Baloncuyu döverek engelli bırakan iki zabıtaya beş yıl ceza!
50 yaşındaki bir baloncuyu dövüp dalağını ve böbreğini kaybetmesine yol açan zabıtalara daha önce 'işkence'den yapılan yargılama 'yaralama' olarak yeniden görüldü. İlkinde 10 yıl hapis alan zabıtaların ikinci yargılamada cezaları 'iyi hal'le 5 yıla düşürüldü!
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - İstanbul Pendik'te 50 yaşındaki baloncuyu dövüp dalağını ve böbreğini kaybetmesine yol açan zabıtalara "yaralama" suçundan yedi yıl hapis cezası verildi. Dayaktan ötürü yüzde 50 oranında engelli kalan baloncunun zabıtalara direnmiş olması "tahrik" sayılarak iki yıl, zabıtaların "iyi hali" nedeniyle de bir yıl indirimle bu ceza , beş yıla düşürüldü. Zabıtalar ilk yargılamada "işkence" suçundan on yıl hapis cezasına çarptırılmış, karar Yargıtay tarafından bozulmuştu. 

Pendik Balıkçılar Çarşısı 12 Nisan 2008’de, o güne kadar pek karşılaşmadığı bir hareketliliğe sahne oluyordu. O tarihte 50 yaşında olan Yusuf Şirin, evinin ve tamamı okuyan 8 çocuğunun geçimini sağlamak için balon satmakla meşgulken karşısında zabıta Selahattin Kılıç, Erdal Küçükgüzel ve Abdullah Aykılıç’ı buldu. Üç zabıta Şirin’e, “Balonları ver!” dedi. Şirin, direnince sokak ortasında dövüldü.
Ardından araca bindirilip Ankara Caddesi’ndeki zabıta deposuna götürüldü. Zabıtalar; ayaklarını, ellerini ve gözlerini bağladıkları Şirin’i dakikalarca dövdü. O kadar çok şiddet gördü ki bayıldı. Telaşlanan zabıtalar Şirin’i evinin yakınlarındaki bir noktaya bırakıp kaçtı. Şirin, komşuların yardımıyla Kartal Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 38 gün yatılı tedavi gördüğü hastaneden, sağ böbreğini ve bir dalağını bırakarak çıktı. Tek kalan böbreğinde de rahatsızlık baş gösterdi.

O BIÇAK HİÇ BULUNAMADI

Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık avukatları, Şirin’in bıçak çektiğini iddia etti. Dayanak olarak da üç zabıtanın olay günü hazırladığı tutanağı gösterdi. Tutanağa göre, “Şirin bıçak çekip bir zabıtanın üzerine atlamış, ikisi beraber yere düşmüştü. Bıçağı alınan Şirin, kendini yerden yere atarak kendine zarar vermeye çalışmış, ardından, böbreklerinden rahatsız olduğunu söylemiş, zabıtaların ‘Hastaneye götürebiliriz’ önerisini geri çevirip eve gitmişti. Zabıtalar 26 balon ve bir bıçağa el koymuştu.” Fakat bu bıçak dava boyunca mahkemeye sunulmadı. Avukatlar ayrıca Şirin’in böbreklerinde 1976’ten beri taş bulunduğunu belirtip “Böbrek hasarlı ve en ufak darbede yaralanacak durumdadır. Zabıta bıçaklı saldırıyı def etmek için müdahili yere düşürmüş ve böbrek bu esnada yaralanmıştır” dedi. Avukatlara göre dalak da ameliyatta zarar görmüştü. Yani suçlu, doktorlardı.
Depo bekçisi Atilla Yazoğlu, olay günü zabıtaların sivil bir şahsı getirip darp ettiklerini gördüğünü söyledi. Üç zabıtaya 'işkence'den hapis cezasına hükmeden mahkeme ayrıca zabıta tutanağıyla ilgili ‘evrakta sahtecilik’ten suç duyurusunda bulundu.
Mahkeme oy çokluğuyla aldığı kararda, TCK’nın işkence suçunu düzenleyen 94. maddesine göre 12’şer yıl hapis cezasına hükmetti. Zabıtaların duruşmalardaki iyi halleri nedeniyle ceza 10’ar yıla düşürüldü. Ayrıca 5 yıl süreyle memuriyetten men cezası verildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararın onanması yönündeki görüşüne rağmen Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 11 Mart 2014’te kararı bozdu. Daire, bir eylemin işkence sayılması için ‘sistematik olması’ gerektiğini, “mevcut olayın tartışma ile başlayıp kavgaya dönüştüğünü ve yaralama ile sonuçlandığını savunarak, sanıklar hakkında üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilmesini istedi. Davanın son duruşması, geçen 17 Eylül'de görüldü. 

DİRENMEK TAHRİK SAYILDI

İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, iki zabıtaya TCK'nin 86/3. maddesi gereğince, "kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak organ kaybına yol açacak şekilde kasten yaralaması" suçundan iki zabıtaya sekiz yıl hapis cezası verildi. Yusuf Şirin'in olayın başlangıcında direndiği ve bunun da zabıtalar lehine haksız tahrik yarattığı iddiasıyla bu ceza altı yıla, sanıkların iyi hali nedeniyle de beş yıla indirildi.