'Barış havası kokluyoruz'

Çoğu gazeteci 46 kişinin yargılandığı KCK davasında sanık avukatlarından Sinan Zincir, "Kürtler Kürtçe konuştukça barış iklimi gelişiyor" dedi.
Haber: FATİH YAĞMUR / Arşivi

Pek çok gazetecinin de tutuklu yargılandığı ve bu nedenle ‘KCK basın davası’ olarak da anılan davanın 8. duruşması, dün Silivri’deki duruşma salonunda görüldü. Birleştirilen iki başka davayla beraber sanık sayısının 33’ü tutuklu olmak üzere 46’ya çıktığı davada, avukatların Kürtçe savunma talebine mahkeme başkanı “İnceleyeceğiz” yanıtı verdi.
Birleştirme kararının ardından söz alan sanık avukatları Kürtçe savunma talebinde bulundu. Mahkeme heyetine talebini sunan Avukat Sinan Zincir, “Kürtler, Kürtçe konuştukça barış iklimi daha fazla gelişiyor. Barış havasını bu ülkede koklamaya başladık. Önümüz bahardır, barışın baharda geleceğine inanıyoruz. Cuma günü talep günü olacak. O gün biz avukatlar konuşmak istemiyoruz, Kürt Enstitüsü’nden gelecek tercümanlarla müvekkillerimizin konuşmasını istiyoruz” dedi. Zincir, Diyarbakır ’da görülen davalarda tercüman kullanıldığını da hatırlattı.
Mahkeme Başkanı Ali Alçık ise yasanın açık olduğunu ifade ederek, “Kabul edilen yasada iddianamenin okunmasından sonraki savunma aşamasında ve esas hakkındaki mütalaanın açıklanmasının ardından mütalaaya karşı savunmaların alınması aşamasında tercüman bulundurulacağı belirtiliyor. Ancak talebinizi değerlendireceğiz. Savcılık makamından da mütalaasını soracağız” yanıtını verdi. KCK basın davasının anadilde savunma hakkı tanıyan yasadan önce görülen 3. duruşmasında mahkeme heyeti, sanıkların Kürtçe savunma taleplerini reddetmişti.

‘Mahkeme farklı yorumladı’
Kararı Radikal’e değerlendiren avukat Baran Doğan ise heyetin, Diyarbakır’daki KCK davalarına bakan mahkemelerden farklı tutum aldığını ifade ederek şunları söyledi: “ Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda kıyas diye bir kavram var. Kıyasın tek istisnası, özgürlüğü daraltan normların kıyasının olmaması. Sanık iddianameye ve mütalaaya karşı savunma yapabiliyorsa, diğer aşamalarda da yapabilmeli. Yapılması gereken, yargıç kıyas uygulayarak her aşamada Kürtçe savunma hakkı tanımalı. Diyarbakır’daki mahkemeler sanığa bu hakkı tanıdı. Ancak İstanbul mahkemesi kanunu daha dar yorumladı.”