Barış lafla değil, icraatla istenir

Barış lafla değil, icraatla istenir
Barış lafla değil, icraatla istenir

Başbakan Erdoğan, Ahmet Hamdi Akseki Camii açılışından önce Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez le camiyi gezdi ve bilgi aldı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na "Barış lafla istenmez, icraatla istenir" diye seslenen Erdoğan, MHP lideri Bahçeli'ye "Zihniyle dili arasındaki kayış koptu" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Radikal AnkaraTemsilcisi Deniz Zeyrek’e verdiği demeçteki “CHP’de ‘sorun çözülmesin’ diyen mi var?” sözlerine karşılık, “Anamuhalefet ‘Barışı kim istemez’ diyor. Tamam da barış lafla istenmez, icraatla istenir, uygulamayla istenir, bir taraftan karşısında duracaksın, bariyer oluşturacaksın, öbür taraftan da sıkılmadan ‘Ben barışı istiyorum’ diyeceksin” dedi. AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, şunları söyledi:
ÂKİLLERE TEPKİLER: Malum yavru muhalefetin il başkanı da içinde olmak üzere tehditler, hakaretler, her türlü şeyleri söyledikten sonra bir grup Türk bayrağı açıyor, bir grup İstiklal Marşı söylemeye başlıyor. Burada gelenlerin hangisi İstiklal Marşı’na karşı, Türk bayrağına karşı? Bu ne densizliktir. Şu anda muhalefet partileri kolay olanı yapıyor ana muhalefet, yavru muhalefet. Biz zor olanı yapıyoruz. Onlar ölmenin ve öldürmenin, ağlamanın ve ağlatmanın tarafını tutuyor, biz ise yaşamanın, gülmenin ve güldürmenin tarafında duruyoruz. Yüksekova’daki toplantıda salon tıklım tıklımdı. Orada herkesin birbiriyle kucaklaştığı bir tablo, bunun arzusunda değil miyiz? Anamuhalefet ‘Barışı kim istemez’ diyor. Tamam da barış lafla istenmez, icraatla istenir, uygulamayla istenir, bir taraftan karşısında duracaksın, bariyer oluşturacaksın, öbür taraftan da sıkılmadan ‘ben barışı istiyorum’ diyeceksin. Bu iş lafla olmaz, bal bal demekle ağız tatlanmaz, balı yersen ağız tatlanır.
İSTİSMAR SİYASETİ: Öyle Kutlu Doğum Haftası’na geleceksin, yapacaksın bir konuşma, altına ben de dört dörtlük imzamı atarım. Ama ondan sonra çıkacaksın ertesi gün ‘bu milleti birbirine nasıl vurdururum’ onu konuşacaksın. İşte bu istismar siyasetidir. Dürüst olacaksın dürüst. Allah’ın ayetini, Resulünün hadisini saptıracak halin yok tabii. Ama uygulamada ne yapıyorsun, mesele bu. Oraya gelenlerin tavrı, beklentisi belli, ona göre konuşalım. Bu şekilde bu iş olmaz. Bunun adı istismar sanatıdır.
SÜREÇ İŞLİYOR: İçiniz rahat olsun, hiç üzülmeyin, gönlünüz rahat olsun, zihniniz rahat olsun. Tamamen ama tamamen müsterih olun. AK Parti iktidarda olduğu sürece Türkiye kaybetmez, her zaman kazanır, hiç endişe etmeyin. Allah’a hamdolsun süreç son derece hayırlı şekilde ilerliyor
BEDELİNİ ÖDERLER: Duruşuyla fikirleriyle politikalarıyla hiçbir varlık gösteremeyen Devlet Bahçeli , şu anda sokakları tahrik etmek, 1980 öncesi manzaraları bugüne taşımak için elinden geleni yapıyor. Bir avuç çapulcunun çeşitli illerde, Âkil İnsanlar Heyeti’ne yönelik saldırılarını biz sabırla takip ediyoruz. Bahçeli şunu iyi bilsin, kim ki 1980 öncesi manzarayı bugüne taşımaya kalkışırsa bedelini hukuk karşısında en ağır şekilde öder. Valilerimizin, emniyet müdürlerimizin şehirlerimizdeki tahrik olaylarına karşı daha duyarlı, daha dikkatli olmalarını da buradan hatırlatmak istiyorum.
POLİTİKALARINI DEĞİŞTİRSELER: İnanın, CHP, MHP , BDP, şu mevcut politikalarını değiştirsinler, bu ülkede terör olmaz. Ülkede terör bitse CHP’nin, MHP’nin, BDP’nin bu mevcut politikaları da asla ayakta kalamaz. Dikkat edin, terör vurdu, MHP istismar etti, sorun büyüdü. CHP, genlerine işlemiş o ceberut, o asimilasyoncu, o inkârcı zihniyeti yaşattıkça sorun büyüdü, işte CHP’nin o zihniyeti varlığını sürdürdü. Terör olduğu için BDP ortaya çıktı, BDP var olduğu için terör varlığını idame ettirdi.
KAYIŞI KOPTU: Devlet Bahçeli, koalisyon döneminde, kendi bakanlıklarının temiz olduğunu iddia ediyor. İyi de Sayın Bahçeli, sen o hükümetin ortağı, başbakan yardımcısı değil miydin? Seni oraya bostan korkuluğu olarak mı koydular? Ülke hızla uçuruma doğru sürüklenirken, hangi tepkiyi gösterdin, hangi tavrı aldın? Hani milliyetçiydin, hani vatanseverdin, hani milliyetperverdin? Ne iş yapıyordun orada? Şimdi bize kürsülerden ağzına geleni söylüyor, külhanbeyi edasıyla esip gürlüyor. Gerçekten Sayın Bahçeli’nin zihniyle dili arasındaki kayış koptu, hakikaten koptu. Sayın Bahçeli’nin, 1999’da nasıl kuzu kuzu gidip koalisyona ortak olduğunu, 28 Şubat politikalarını nasıl kuzu kuzu uyguladığını, 2001’de ülkeyi nasıl bir gecede yoksullaştırdıklarını unutmadık. Onu kalkıp da ‘Benim partimden değildi’ diye kimseye yutturamazsın. Sen o iktidarın günah ortağısın. Hiçbir yere kaçamazsın.
PAZARLIK İÇİNDE DEĞİLİZ: Sürecin hassasiyeti, özellikle de sabotajlara açık olması bakımından nasıl çözdüğümüz konusunda detaya girmek, gereksiz münakaşaların içine girmek yerine işimize yoğunlaştık. Ülkemizi, vatanımızı, birliğimizi, bütünlüğümüzü, bayrağımızı, Cumhuriyetimizi tartışma konusu dahi yapacak en küçük bir girişimin içinde değiliz, olmayız. Hiçbir pazarlığın içinde değiliz, olmayız. Üç beş tane çapulcu köşe yazarının yazısı, benim milletimin beklentisi olmamalıdır. Göreceksiniz terör bittiğinde geride bıraktığımız 10 yıldan daha hızlı ve sağlıklı şekilde Türkiye sıçramasını yapacaktır. Terör bitsin Türkiye’yi tutabilene de aşk olsun.