@idrisemen

Başbakan'ı koruyan adam

Başbakan'ı koruyan adam
Başbakan'ı koruyan adam
Başbakan Erdoğan'ın anlatıldığı 'Ustanın Hikâyesi' belgeselinde ünlü isimler konuştu. Başbakan'ın minnetle andığı Tevfik Aydeniz ise kimsenin dikkatini çekmedi. Aydeniz ailesine Radikal ulaştı.
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın hayat hikâyesinin anlatıldığı ve önceki akşam Beyaz TV’de yayımlanan ‘Ustanın Hikâyesi’ belgeselinde, kendisini korumak için İsviçre’den geldiğini söylediği milli güreşçi Tevfik Aydeniz’in ailesine Radikal ulaştı. Aydeniz’in eşi Hacer Aydeniz, “Seçimlerden dolayı o dönemlerde kocam bizden çok Tayyip Erdoğan ile zaman geçiriyordu. 1989’da Beyoğlu Belediye Başkanı adayı iken, o sene bir erkek çocuğumuz oldu. Rahmetli kocam oğlumuzun adını Tayyip koydu” dedi. 

‘İlk Tayyip benim’

Rakı içerken Başbakan’a, “Sen ağlama, ben ağlıyorum” diyen kişinin Tevfik Aydeniz olmadığını söyleyen Hacer Aydeniz, “Benim kocam hiçbir zaman içki içmedi. Burada bir yanlış anlaşılma söz konusu. Başbakan’ın rakı içtiğini söylediği kişi benim kocam değil başka biri. Seçim günü sonuçlar açıklanınca kocam ile Başbakan Erdoğan beraber böyle bir olaya tanıklık ediyorlar. Başbakan rakı içenin adını vermediği için rakı içenin kim olduğunu biz de bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz tek şey rakı içenin benim kocam olmadığı” diye konuştu. 

Usta'nın Hikayesi sosyal medyayı salladı

Başbakan'ın ağzından kendi hayat hikayesi

Gülben Ergen veto mu yedi?


Başbakan Erdoğan’ın sünnet düğününe geldiğini ve belirli aralıklarla kendilerini ziyaret ettiğini söyleyen Tayyip Aydeniz ise şunları söyledi: “Rahmetli babam ile Tayyip Erdoğan birbirine çok yakın ve birbirine çok benzeyen insanlar. Başbakanımızdan dolayı ismi Tayyip konulan ilk çocuk benim. Bu durumdan çok memnunum, çünkü Başbakan’la babamın birçok ortak özelliği var.” Babası vefat ettikten sonra da Başbakan Erdoğan ile ilişkilerin devam ettiğini ifade eden Tevfik Aydeniz’in kızı Esra Aydeniz de babası ile Başbakan’ın dostluğunu şu sözlerle anlattı: ”Babam çok yiğit ve cesur biriydi. Başbakanımızla çok iyi anlaşırdı. Erdoğan nereye gitse babamla beraber giderdi. Çok derin bir dostlukları vardı. 1999 yılında babam öldükten sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da cezaevine girdi. Ben de kendisine bir mektup yazdım. Başbakan da bana, ‘sevgili kızım’ diye başlayan bir mektup yolladı. Mektup bizim için çok anlamlıydı. Başbakan ne zaman Kasımpaşa’ya gelse mutlaka bizi ziyaret eder, bizim hal hatırımızı sorar. Daha sonra Başbakan’ın isteğiyle babamın ismi Alibeyköy’de bir spor salonuna verildi.”
Başbakan’ın 1989 yerel seçimlerini kaybettiği gün yanında olan Osman Polatkan ise o günle ilgili hatırladıklarını şöyle aktardı: “1989 yılında seçimleri kazanmak için gece gündüz çalışırdık. Sabah erkenden başlayan seçim çalışmalarımız, gecenin ilerleyen saatlerinde işkembecide son bulurdu. Bir gece Tevfik Aydeniz, Hüseyin Dormen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la beraber, Beyoğlu’ndan gelirken gece kulüplerinden çıkan birkaç sosyetik kadınla karşılaştık. Bizim Milli Görüşçü olduğumuzu bilen kadınlar, önyargılı davranarak seçimi kaybetmemizi istediklerini söyledi. Ancak Başbakanımız kadınlarla konuşup karizmasıyla onları ikna etti. O dönem ilk defa Cihangir’den milli oy aldık.”

Başbakan Erdoğan, Tevfik Aydeniz için ne demişti?


Başbakan Erdoğan, Tevfik Aydeniz için programda şunları anlatmıştı: “Refah Partisi’nde olduğu dönemde seçimi kaybettiğimiz gece bir arkadaşımız elinde rakı şişesiyle ağlıyordu. O gece geç saatler, kaybettiğimizi öğrendik. İsviçre’de çalışan rahmetli Tevfik Aydeniz kardeşim vardı. Seçim için onları davet ettim, geldiler. Tehditler falan vardı. Bir yarımlık yeni rakı almış. Orada onu içiyor. Başkanım diyor, ‘sen ağlama, ben ağlıyorum’ diyor. O kişi daha sonra rakıyı da bıraktı. Yol arkadaşımız oldu.”