scorecardresearch.com

'Balyoz'da karar!

'Balyoz'da karar!
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 1 yıl 9 aydır görülen Balyoz Planı Davası'nda karar açıklandı. Oybirliğiyle alınan kara göre, Çetin Doğan'a İbrahim Fırtına ve Özden Örnek'e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ceza 20 yıla indirildi.

İSTANBUL - 1.5 yıldan fazla bir süredir devam eden 250'si tutuklu 365 sanıklı ''Balyoz Planı'' davasında karar akşam saatlerinde çıktı.  Silivri'de görülen 108. duruşmada sanıklar, duruşma salonuna girişleri sırasında izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Sanıkların da alkışa el sallayarak karşılık verdikleri görüldü.  Duruşma öncesinde izleyiciler "Harbiye", "Onuncu Yıl" ve "Gençlik" marşlarını okudu. Sanıklar hep bir ağızdan üç kez ''Sağol'' diyerek ve alkışlarla teşekkür etti.

ÖNCE MÜEBBET SONRA 20 YIL HAPİS

"Balyoz Planı" iddialarına ilişkin 250'si tutuklu 365 sanıklı davada mahkeme heyeti kararını açıkladı. Yaklaşık 4 saatlik aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti davanın bir numaralı sanığı Çetin Doğan, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına'nın üzerine atılı " Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs"suçu sabit olduğundan suçun işleniş biçimi suçun işlendiği yer ve zaman, suçun konusunun önem ve değeri dikkare alınarak eylemlerine uyan ve lehlerine olan 765 sayılı TCK'nın 147. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme heyeti eylemin eksik teşebbüs aşamasında kaldığını belirterek kararda şu ifadelere yer verdi: "Cezalarından 765 sayılı TCK'nın 61/1 maddesi uyarınca indirim yapılarak takdiren ve teşdiden 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildi" 



MHP 'Lİ VEKİLE 18 YIL HAPİS

Mahkeme, emekli Orgeneral Bilgin Balanlı, Koramiral Abdullah Can Erenoğlu, Tümgeneral Gürbüz Kaya, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan, emekli Orgeneral Ergin Saygun, eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık, emekli Korgeneral Nejat Bek, emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri, emekli Koramiral Kadir Sağdıç, emekli Korgeneral Yurdaer Olcan ve emekli Albay Cemal Temizöz'ün de aralarında bulunduğu 78 sanığı “Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti. Sanıklar hakkındaki cezanın Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca yarı oranında arttırılmasının öngörüldüğünü hatırlatan mahkeme, cezanın ağırlaştırılmış müebbet hapis olması nedeniyle bunun fiilen mümkün olmadığını bildirdi. Sanıkların işlemeyi kast ettikleri eylemlerini elverişli vasıtalarla icraya başlamış olmakla birlikte ellerinde olmayan sebeplerden dolayı sonucun meydana gelmediği ve bu nedenle eylemlerinin eksik teşebbüs aşamasında kaldığını belirten mahkeme, meydana gelecek zarar ve tehlikenin ağırlığını, kast ve kusurun yoğunluğunu, güttükleri amaç ve olaylardaki konumlar nazara alınarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının eski TCK'nın “cürme teşebbüs” başlığını taşıyan 61. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 18'er yıl hapis cezasına çevirdi. Mahkeme, 78 sanık hakkında yargılama sürecindeki olumsuz tutum ve davranışlarını göz önüne alarak, eski TCK'nın cezada indirim öngören 59. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına hükmetti. Sanıklardan, Bulut Ömer Mirmiroğlu'nu da aynı suça ilişkin 18 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, Mirmiroğlu'nun cezasını yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları göz önüne alınarak, eski TCK'nın 59. maddesi uyarınca 15 yıl hapse indirdi. 



ÇİÇEK'E 16 YIL HAPİS


Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, emekli Albay Dursun Çiçek, emekli Korgeneral Tevfik Özkılıç, “Ergenekon” davasından da tutuklu yargılanan emekli Albay Mehmet Fikri Karadağ, emekli Tuğgeneral Rıfkı Durusoy'un da aralarında bulunduğu 214 sanık ise “Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek” suçundan16 yıl hapis cezası aldı. Mahkeme bazı sanıklar çok küçük bir bölümü için duruşmadaki iyi hallerini gözönüne aldı. 22 kişinin cezası bu iyi halden ötürü 13 yıl 4 aya düşürüldü. Mahkeme Heyeti Başkanı Ömer Diken, cezalandırılan sanıklardan Tevfik Özkılıç'ın adının “gen-etüt” belgesinde geçmesine rağmen, dava konusu seminere gözlemci olarak katıldığı ve suça katılımının sabit bulunmadığını ifade ederek, bu nedenle Özkılıç'ın beraat etmesi gerektiği yönünde karşı oy kullandı.


36 SANIĞA BERAAT 250 SANIĞIN TUTUKLUĞU DEVAM EDECEK


Tutuklu sanıklardan emekli Albay Hakan Büyük ise 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme Heyeti 250 tutuklu sanığın oybirliğiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme heyeti, 36 sanığın beraat etmesini kararlaştırdı.  

 

69 KİŞİYE YAKALAMA KARARI


Mahkeme duruşma salonundaki 6 tutuksuz sanığın tutuklanmasına, 69 sanık hakkında da yakalama emri çıkarılmasına karar verdi.

ERSÖZ'ÜN DOSYASI AYRILDI


Mahkeme hakkında yakalama kararı bulunan Ali Göznek ve Ahmet Gökhan Rahtuvan'ın ifadesinin alınmadığı ve tedavisi devam eden Levent Ersöz'ün dosyasını ise ayırdı. İkinci Ergenekon Davası'nın tutuklu sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, hayati tehlikesi bulunduğu için İstanbul Ünversitesi Tıp Fakültesi'nde halen tedavi altında tutuluyor. Avukatı Ersöz'ün tutuklu yargılanmadığı Balyoz davasında şuuru yerinde olmadığı için ifade vermeyeceğini açıklamıştı. 

UYAP'TA KAYDI YOK


Recep Yavuz isimde bir kişinin UYAP'ta kaydının olmadığı gerekçesiyle hakkındaki davanın düşürülmesine karar verdi.

 SANIKLARIN EN KIZGIN ANI

Karar açıklamadan önce duruşma salonuna kalkanlı jandarmaların girmesi sanık ve izleyici tepkisine neden oldu.

Mahkeme çok geçmeden uygulamayı kaldırdı. Sanıklarla izleyiciler arasına bulunan kalkanlı jandarmaları başka bir bölüme gönderdi.

KARARIN AÇIKLANMASI 45 DAKİKA SÜRDÜ

Kararın açıklanması 45 dakika sürdü. Saat 17.33'de mahkeme kararı okumaya başladı. Bu sırada hem izleyicler hem sanıklar sessizce ve sakince kararı dinledi.Zaman zaman izleyicelerin bulunduğu bölümden hıçkırık sesleri duyuldu.

Sinir krizi geçiren izleyiciler salondan çıkarıldı. Salonun tepkisi kararın okunmasının tamamlanmasının ardından başladı. İzleyici ve sanıkların bulunduğu bölümden alkış ve protesto sesleri yükseldi. Tam bu sırada mahkeme heyeti salonu terk etti. Bu sırada bazı sanıklar gazetecilerin bulunduğu bölüme tepki gösterdiği görüldü. Gazetecilerin bulunduğu bölüme sanıkların pet şişe attığı görüldü. 



 


DAVANIN KRONOLOJİSİ

20 Ocak 2010'da Taraf gazetesinde haber olarak yer alan “Balyoz Planı” iddialarına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu bazı sanıklar, önce tutuklanıp ardından yaptıkları itirazların kabul edilmesi üzerine serbest kaldı.

Soruşturma tamamlanarak 196 sanık hakkında hazırlanan iddianame, 6 Temmuz 2010'da Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede tüm sanıkların, 15 ile 20 yıl arasında hapis cezası öngören ve “Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs” suçunu düzenleyen eski TCK'nın 147 ve 61/1'inci maddeleri gereğince cezalandırılmaları istendi. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianame üzerindeki incelemelerini 19 Temmuz 2010'da tamamlayarak, aldığı tensip kararıyla Halil İbrahim Fırtına, Özden Örnek, Çetin Doğan, koramiraller Mehmet Otuzbiroğlu ve Kadir Sağdıç ile Engin Alan'ın da aralarında bulunduğu 102 sanık hakkında yakalama emri çıkarttı. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Ağustos 2010'da, haklarında yakalama emri çıkartılan sanıkların avukatlarının itirazlarını inceleyerek, yakalanarak cezaevine konulan emekli Kurmay Albay Ahmet Şentürk dışındaki 101 sanık açısından kararı oy çokluğuyla kaldırdı. Şentürk de tutukluluğuna yapılan itiraz sonrası serbest kaldı.


-Yeniden tutuklama-

Sanıkların yargılanmalarına Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki duruşma salonunda 16 Aralık 2010'da başlandı. Davanın 11 Şubat 2011'de yapılan 13. duruşmasında Çetin Doğan, Özden Örnek ve Halil İbrahim Fırtına'nın da aralarında bulunduğu 164 sanıktan duruşmada olanların tutuklanmasına, bulunmayanların ise hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verildi. Bu sanıklardan önce 158'i tutuklanarak cezaevine konuldu. Yargılama devam ederken de yurt dışında görevli olan subaylar mahkemeye gelerek teslim oldu. Davanın 14. duruşmasında, iddianamenin birinci sanığı olan Çetin Doğan'ın savunmasının alınmasına geçildi. Davada 191 sanığın savunmasının alınması 47 celsede tamamlandı.


-2. “Balyoz Planı” davası-

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen “Askeri casusluk” soruşturması kapsamında, 6 Aralık 2010'da Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde yapılan aramada, zemine gizlenmiş vaziyette çok sayıda dijital delil ve doküman ele geçirildi. İncelenen bu belgeler içinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen “Ergenekon terör örgütü”, “Amirallere suikast” ve “Balyoz Planı” soruşturmalarıyla ilgili deliller bulundu. “Balyoz Planı” davasıyla ilgili olan deliller ise bu davaya bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'ne 19 Şubat 2011'de yapılan e-posta ihbarı üzerine de emekli istihbarat Albay Hakan Büyük'ün Eskişehir'deki evinde 21 Şubat 2011'de arama yapıldı. Buradaki aramada elde edilen davayla ilgili deliller de yine aynı mahkemeye yollandı. Hem Gölcük'teki yeni deliller hem de Eskişehir'deki aramada elde edilen delillere ilişkin “Balyoz Planı” soruşturması kapsamında Orgeneral Bilgin Balanlı ve Tümgeneral İsmail Taş'ın da aralarında bulunduğu 15'i tutuklu 28 sanık hakkında “Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini, cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs” suçundan 15 ile 20'şer yıl arasında değişen hapis cezaları istemiyle dava açıldı. İddianameyi kabul kararını 28 Haziran 2011'de veren İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 8 tutuksuz sanık hakkında da “delilleri karartma” ve “kaçma” şüphesi nedeniyle yakalama emri çıkardı. Haklarında yakalama emri verilen Korgeneral Turgut Atman, Tümgeneral Nedim Güngör Kurubaş, Tümgeneral Bülent Kocababuç, Tuğgeneral Mehmet Eldem, Tuğgeneral Mustafa Erhan Pamuk ve Albay Mehmet Örgen tutuklanarak cezaevine konulurken, Tümamiral Ahmet Sinan Ertuğrul ve Tümgeneral Beyazıt Karataş ise yargılama sürecinde mahkemeye gelerek teslim oldu. Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda 15 Ağustos 2011'de görülmesine başlanan dava, 3 Ekim 2011'deki duruşmada ana davayla birleştirildi.


-3. “Balyoz Planı” davası-


Daha sonra Korgeneral Abdullah Can Erenoğlu ile eski HAVELSAN Genel Müdürü Ömer Faruk Yarman'ın da aralarında bulunduğu 64'ü tutuklu 143 sanık hakkında 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle 3'üncü iddianame hazırlandı. Soruşturma kapsamında 64'ü tutuklu 143 sanık hakkında özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Ayar tarafından hazırlanan 264 sayfalık 3'üncü iddianame, 23 Ekim 2011'de İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Bu iddianameyle açılan davanın yargılamasına 26 Aralık 2011 başlayan mahkeme, iddianamenin okunmasının tamamlanmasının ardından üçüncü celsede davayı “Balyoz Planı” ana davasıyla birleştirdi. Bu şekilde, “Balyoz Planı” davasındaki sanık sayısı, 250'si tutuklu 365'e çıktı.


-Büyükanıt ve Başbuğ tanık oldu-


Davanın 5 Ocak 2012'de başlanılan üçüncü iddianame sanıklarının savunmalarının alınmasının tamamlanmasının ardından, tanıkların dinlenilmesine geçildi. Mahkeme, bu kapsamda 2 Mart 2012'de Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu, eski genelkurmay başkanları emekli orgeneraller Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ'u tanık olarak dinledi. Dava kapsamımda toplam 31 tanığı dinleyen mahkeme heyeti, darbe planı yapıldığı iddia edilen 2003 yılında Genelkurmay Başkanlığı görevini yürüten emekli Orgeneral Hilmi Özkök ve dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aytaç Yalman'ın tanık olarak çağrılması taleplerini kabul etmedi. Davanın 29 Mart 2012'de görülen duruşmasında Cumhuriyet savcıları Savaş Kırbaş ve Hüseyin Kaplan tarafından hazırlanan 920 sayfalık mütalaa mahkemeye sunuldu. Davada, bilirkişi incelemesi taleplerinin kabul edilmemesi, deliller değerlendirilmeden savcılığın esas hakkındaki mütalaasını vermesi ve tanık dinletme taleplerinin kabul edilmemesini gerekçe gösteren sanık avukatları, duruşmalara girmemeye başladı.
Mahkeme, 19 Nisan 2012 günü aldığı ara karar üzerine “mazeretsiz olarak duruşmalara katılmayan” 108 sanık avukatı hakkında Avukatlık Kanunu'nun 62. maddesi de dikkate alınarak gereğinin yapılması için Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Mahkeme ayrıca, yapılan yargılama süresinde duruşmada beyanlarda bulunan bazı sanık avukatları hakkında da gereğinin yapılması için Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı yazdı. Yine mahkeme, İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve yönetim kurulu üyesi 10 avukat hakkında da “davranışlarının adil yargılamayı etkilemeye yönelik olduğu” dikkate alınarak, gereğinin yapılması için 6 Nisan 2012'de Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. İstanbul Barosu'nun duruşmaya katılmayan avukatların temsil ettiği sanıklar için mahkemece istenmesine rağmen başka avukat görevlendirmemesi üzerine davada, esas hakkındaki savunmaların alınmasına geçildi. Davanın 16 Ağustos 2012 tarihindeki duruşmasında, esasa ilişkin savunmasını yapması için sağlık durumu nedeniyle ilk olarak emekli Orgeneral Ergin Saygun'a söz verildi. Esasa ilişkin savunmaların tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti, bugün de sanıkların son sözlerini aldı. Bu arada, dava kapsamında sadece haklarında yakalama emri bulunan Ali Göznek ve Ahmet Gökhan Rahduvan'ın savunmaları alınamadı.

http://www.radikal.com.tr/1101174110117423

YORUMLAR
(23 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Yeni bir partiye ihtiyacimiz var. - Ergun Tok

Bakalim temyizin kararlari ne olacak. Gelen gideni arattirir tabiri bu duruma cok yakisiyor. Askerlerin devri bitti simdi mollalarin devrine girdik. Onlardan kurtulmanin yolu ne CHP ne MHP, yeni ve 21inci yuz yila yakisir bir partiye ihtiyacimiz var. AKP nin serbet piyasa zihniyetini, askerlerin, Laiklik zihniyetini benimseyen ve bilginin inanmaya ustun oldugunu kabullenmis yeni bir partiye ihtiyacimiz var. Ne kadar erken kurulursa o kadar gelecek secimlerde AKP yi frenleme imkani olur. Aylardir bu yeni parti fikrini ortaya atis sebebim bu. Aylardir, askerlerin yumrugundan kurtlacagiz fakat simdi yobazlarin boyundurugundan da kurtulmamiz lazim diye yazip duruyorum her yerde. Bu fikri kabullendirmek cok zor. Bu her isleyen demokrasinin gectigi bir yol. Ne Ingiltere, ABD, Fransa ve digerleri bir gunde bugunku hallerine gelmediler. Almanya bile Hitlerden elli sene evvel demokrasiye kavustu fakat Hitler 1935-1945 suresinde bu gelismeyi sekteletti fakat durduramadi. Fransa hata etti Sarkozy gibi bir adamı secti fakat cabuk uyandi ve tekmeyi vurdu. Buyuk inancim var Turkiye, butun tarihinde yaptigi gibi, yine yolunu bulup askerlerden kurtuldugu gibi bu yobazlardan da kurtulacak. Yazin ve butun tanidiklarinizi tesvik edin onlar da yazsinlar yeni bir ilerici partinin kurulmasi icin. Hurmetlerimle, Ergun Tok

Şaka gibi memleket - gueron

Darbe yapanlar dışarıda, teşebbüs edenler içeride. Nasıl memleket bu arkadaş? Hiç mi utanmaz insanlar?

Simdi gereken zaman ve sabir. - Ergun Tok

Demokrasilerde kurumlarin yerlerine oturmasi bir gunde olmuyor. Fransiz ihtilalinden sonra yasananlar, ABD deki ic harb bunlarin ornegi. Halk bile bir iki secimle kime oy verilecegini kestiremiyor. Bunlar zaman aliyor. Fakat bu kararlari halkin elinden alip askerlere verince demokrasiler muz cumhuriyetlerine donuyor. Bizim nesil hakiki demokrasiye gecisin koprusu oldu. Halk asiri dindarlara oy vermemeyi de zamanla ogrenecek. Laikligin ileri bir cemiyette ne kadar elzem bir mevhum oldugunu da secmen zamanla cani yana yana ogrenecek. Bu zamani, kendi kafalarinca, kisaltmak askerlerin vazifesi degil. Bunu ogrenmeleri lazimdi. Ben cezayi yiyenlere degil, onlarla beraber cezalanan ailelerine uzuluyorum. Bugunku cezalar Ataturkun devrimleri kadar muhim bir devrim Turkiye icin. Siviller idareyi ellerine aldilar. Zaman ister simdi onlarinda simarikliklarindan vazgecmesi icin ve halkin da onlari dizginlemeyi ogrenmesi icin. Simdi muhim olan sabirli ve sakin olmak. Ergun Tok

cemaatin yorumcu tayfasına çok iş düşsede... - 240369

ister dış, ister iç, ister eğitim, isterse bilim olsun akp nin çapı gereği üretebileceği siyaset tüm sefilliği ile ortadayken, ele geçirdikleri yargıda üretebilecekleri siyasette ancak bu olabilirdi. akp tabanının profili bellidir, akp de yönete yönete ancak bu tip profilleri yönetebilir. buna rağmen görünen o ki, bu gün, 4 - 5 yıldır beklenen dibe vuruşun gelip çattığı gündür. her ne kadar şahsi çıkarı için görmezden gelen, yüzlerce yıl sindirildiği için her türlü mevkiiden ürken, kula kul yapıldığı için biat eden bir millet de olsak, böylesi onursuz, böylesi vicdansız, böylesi adaletsiz bir hüküm, allah katında da büyük bir günah olması nedeni ile, artık kitlelerin harekete geçmesi ve bakın bakalım halk ihtilali nasıl olurmuş diyebilmesi gerekmektedir! nitekim bu gün gerçekten sözün bittiği, türk halkının silkinip kendine gelmesini gerektirecek cinsten, tarihi bir gündür…

O KADAR KABUL EDİLEN SES KAYDINA RAĞMEN HALA CUNTAYI SAVUNANLAR - Germiyen

Bunlar darbe planı olan ses kayıtlarını kabul etmediler mi? Uykularında mı konuşuyorlardı bu planları. Ne yapacaktı mahkeme darbe teşebbüsüne madalya mı takacaktı? Şikeyi savunan kafa darbeyi, postalı savunan kafa, e burası Türkiye canım...Tolon'un Malatya cinayetlerini organize eden ekiple çalıştığı bile belli iken sırf bu cinayetler bile en az bukadar ceza almasını gerektirirken; cuntacı kafalar hakimlerin "öldürdükleri misyonerler ağırlığınca altın verilsin" demelerini bekliyordu herhalde.

Nihayet ulke bir demokrasi oldu. - Ergun Tok

1) Secilmemis askerin, secilmis hukumeti, ben daha iyi bilirim diyerek devirmesi, yanlisti. 2) Sivil otoritenin kurulmasini saglayacaksa, cezalar sartti. 3) Bu vatan icin canlarini verenlerin yaninda bu cezalar az bile. 4) Temenni ederiz bu cezalarla asker, vazifesinin Ankarada degil, hudutta oldugunu ogrenir! Ergun Tok

Cüret - yuzucu

Darbe ve darbe hazırlığı yapmak,paşaların indinde o kadar normaldiki,asli vazifeleri arasında görüyorlardı ve o sebebten çok fütursuz davranabildiler,yüzlerce kişi içinde korkmadan planlarını , K.K.K ve G.Kurmay başkanının uyarılarına rağmen,( başarı halınde onlarıda içeri atacaklarını düşünerek ) devam ettirdiler.Bu dava sivillerin ,görevini kötüye kullanan askerlere ceza verebildiği ilk dava olarak tarihe geçecektir.O bakımdan emeği olan herkesi candan kutlarım demokrasinin gelişmesi konusunda önemli katkıları olmuştur.Üzüldüğüm tek nokta, emir gereği toplantıda bulunmak zorunda olarak,ceza alanlar varsa ,onlardır,umarım bu hatada yargıtay aşamasında düzelir.