Başbakan'ın sözünü ettiği 'gelin'

Başbakan'ın sözünü ettiği 'gelin'
Başbakan'ın sözünü ettiği 'gelin'
Başbakan Erdoğan'ın da daha önce değindiği 'göstericilerin taciz ettiği başörtülü genç kadın' vakalarından birini, Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi bugünkü köşesine taşıdı. "Saldırıya uğrayan Z.D. bir ilçe belediye başkanının gelini..."

Radikal.com.tr – Gezi Parkı protestolarının sert polis müdahaleleri nedeniyle büyüyerek yaygınlaştığı 31 Mayıs gününden itibaren, gösteriler sırasında yaşananlarla ilgili pek çok iddia ortaya atıldı. Dolmabahçe’de camilere ayakkabılarla girildiği, bir camide içki içildiği, göstericilerin bazı başörtülü kadınlara sözlü ve fiziki sataşmalarda bulunduğu gibi pek çok iddia ortaya atıldı. Bunların hemen hepsi Başbakan Erdoğan tarafından da çeşitli konuşmalarında dillendirildi.

İşte Erdoğan’ın da daha önce sözünü ettiği o ‘göstericilerin taciz ettiği başörtülü genç kadın’ olaylarından birini Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi bugünkü köşesine taşıdı. Selvi, bir ilçe belediye başkanının gelini olan Z.D.’nin, Kabataş’ta göstericiler tarafından saldırıya uğradığını anlattı.
Hürriyet yazarı İsmet Berkan da Twitter hesabı üzerinden Selvi'nin yazısını paylaştı ve baştan inanmak istemediği bu olayın mobese görüntülerini izledikten gerçekliğine inandığını aktardı. Berkan, ailenin olayın duyulmasını istemediğini ancak Başbakan Erdoğan'ın grup konuşmasında bu olaydan söz etmesi üzerine artık gizli kalmayacağını ve görüntülerinin de ortaya çıkacağını tahmin ettiğini de yazdı. 

Abdülkadir Selvi'nin bugünkü Yeni Şafak'ta yer alan yazısı şöyle:


Başbakan'ın sözünü ettiği ‘gelin’ 
“(…) Başbakan'ın grup konuşmasında, ‘Çok önemli bir yakınımın gelinini yerlerde sürüklediler’ cümlesi vardı.
Bu sanki geçmişte yaşanmış gibi algılandı.
Ama olay yeni.
1 Haziran Cumartesi günü İstanbul 'da yaşandı.
İstanbul'da büyük bir ilçe belediye başkanının gelini.
Z.D.
1 Haziran Cumartesi sabahı arkadaşlarıyla Adalar'a gidiyor. Yanında 6 aylık bebeği var.
Akşam vapuruyla Adalar'dan döndükten sonra, Kabataş İskelesi'nden kocasını arıyor.
Eşi, Kabataş İskelesi'nin karşısına geçip beklemesini, almaya geldiğini söylüyor.
Kabataş İskelesi'nin karşısına geçerken bir grup eylemciyi görüyor.
Bunların Gezi eylemcileri olduğunu fark ediyor, hatta çevre ve ağaç eylemi yaptıkları için de en ufak bir rahatsızlık hissetmiyor.
Ama ne oluyorsa o sırada oluyor.
Grubun içinden birkaç kadın, 'Tayyip'in?' diyerek önce sataşmaya daha sonra saldırmaya başlıyorlar.
'Ne geldiyse bundan geldi' diyerek başörtüsünü çekiyorlar, genç anneyi tekmeleye başlıyorlar. Bu sırada grubun içinden bazı erkekler de vurmaya başlıyor.
Olay yerindeki bir adam müdahale edip, genç anneyi kurtarmaya çalışıyor. Onu da dövüyorlar. Bebek arabasını parçalıyorlar, genç anneyi tekmeliyorlar.
Bu arada, 'Bu sefer devrim yapıyoruz, sen de gideceksin Tayyip de gidecek' diye bağıranlar, 'Tayyip'i asacağız' diye öfke nöbetine tutulanlar var.
Durun daha bitmedi.
İğrenç olanı daha sonra sergileniyor?
Kimse şuraya buraya çekmeye çalışmasın.
Bu olay yargıya intikal etti.
Vücudu mosmor?
Z.D. hastaneden rapor aldı.
Panik atak geçiren genç anne, haberleri izleyemiyor, evden dışarı çıkamıyor.
Olayların ortasında kalan ve ayağı tırmık izleri taşıyan bebek ise o günden itibaren sütten kesildi.
Gazeteci arkadaşım Elif Çakır kendisiyle konuştu.
Elif Çakır, o gün Habertürk televizyonunda bir programa katılacaktı.
Bırakın programa katılmayı, sabaha kadar ağladı.
Evet biz başkalarının hayat tarzına müdahale edilmesin diyoruz.
Başka hayat tarzlarına saygılıyız.
Ama birileri de bizim hayat tarzımıza saygı göstersin.
Benim büyük kızım Büşra'nın başı kapalı.
İkinci kızım Kübra'nın ise başı açık.
Ben hangi evladımı tercih edebilirim.
Türkiye 'yi de, insanların hayat tarzını da böyle görüyorum. (…)”