Baran'ın arkadaşları farklı mı anlattı?

'O cipi yedi kilometre kovaladık'

İzmir Emniyet Müdürlüğü, 'Dur' ihtarına uymadığı için başından vurulan Baran Tursun'un 148 promil alkollü olduğunun saptandığını ifade etti. Emniyet açıklaması şöyle: "Cip, yedi ayrı polis otosu tarafından yedi kilometre takip edildi. Arkadaşlarının, 'Polis otosu görmedik, uyarı olmadı' açıklamaları yanlış ve kasıtlı."
Haber: TURAÇ TOP / Arşivi

İZMİR - Polisin 'Dur' ihtarına uymayıp kaçarken başından vurulan İzmirli Baran Tursun'un 'ağır koma' durumu sürerken, "Ateş açmadan önce başka uyarı olmadı" diyen iki arkadaşının ise savcılıkta farklı ifadeler verdiği belirtildi.
İzmir polisi: 7 km. izledik
Olayın başından beri açıklama yapmaktan kaçınan İzmir Emniyet Müdürlüğü, dün, Baran Tursun'dan alınan kan örneğinin incelenmesiyle olay sırasında 148 promil alkollü olduğunun belirlendiğini belirtti. Cipin yedi ayrı polis otosu tarafından yaklaşık 7 kilometre takip edildiği, arkadaşlarının verdiği, "Polis otosu görmedik, uyarı olmadı" açıklamasının kasıtlı olduğu öne sürüldü.
Olay sırasında Tursun'un yanında olan Emre Ökçelik ve Atilla Doğan'ın basına yaptığı açıklamaların, savcılık ifadeleriyle çeliştiği ortaya çıktı. Karşıyaka Savcısı Mehmet Süslü tarafından dinlenen Doğan'ın, ifadesinde şunları söylediği belirtildi:
"Baran Tursun, yeni bir şirket kurmuştu. O şirketi kutlamak için birlikte eğlendik. Hep birlikte alkol aldık. Baran'ın kullandığı araçla Karşıyaka'ya doğru giderken, arkadan gelen bir polis ekip arabası tepe lambalarını yakıp siren çaldı. Bizi durdurmak istedi. Ben Baran'ı çok yakından tanıdığım için birkaç kez alkolden hakkında yasal işlem yapıldığını biliyordum. Yine alkollü olduğu için bana ve Emre'ye, 'Ekip arabası yine peşimize takıldı. Ne yapalım' şeklinde bazı sözler sarf ettiğini duydum. Fakat biz cevap vermeden o kendi kararını verip aracı süratlendirdi. Babası sert mizaçlı bir adamdı. Tekrar alkollü şekilde araç kullandığını öğrenirse bir daha aracı vermez düşüncesiyle hareket ettiğini düşünüyorum ve biz de bu nedenle devam et şeklinde onayladık. Araç arkada kalmıştı. Bir anda önümüzde başka bir ekip arabası yan vaziyette durmuş, sanırım yeni gelmişlerdi. Polisler daha araçtan inmeden durma aşamasında idiler. Araç, polis ibaresi okunur biçimde yolda duruyordu. Hemen bu aracın park ettiği yerin yakınından sağ tarafa bir yol dönüyordu. Baran süratli şekilde o yola döndü. Bir süre bu yolda gittik. Bu sırada arkamızda bulunan ekip sayısının arttığını fark ettik. Ve önümüze de yolu kapatmak amaçlı olarak durduğunu anladığım bir ekip arabası daha vardı. Bu aracın yanından Baran yine hızlı bir şekilde geçti. Geçtikten sonra silah sesleri duydum. Ben aracın arka koltuğundaydım. Bu sırada Emre, Baran'a durması için uyarıda bulundu. Fakat kısa süre sonra Baran'ın başı Emre'nin omzuna düştü. Daha sonra kaza oldu. Bu anlattıklarımın dışında herhangi başka bir olay yaşamadım. Kimin ateş ettiğini ve merminin nereden geldiğini bilmiyorum."
'Bir araç selektör yaptı'
Savcının ifadelerini almalarının ardından serbest bıraktığı iki gençten Emre Ökçelik ise "Yolda giderken arkadan bir araç selektör yaptı. Arkaya dönüp baktığımda selektör yapan aracın polis ekibi olduğunu gördüm. Baran ve Atilla da polis olduğunu anladılar. Babasından çekinmiş olacak ki, bir anda kaçmaya, hızlanmaya başladı. Biz giderken arkamızdan gelen polis otosu sayısı arttı. Önümüzü kapatmış şekilde bir ekip otosu duruyordu. Tam yanından geçecektik, bir el silah sesi duydum. Baran'a, durması konusunda ikaz ettim ama başı omzuma düştü. Daha sonra kaza oldu. Ben hangi polis memurunun ateş ettiğini bilmiyorum. Arkamızda en az dört beş tane ekip arabası vardı ve bizi takip ediyorlardı. Olay bundan ibarettir" dedi.
Müfettişler inceliyor
İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından görevlendirilen iki müfettiş de İzmir'de incelemelerine başladı.