Başbakan'ın ağzından 'Ustanın Hikayesi'

Başbakan'ın ağzından 'Ustanın Hikayesi'
Başbakan'ın ağzından 'Ustanın Hikayesi'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hayat hikayesinin anlatıldığı 'Ustanın Hikayesi' belgeseli Beyaz TV'de anlattı. İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmalarından önemli satırbaşları.

Başbakan Erdoğan;
Bir tarafdan kalkacaksın diyeceksin ki; ötekileştirme yok. Türkiye 'de hala bu zihniyet var. Adli yıl açılışında da buna şahit olduk. Bir tarafdan bunu söyleyeceksiniz. İnanç ayrımı yapmıyoruz diyeceksiniz. Öbür taraftan da baş örtümü inancım nedeniyle kullanıyorum diyene eğitim hakkı vermeyeceksin, ona iş imkanı vermeyeceksin. Bu adalet mi?" dedi.

"Hanım hariç herkes Fenerbahçeli. Ama bu son olaylardan sonra bütün aile nedense soğudu bu işlerden. Yaşanan olaylar aileyi epeyce soğuttu. Emine hanım ise Beşiktaşlı" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Beyaz TV'de hayatının anlatıldığı 'Ustanın Hikayesi' isimli belgesel programına konuk olarak hayatına ve gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunuyor.

Recep Tayyip Erdoğan ismini kimin kurduğu sorusu üzerine, Başbakan Erdoğan, "Bildiğim kadarıyla Recep Tayyip ismini babam verdi. Recep ayında doğduğum için Recep adı verilmiş" dedi.

Başbakan Erdoğan, ilkokulda arkadaşları tarafından zaman zaman 'Hoca' olarak anıldığını da söyledi. 

Acun: 'Gurur Duydum'
 

"EN ÇOK OYNADIĞIMIZ OYUN ÇELİK ÇOMAK, UZUN EŞEK"


Çocukken oynadığı oyunların sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, "Pek çok oyun vardı tabi. En çok oynadığımız oyunlar, çelik çomak, uzun eşek, yakartop, dama, dokuz taş filan. Bisiklet alacak durumda değildik. Anacığımın hazırlayıp verdiği bir kumbarada paralarımı biriktirirdim. Para biriktirme özelliğim o dönemlerde başladı" diye konuştu.

"BABAM BİZİMLE ZAMAN ZAMAN HESAPLAŞMIŞTIR"
Aile ilişkililerine ilişkin bir soru üzerine Başbakan Erdoğan, "Babam çok otoriterdi. Ağzınızdan kötü bir laf çıkacak cezası çok ağırdı. Küfür edemezsiniz bir küfür ettiğiniz anda, faturasını ağır ödersiniz. Onun için de babam bizimle zaman zaman hesaplaşmıştır. Faturasını da ağır ödedik ama kazandık" şeklinde konuştu.

"KASIMPAŞA DEYİNCE BUNLAR KABADAYIDIR"
"Kasımpaşalı olmak ne demek?" şeklindeki soruya Başbakan Erdoğan şu şekilde yanıt verdi: "Şu andaki hal Kasımpaşa değildir. Kasımpaşa'da doğru bulmadığımız zaman zaman mafyanın içine karışmış tipler de oralardan çıkmaya başladı. Yani daha çok efendilerin oturduğu Kasımpaşa bu hale geldi. Daha sonra bir değişime uğradı ve Kasımpaşa adeta şu anda Türkiye'nin bir özeti haline geldi. Mahalle içinde Roman komşularımız var. Benim çok arkadaşım var. Onlar hala o şekilde oturuyor. Ben kendilerine yalvarıyorum ne olur şu kentsel dönüşüm değişim içerisinde sizin buraları artık bir değiştirelim yıkalım yeni oluşum içerisinde siz de yerinizi alın. Alışkanlıklarını atamıyorlar. Ama yeni yeni bazı şeyler orada da başlamış. O mafyamsı yapıdan kalan o kabadayılık Kasımpaşa deyince bunlar kabadayıdır. Ama bunun yanında tabi bir de sözün eridir. Bir şeye söz verildiyse yerine getirir. Aynı şekilde karşı tarafdan da sözünü yerine getirmesini ister. Getirmediği takdirde bedelini ağır öder. Böyle bir anlayış var. Doğrusu biz o dönemleri yaşadık bildik."

"ÖLÜ MÜ YIKAYACAKSINIZ? ONUN İÇİN Mİ BURAYA GELDİNİZ?"

İmam Hatip Lisesi'nde eğitim almasına ilişkin Başbakan Erdoğan, "Öğretmenlerimiz bize şunu söylerlerdi: Ölümü yıkacaksınız? Onun için mi buraya geldiniz? Buradan rahat rahat bir yere gidemezsiniz. Fark dersleri vereceksiniz. Ondan sonra normal üniversiteye gideceksiniz. Bir tarafdan kalkacaksın diyeceksin ki; ötekileştirme yok. Türkiye'de hala bu zihniyet var. Adli yıl açılışında da buna şahit olduk. Bir tarafdan bunu söyleyeceksiniz. İnanç ayrımı yapmıyoruz diyeceksiniz. Öbür taraftan da baş örtümü inancım nedeniyle kullanıyorum diyene eğitim hakkı vermeyeceksin, ona iş imkanı vermeyeceksin. Bu adalet mi? Hani ayırım yoktu. Amerika'da okuyabiliyor. Batıda okuyabilir çalışabiliyor. Halkının yüzde 99'u müslüman olan bir Türkiye'de neden okuyamıyor. Türkiye Laik. Peki Laiklik ne demek? Bütün inanç guruplarına eşit mesafede olmak Laiklik'in de gereğidir. Malasef bu ayırım yapılıyor" ifadelerine yer verdi.

Tuttuğu takıma ilişkin Başbakan Erdoğan, "Hanım hariç herkes Fenerbahçeli. Ama bu son olaylardan sonra bütün aile nedense soğudu bu işlerden. Yaşanan olaylar aileyi epeyce soğuttu. Emine hanım ise Beşiktaşlı" dedi.


"YENİ RAKI ALMIŞ ONU İÇİYOR. BAŞKANIM SEN AĞLAMA BEN AĞLIYORUM DİYOR"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,

"O gece geç saatler, kaybettiğimizi öğrendik. Semtimizde bir arkadaşımız, yaşça benden biraz büyük. İsviçre'de çalışan Tevfik Aydeniz kardeşim vardı. Seçim için onları davet ettim, geldiler. Kapıdan çıktım, karşıya geçmiş, bir yarımlık yeni rakı almış. Orada onu içiyor. Başkanım diyor sen ağlama, ben ağlıyorum diyor" dedi.


"BİZ BİR AŞIK OLDUK PİR AŞIK OLDUK"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,


"Yeni şeyle elektriklenme diye ifade edilen ama işin edebi noktasına baktığımız zaman aşık olmak deniyor ya. Böyle bir durum orada meydana geldi. Benim aşkı tanımlamam biraz farklıdır. Bence aşk; kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. Böyle tanımlarım. Bazıları şimdi diyor aşık oldum. Ama sonra aşık olduklarının sayısı çok artıyor. Ama bizim ki öyle değil. Biz, bir aşık olduk pir aşık olduk.Böyle devam ediyoruz" dedi.


"AŞK KİŞİNİN SEVDİĞİNDE YOK OLMASIDIR"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Beyaz TV'de hayatının anlatıldığı 'Ustanın Hikayesi' isimli belgesel programına konuk olarak hayatına ve gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakan Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile tanışmasına ilişkin şöyle konuştu: "Şimdi Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu'nun olduğu yerde Tepe Başı Gazinosu'nda parti toplantısı vardı. Ön sıralarda. Bizim hanımın tasarımcılık yanı da çok güçlüdür. Dikkatimi çekti. Duruşu dikkatimi çekti. Yeni şeyle elektriklenme diye ifade edilen ama işin edebi noktasına baktığımız zaman aşık olmak deniyor ya. Böyle bir durum orada meydana geldi. Benim aşkı tanımlamam biraz farklıdır. Bence aşk; kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. Böyle tanımlarım. Bazıları şimdi diyor aşık oldum. Ama sonra aşık olduklarının sayısı çok artıyor. Ama bizim ki öyle değil. Biz, bir aşık olduk pir aşık olduk.Böyle devam ediyoruz. İstemeye giderken de çikolatalı baklava yaptırmıştım."
Başbakan Erdoğan öğrencilik yıllarında iyi menemen yaptığını da söyledi.

Başbakan Erdoğan siyasi hayatı boyunca ümidini hiçbir zaman yitirmediğini söyleyerek, "Muhtar bile olamaz diyenler, hala yazılı ve görsel basında var. Utanmıyorlar. Bu başlıkları siz atmıştınız" dedi.

"40 YILI GEÇEN BİR KARDEŞLİĞİMİZ VAR"

Program kapsamında konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan ile ilgili olarak şunları kaydetti: "Tayyip beyle bizim arkadaşlığımız kardeşliğimiz çok eskilere gençliğimizin ilk yıllarına gider. O günden bugüne 40 yılı geçen bir arkadaşlığımız, kardeşliğimiz var. Bu mahalle arkadaşlığı değil. Vatan, millet sevgisi uğrunda bir dava arkadaşlığı. Onun için çok anlamlı bir arkadaşlık. Öğrencilik yıllarındaki faaliyetlerimiz, mücadelelerimiz unutuldu. Ama gerek Refah Partisi, gerek Fazilet Partisi'nde benim milletvekili olarak Tayyip beyin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hep yaptıkları dikkat çekti. Esas, AK Parti 'yi kurmamız, AK Parti'yi iktidara taşımamız hiç unutulmayacak bir olaydır. Türkiye'nin siyasi tarihini adeta beraber yazdık. Türkiye'de çok yapısal değişiklikler oldu. Türkiye'nin ışığı sadece kendisinin değil, bütün çevreyi aydınlatmaya başladı. Bunlar, çok köklü reformlarla oldu.Tayyip bey, sıcak ilişkiler kurar. Aynı zamanda çok da yufka yüreklidir."

Program kapsamında, Fatih Terim, Ajda Pekkan, Orhan Gencebay, Şahan Gökbakar, Kenan Işık, Acun Ilıcalı, Kenan İmirzalıoğlu, gibi ünlüler de Başbakan Erdoğan hakkında konuşarak anılarını paylaştı.

Programın sunucuları tarafından şiir okuması istenen Başbakan Erdoğan, şiir okumak yerine, 'Beraber yürüdük biz bu yollarda' şarkı sözlerini okudu.

"BAŞKANIM SEN AĞLAMA BEN AĞLIYORUM DİYOR"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Beyaz TV'de hayatının anlatıldığı 'Ustanın Hikayesi' isimli belgesel programına konuk olarak hayatına ve gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakan Erdoğan, Refah Partisi'nde olduğu dönemde seçimi kaybettikleri gece bir arkadaşının elinde rakı şişesiyle ağladığını belirterek şöyle konuştu: "O gece geç saatler, kaybettiğimizi öğrendik. Semtimizde bir arkadaşımız, yaşça benden biraz büyük. İsviçre'de çalışan rahmetli Tevfik Aydeniz kardeşim vardı. Seçim için onları davet ettim, geldiler. Tehditler felan vardı. Çıktılar geldiler. Kapıdan çıktım, karşıya geçmiş, bir yarımlık yeni rakı almış. Orada onu içiyor. Başkanım diyor, 'sen ağlama, ben ağlıyorum' diyor. Ama 'biz diyor oraya çıkacağız' diyor. 89, 94'ün sinyalini veriyor. Ve 94'te biz İstanbul'u alıyoruz. O kişi daha sonra rakıyı da bıraktı. Yol arkadaşımız oldu. Sonra Beyoğlu'nu da İstanbul'u da aldık. Yola devam ettik."