@ismailsaymaz

Baloncuyu dövüp yüzde 50 sakat bırakmak işkence sayılmadı

Baloncuyu dövüp yüzde 50 sakat bırakmak işkence sayılmadı
Baloncuyu dövüp yüzde 50 sakat bırakmak işkence sayılmadı
Pendik'te 50 yaşındaki baloncu döverek, bir böbreğini ve bir dalağını kaybetmesine yol açıp 'işkence' suçundan onar yıl hapis cezasına çarptırılan üç zabıtayı, Yargıtay kararı kurtardı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararın onanması yönündeki görüşüne rağmen Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 11 Mart 2014’te kararı bozdu. Daire, bir eylemin işkence sayılması için ‘sistematik olması’ gerektiğini, “mevcut olayın tartışma ile başlayıp kavgaya dönüştüğünü ve yaralama ile sonuçlandığını savunarak, sanıklar hakkında üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilmesini istedi. Davanın ilk duruşması, dün görüldü. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, ilk kararında direnmeyerek, yargılamaya devam etme kararı aldı. Bir sonraki duruşma, 25 Aralık’a bırakıldı.
Pendik Balıkçılar Çarşısı 12 Nisan 2008’de, o güne kadar pek karşılaşmadığı bir hareketliliğe sahne oluyordu. O tarihte 50 yaşında olan Yusuf Şirin, evinin ve tamamı okuyan 8 çocuğunun geçimini sağlamak için balon satmakla meşgulken karşısında zabıta Selahattin Kılıç, Erdal Küçükgüzel ve Abdullah Aykılıç’ı buldu. Üç zabıta Şirin’e “Balonları ver!” dedi. Şirin, direnince sokak ortasında dövüldü.
Ardından araca bindirilip Ankara Caddesi’ndeki zabıta deposuna götürüldü. Zabıtalar; ayaklarını, ellerini ve gözlerini bağladıkları Şirin’i dakikalarca dövdü. O kadar çok şiddet gördü ki bayılıverdi. Telaşlanan zabıtalar Şirin’i evinin yakınlarındaki bir noktaya bırakıp kaçtı. Şirin, komşuların yardımıyla Kartal Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 38 gün yatılı tedavi gördüğü hastaneden, sağ böbreğini ve bir dalağını bırakarak çıktı. Tek kalan böbreğinde de rahatsızlık başgösterdi.

O BIÇAK HİÇ BULUNAMADI
Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık avukatları, Şirin’in bıçak çektiğini iddia etti. Dayanak olarak da üç zabıtanın olay günü hazırladığı tutanağı gösterdi. Tutanağa göre, “Şirin bıçak çekip bir zabıtanın üzerine atlamış, ikisi beraber yere düşmüştü. Bıçağı alınan Şirin, kendini yerden yere atarak kendine zarar vermeye çalışmış, ardından, böbreklerinden rahatsız olduğunu söylemiş, zabıtaların ‘Hastaneye götürebiliriz’ önerisini geri çevirip eve gitmişti. Zabıtalar 26 balon ve bir bıçağa el koymuştu.” Fakat bu bıçak dava boyunca mahkemeye sunulmadı. Avukatlar ayrıca Şirin’in böbreklerinde 1976’ten beri taş bulunduğunu belirtip “Böbrek hasarlı ve en ufak darbede yaralanacak durumdadır. Zabıta bıçaklı saldırıyı def etmek için müdahili yere düşürmüş ve böbrek bu esnada yaralanmıştır” dedi. Avukatlara göre dalak da ameliyatta zarar görmüştü. Yani suçlu, doktorlardı.
Depo bekçisi Atilla Yazoğlu, olay günü zabıtaların sivil bir şahsı getirip darp ettiklerini gördüğünü söyledi. Üç zabıtayı işkenceden hapis cezasına hükmeden mahkeme ayrıca zabıta tutanağıyla ilgili ‘evrakta sahtecilik’ten suç duyusunda bulundu.
Mahkeme oy çokluğuyla aldığı kararda, TCK’nın işkence suçunu düzenleyen 94. maddesine göre 12’şer yıl hapis cezasına hükmetti. Zabıtaların duruşmalardaki iyi halleri nedeniyle ceza 10’ar yıla düşürüldü. Ayrıca 5 yıl süreyle memuriyetten men cezası verildi. Dayaktan sonra düzenlenen ve “Bize bıçak çekti” denilen tutanakla ilgili olarak da, ‘resmi belgede sahtecilik’ten de suç duyurusunda bulunuldu. Yüzde 50 oranında engelli durumuna gelen Şirin, Radikal’e yaptığı açıklamada, “Onların aldığı ceza azdır. Dövdüler, paramı, cep telefonumu aldılar. Böyle muamele olur mu?” dedi.