Barış olursa dağ ve cezaevi için alternatif bol

Barış olursa dağ ve cezaevi için alternatif bol
Barış olursa dağ ve cezaevi için alternatif bol
PKK silah bırakırsa dağdakileri indirecek, cezaevindekileri çıkaracak yollar çok. Ancak her adımda bir Öcalan düğümünün yaşanacağı da muhakkak.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın Diyarbakır’da yaptığı konuşmada kullandığı “Dağdakiler inecek, cezaevleri boşalacak” ifadesi, çözüm sürecinin ‘nihai hedefini’ ortaya koyuyor. ‘Eve dönüş’, ‘TMK’sız hayat ’ ve ‘yeniden yargılanma’ gibi düzenlemeler, bu sürecin yasal altyapısını oluşturacak. Ancak, bu köklü mevzuat değişikliğinin hayata geçirilmesi için PKK ’nın silahları tamamen bırakma aşamasına gelmesi gerekiyor.
Erdoğan’ın sözleri, Kürt sorununun çözümü için yürütülen süreçte en çok mesai harcayan isimlerden biri olan Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan’a göre, ‘temenni’. Çünkü sürecin temel amacı PKK’nın tamamen kendini feshetmesi ve dağdakilerin inmesini sağlamak. Akdoğan da Erdoğan’ın Diyarbakır’da bu temennisini dile getirdiğini ifade ediyor. 

İlk adım: Eve dönüş

PKK’nın silahı bırakıp eve dönebilmesi için mevzuatta atılması gereken ilk adım ‘eve dönüş’ün altyapısını hazırlamak. Süreç başladığından beri Kamu Güvenliği Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda yapılan çalışmalarda ‘pişmanlık yasası’ olarak bilinen mevcut düzenlemenin daha da genişletilmesi üzerinde duruldu. Ortaya çıkan manzara şöyle: “Herhangi bir terör eylemine katılmamış olanlar (dağa çıktıkları, örgütle organik bağ kurdukları halde örgütün silahlı eylemlerine katılmamış olanlar)” ve “haklarında hüküm tesis edilmemiş olanlar (terör örgütü üyeliği zannıyla tutuklu ya da tutuksuz yargılananlar)” açısından durum daha kolay. Ancak, örgütün silahlı eylemlerine aktif olarak katılmış olanların eve döndükten sonra eylemlerinin cezasız kalması zor görünüyor. 

İkinci adım: TMK

Cezaevindeki PKK’lıların serbest kalmasının bir yolu af çıkarılması. Ancak anayasanın eşitlik ilkesi, sadece PKK’lılara af çıkarılmasının önüne geçiyor. Bu durumda yapılması gereken genel bir af düzenlemesi ama bu affın da vicdanları yaralayacak azılı suçlular özgür kalmadan ve ‘oy kaybetmeden’ yapılması mümkün değil. Af dışındaki bir yol da suç niteliğinin değişmesi. Burada da en kritik nokta Terörle Mücadele Yasası’nın değiştirilmesi. Son demokratikleşme paketinde Terörle Mücadele Kanunu’na (TMK) dokunulmadı, çünkü PKK’nın silahı bırakmasının ardından bu kanunun tamamen kaldırılması, geri kalan örgütlerin de CMK ve TCK kapsamında ele alınması öngörülüyor. Nitekim, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, sık sık asıl hedeflerinin TMK’yı tamamen kaldırmak olduğunu dile getiriyor. Ergin, son olarak demokratikleşme paketinin hazırlanma sürecinde, “Her pakette TMK’yla ilgili birkaç madde getiriliyor. Ama sürekli TMK’yla oynamak doğru değil. Temel arzumuz, ülkede terör iklimini ortadan kaldırıp TMK’ya ihtiyaç kalmaması. Çözüm sürecinden sonuç alırsak TMK tamamen kaldırılabilir. Terörün Türkiye üzerindeki etkisi ve baskısı ortadan kalktığı anda Türk Ceza Yasası Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılar” demişti.
Bakanlık yetkilileri, PKK’nın silahlara veda etmesi halinde koşulların da tamamen değişeceğine dikkat çekerek, TMK’nın kaldırılması, TCK ve CMK’da ilgili düzenlemelerin yapılması konusunda hazırlanan çalışmaların hayata geçirilebileceğine işaret ediyor. Haklarında hüküm kurulmuş, dolayısıyla eve dönüş yasasından yararlanamayacak PKK’lıların eve dönüşü için bir başka yol da ‘yeniden yargılama’ imkânı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının ardından Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru hakkıyla da ‘yeniden yargılama’nın önünü açabileceği konuşulmaya başlanmıştı. Suç niteliğinin değişmesiyle birlikte CMK’nın 311. maddesi kapsamında PKK’lıların yeniden yargılanması gündeme gelebilir.
PKK’lıların dağdan inmesi ve cezaevlerinin boşalması için atılacak her adımın, yine eşitlik kavramı kapsamında Öcalan’ı dışarıda tutması mümkün görünmüyor. PKK silah bıraksa bile Öcalan’ın serbest kalamayacağını savunan AK Partililerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Bu nedenle mevzuatta yapılacak her değişiklikte bir ‘Öcalan düğümü’ kaçınılmaz görünüyor.
Hükümetin bütün bu mevzuat değişiklikleri üzerinde çalıştığını belirten yetkililer, adım atılabilmesi için sürecin ilerlemesi gerektiğine işaret ediyor. Akdoğan da dün Kanal 24’te eve dönüş ve diğer yasalarda değişiklik yapılabileceğini vurguladı ancak altına önemli bir kayıt düştü: Vakti zamanı geldiğinde.