scorecardresearch.com

Başbakan'ın danışmanı: Elbette Öcalan'la bir diyalog olacak

Başbakan'ın danışmanı: Elbette Öcalan'la bir diyalog olacak
23/08/2010 10:49
Hükümet ve terör örgütü arasındaki 'işbirliği' iddialarına bir tepki de Başbakan Erdoğan'ın danışmanı Yalçın Akdoğan'dan geldi: Hükümetin, PKK gibi bir terör örgütü ile müzakere etmesi söz konusu değildir. Elbette devletin kuruluşlarının cezaevinde kalan bir mahkumla ister istemez diyaloğu olacaktır.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 'ın danışmanlarından Siyaset Bilimci Doç. Dr. Yalçın Akdoğan, 'Hükümetin, PKK gibi bir örgütle pazarlık veya müzakere etmesi söz konusu değildir. Elbette devletin ilgili kuruluşlarının devletin cezaevinde kalan bir mahkumla (Abdullah Öcalan) ister istemez bir diyaloğu olacaktır. Bu diyaloğu pazarlık veya müzakere olarak yorumlamak son derece yanlıştır' dedi.

TEK TARAFLI EYLEMSİZLİK KARARI
MHP lideri Devlet Bahçeli, terör örgütünün, 31 Mayıs'tan itibaren aldığı 'eylemsizlik' kararının altında, hükümetle PKK arasındaki işbirliğinin yattığını öne sürmüştü. Akşam gazetesinden Bülent Şanlıkan’ın haberine göre iddialara çok sert çıkan Başbakan Erdoğan ise 'Alçakça iftirada bulunanlar, hesabını her yerde verecekler' karşılığını vermişti. Akdoğan, Star gazetesinin 'Açık Görüş' ekinde hükümetin PKK ile anlaştığı şeklindeki iddialarla ilgili yaptığı yorumlarda tartışmaya farklı bir boyut getirdi. 'Eylemsizlik kararı pazarlıkla alınmış değil' başlıklı bir yazı kaleme alan Akdoğan, PKK'nın tek taraflı eylemsizlik kararı aldığını belirterek, devletin ve hükümetin operasyon yapmama, güvenlik hassasiyetlerini dondurması gibi bir durumun söz konusu olmadığına vurgu yaptı.

AMAÇ SÜRECİ ŞEKİLLENDİRMEK
Akdoğan, şu görüşleri dile getirdi: 'Hükümetin PKK gibi bir örgütle pazarlık veya müzakere etmesi söz konusu değildir. Elbette devletin ilgili kuruluşlarının devletin cezaevinde kalan bir mahkumla (Abdullah Öcalan) ister istemez bir diyaloğu olacaktır. Bu diyaloğu pazarlık veya müzakere olarak yorumlamak son derece yanlıştır. Nitekim Öcalan'ın 12 Eylül'e kadar izleyip bakacağım, sonra daha büyük bir savaş başlayabilir' mealinde sözler sarf etmesi, tek taraflı bir durum olduğunu, bir anlaşma olmadığını ortaya koyuyor. Öcalan yeni bir kart açarak süreci şekillendirmeye çalışmaktadır.'

HÜKÜMET ALEYHİNE KULLANILIYOR
'PKK elebaşı Murat Karayılan'ın 'Devlet ile anlaştık' demesi, Abdullah Öcalan ile devlet arasında bir müzakere ve uzlaşma olduğu şeklinde yorumlandı' diyen Akdoğan, Karayılan'ın sözlerinden alıntılar da yaptı. PKK'nın eylemlerini durdurmasının ve anlaşma yapıldığı görüntüsü vermesinin, anayasa değişikliğine karşı olan çevrelerce hükümetin aleyhinde kullanılmaya başlandığını belirten Akdoğan, bu tür bir söylemle Batılı seçmenlerin kanaatlerinin değiştirilmek istendiğine işaret etti.

YALÇIN AKDOĞAN'DAN 'EYLEMSİZLİK' YORUMU: PKK AÇISINDAN GEREKLİ BİR ADIMDI
YalçIN Akdoğan, söz konusu yazısında özetle şu görüşleri dile getirdi:
- PKK'nın eylemleri başta Kürtler olmak üzere tüm toplum kesimlerinin ciddi şekilde tepkisini çekmiştir. Referandum sürecinde terörün tırmanması gizli güçlerin emrinde olan taşeron bir örgüt görüntüsü vermekteydi. Kürtlerin önemli bir kısmının anayasa değişikliğinden yana olduğu bir ortamda terör örgütünün yol keserek 'hayır' propagandası yapması veya çözüm çabalarına karşı olan 'hayır'cı statüko ittifakıyla birlikte hareket etmesi, bölgede büyük tepki çekiyordu. Bu yüzden PKK'nın eylemsizlik kararı alması kendi açısından da gerekli bir adımdı.

HALK TEPKİSİ ETKİLİ
- Terörün durmasından, insanların ölmüyor olmasından rahatsızlık duymak nasıl bir insanlıktır? Bu süreçte elbette PKK insani duyarlılıkla değil, örgütün menfaati için böyle bir adım atmıştır. Ancak bu kararı ve durumu eleştiri konusu yapmak, ölümlerden rahatsız olan insanların yapacağı iş değildir. Örgüt kendisi açısından doğru olanı yapmıştır. Şu anda yaşanan terörün artık tasvip edilmeyen bir yöntem olarak kabul edilmeye başlanmasıdır. Halkın tepkisi örgüte geri adım attırmıştır.

Beklentinin varlığı mutabakatı yalanlıyor
- PKK ve BDP halen hükümetten beklenti içerisindedir. Beklentinin varlığı mutabakatın olmadığını gösterir. Selahattin Demirbaş'ta böyle bir uzlaşmanın olmadığını ifade etmiştir. Neticede AK Parti'nin BDP'nin talep ve beklentilerini değerlendirmeye alması, siyaseten mümkündür ve doğal olanıdır. Partilerin birbirlerinin politik çıkışlarını ciddiye alması, devletin veya hükümetin bir örgütle anlaşma ve müzakere yaptığı anlamına gelmez. Alınan eylemsizlik kararı PKK'nın veya BDP'nin iradesiyle ortaya çıkmamıştır. Burada kilit rol oynayan Öcalan'ın kendisidir. Öcalan eylem yapan ve eylemlerini tırmandırmak isteyen örgütün hesaplarına rağmen yanlış gidişatı görmüş ve sürece müdahale etmiştir. Bunda hem toplumsal baskı hem de örgütün kullanıldığı görüntüsünün ağırlık kazanması rol oynamıştır.

İmralı, gelişmeleri Kandil ve BDP'den iyi okuyor
- Esasen Öcalan'ın son dönemde üç olumlu adım attığını görüyoruz. Birincisi PKK'ya eylemsizlik tavsiyesinde bulunmasıdır. İkincisi boykot kararıyla bölgede gerilimi tırmandıran BDP'ye karşı, halkın serbest bırakılması yönünde tavsiyede bulunmasıdır. Üçüncüsü ise Demokratik Toplum Kongresi'nin başkanlığına Ahmet Türk'ü önermesidir. Öcalan'ın tavsiyeleri her zaman 'emir' şeklinde algılanarak hayata geçmemektedir. Öcalan da bunu bildiği için 'Cezaevinden örgütü yönetiyor' iddialarının doğru olmadığını her fırsatta vurguluyor. Bir kişi terörist de mahkum da olabilir, ama ölümlerin durması için doğru bir tavsiyede bulunabilir, bunu başka siyasi hesaplar için yapıyor da olabilir. Bu bir kişiye güç atfetme muhatap haline getirme sürece sokma gibi yorumlanmamalıdır. Bir kez daha görülmüştür ki Öcalan gelişmeleri BDP ve Kandil'den daha iyi okumaktadır. (Akşam)

http://www.radikal.com.tr/1015166101516631

YORUMLAR
(31 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

acil - bir garip

bugün kü olan olaylar yani akp nin açılımı ve terör örgütüyle görüşmeleri abdullah gülün dışişleri bakanınıyken abd ile yaptığı gizli anlaşmanın sonucudur bu gizli anlaşmayı bizzat abdullah gül kabul etmiştir şimdi bu anlaşma aşama aşama hayata geçiriliyor tepkiden çekinen bu hükümet gerçekleri gizleyip biraz da yumuşatarak açıklıyor bu hainliktir ihanettir

allah bir - zapatista70

akp'li arkadaşlar, sizden olmayanlar allah bir dese inanmayacaksınız. danışman öcalan ile görüşmeler oldu diyor. hatta başbakan bile "şerefsizler" söyleminden, "hükümet değil devlet görüşüyor" dedi. daha ne istiyorsunuz, el ele fotoğraflar mı yayınlansın. yanlış olan görüşülmesi değil, başbakanın bunu daha önce chp, mhp, bdp ruh üçüzü diye siyasete meze yapmasıdır. (tabi bir tabak meyve yanında) sonra da kendi kazdığı kuyuya düşmüştür. tayyip bey artık kendisini kontrol edemiyor, bunun farkında değil misiniz? size düşen kafanızı bu yanlışlara çevirmek değil, eleştirerek onu doğru noktaya çekmektir. hükümet değil devlet görüşüyor söylemine gelince... ya allahtan korkun, bu memlekette ne iyi olursa hükümet yapıyor, kötü ne olursa devlet. oradan bile mağduriyet edebiyatı yaratıyorsunuz ya... akp hem hükümet, hem muhalefet. iyi olanları sahipleniyor, kötü yaptıklarının suçunu başkasına atıp muhalefet ediyor. bir de mağdurları oynamıyor mu, pes vallahı. türkiye cumhuriyeti devletini en küçük hücrelerine kadar artık siz yönetiyorsunuz. bunu siz bilmiyor olabilirsiniz ama artık halk biliyor.

Vay be danismana bakin savcinin avukati oldu - mehmet1937

Siz bana ilk once diyalogunuzun icerigini soyleyin ben de size pazarlik mi yoksa muzakere mi yaptiginizi soyleyeyim de birseyler ogrenin bari. Aksi halde Basbakan yine size danisarak yanlis adim atabilir.

referandumluk - genco940

siyasi tercihlerini hedefine ulaştırmak için yapılacak şeyler var yapılmayacak şeyler var, yapacaksan açık açık halkın huzuruna çıkıp aklından geçeni enini sonunu izah edeceksin, Bağımsız Kamer Genç bile CHP ye gececeği zaman halkımdan seçmenimden gerekli müsaadeyi alırsam geçeceğim dedi ve olur alıp, gereğini yaptı. Meseleyi şu veya bu şekilde incelerseniz yaptığı işin ne olduğunun büyüklüğünü başbakanın sözlerinide kale aldığınızda gayet iyi anlarsınız. Şimdi beyler siz hapishane müdürünün, gardiyanların öcalanla dialog kurduğundan mı, yoksa birilerinin diyalogundan mı bahsettiğinize bir açıklık getirin, o kadar yüreğiniz varsa çıkın millete açık açık anlatın, İsterseniz anaysas değişiklik paketinden daha mühim olan bu konuyu yuryiçinde barışı sağlama adına referanduma getirin. bir zamanlar olur mu böyle olur mu kardeş kardeşi vururmu yu söylüyorduk, şimdide söyleyin, ya böyle bitecek yada öyle ama bir gün bittiğinde de analar ağlamasın vs mazide kalacak.

ENİNDE SONUNDA BARIŞ KAZANACAKTIR - Hevwelatî

Sizler yeterki şuan oturduğunuz masaya bir kürt temsilcisini çağırın.Bakın ben ciddi olarak söylüyorum sizler eğer barıştan yana iseniz derhal bir kürt temsilcisini o masaya davet edin.Henüz geç değil o masaya çağıracağınız kişi demek bundan sonra anaların göz yaşı,ülkemin parası zenginliği,işsizliği fakirliğinin ve en önemliside bölünmezliğin önünü kapatacaktır.

al bir kaya - genco940

biri meydanlarda bu iftirayı atanlar şerefsizdir, müfteridir diyor, danışmadığı ise elbette bir diyalog olacak diyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Kapılar kapalı kimse de görmüyor ya. Erkeksen ispat et. Mezara kadar gider, bazıları kandile kadar gider, ordan anons edilince yankı yapıp bu tarafa döner, o zaman duyarsın, söylersen suç olur, söylemezsen ne olur onuda allah bilir. Ancak Avukatlarının İmralıya tekne bakımda olması nedeniyle gidememeleri bahanesi sırasında bazı tekneler limanda beklemede idi, bilaharede bir tekne bulundu Avukatların mutad görüşmelerini gerçekleşti, akabinde önceki görüşmelerden elde edilen bilgiler çercevesinde Kandile ulaştırılan mesajlar ordan anons edildi dersek ne dersiniz. Nede olsa kurgu bilim. Aklın sınırı dilin kemiği yok.

barisa giden yol - palenke

savasan iki ülke yeri gelince barisabiliyorsa biz neden kendi insanlarimiz dedigimiz pkk ile neden masaya oturup barisin yollarini arayamiyoruz ? sonucta terörist'te olsa bizim topraklarimizda yasayan insanlarin kurdugu bir örgüt,yöntemi yanlis olabilir ama hangi sebeplerden silaha sarilan bu insanlar bizim insanlarimiz,daga cikmanin gerekcelerini ortadan kaldirdigimiz zaman sorun zaten kendiliginden ortadan kalkacaktir,güzel ülkemiz barisa ve insan gibi yasamaya özlemle dolu,tabiki biz türkler samimice ne istiyoruz buna karar vermeliyiz.