Başbakan'ın berberi: Erdoğan biraz sakinleşmeli

Tüm dünyada yayın yapan Bloomberg haber ajansında çıkan bir makalede, Başbakan Erdoğan'ın 20 yıllık berberi Ahmet Güler'in görüşlerine yer veriliyor: Ani çıkışları olabiliyor ama Başbakanımız artık biraz sakinleşmeli.

Radikal.com.tr - Bloomberg’den Taylan Bilgiç ve Ali Berat Meriç’in kaleme aldığı ve 11 Haziran’da yayınlanan makalede, Erdoğan’ın 20 yıldır berberliğini yapan Ahmet Güler’in sözlerine yer veriliyor. Haberden satırbaşları şöyle:

"54 yaşındaki Ahmet Güler, 7 Haziran’da verdiği bir röportajda “Bugün tıraş olmak için gelse, ona söyledikleri konusunda daha dikkatli davranmasını tavsiye ederdim. Ani çıkışları olabiliyor, aklına gelenleri, üzerinde fazla düşünmeden söylüyor. Ama olayları daha fazla tırmandırmanın mantığı yok” diyor.

Başbakan protestocuların büyük kısmının orta sınıftan profesyoneller ile öğrencilerden oluşmasını göz ardı ederek, onları teröristler, anarşistler ve çapulcular olarak etiketlendiriyor. Öte yandan kendi tabanı bile, konuşmalarında biraz daha sakin olmasını dilediklerini belirtmekte.

Başbakan’ın da doğup büyüdüğü Kasımpaşa’da yaşayan Ramazan Palut, 15 yıldır bu semtte esnaflık yapıyor. Palut, “Başbakanımız biraz sert mizaçlı, ama biz bunu pek doğru bulmuyoruz” diyor ve ekliyor “Başbakanın insanlara güven vermesi gerekiyor.”

Geçtiğimiz hafta Başbakan Erdoğan İstanbul’daki Atatürk Havaalanı’na indiğinde, destekçileri geceyarısında bir karşılama mitingi düzenlemişti. Başbakan o akşam, “Yol ver gidelim, Taksim’i ezelim” sloganları atan kalabalığa seslendi. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan Ali Güneş, Erdoğan emrettiği takdirde tam olarak böyle davranacağını söyleyerek, “Erdoğan bir dünya lideri. Biz dibe vurmuşken, ülkemizi bugünlere kadar getirdi. Başbakan öl derse ölürüz, izin verirse de provokatörlere yaptıklarını ödetiriz” diye konuşuyor.

Erdoğan’ın partisi, 2002 yılından beri yapılan her 2 seçimde de oylarını artırdı. Göreve başladıkları ilk günlerden bu yana ordunun seçilmiş politikacılar üzerindeki tahakkümünü azalttı, Türkiye ’nin Avrupa Birliği üyeliği için müzakerelere başlamasını sağladı, ekonominin gelişmesini ve enflasyon verilerinin düşmesini sağladı. Bu sayede 2011’de yapılan son seçimlerde AKP yüzde 50’nin biraz altında oy aldı.

Bu ve benzeri zaferler, Erdoğan’ın Türk parlamentosunda çoğunluğu da ele geçirmesini sağladı. Sokaklardaki protestocular da Erdoğan’ın buna güvendiğini, yaşam biçimlerini etkileyecek kanunlar çıkarırken kendilerine danışmadığını savunuyorlar.

En büyük endişeleri arasında, Erdoğan’ın popüler televizyon programlarına müdahale etmesi, alkol satışı ve pazarlamasını kısıtlayan bir kanun çıkarması, medyanın hükümet tarafından sindirilmesi ve İstanbul’un çehresini değiştirecek büyük çaplı projeleri, halka sormaksızın yürürlüğe sokması geliyor.