Başbakanlık Başdanışmanı Karlıağa: Türkiye'nin AB'den uzaklaşma hedefi yok

Başbakanlık Başdanışmanı Karlıağa: Türkiye'nin AB'den uzaklaşma hedefi yok
Başbakanlık Başdanışmanı Karlıağa: Türkiye'nin AB'den uzaklaşma hedefi yok
Başbakanlık Başdanışmanı Bekir Karlıağa, Avrupa Birliği'nin Türkiye ile ilgili olarak karar almak durumunda olduğunu söyleyerek, "Artık bıçak kemiğe dayandı.

BOLU - Türkiye ’nin AB’den uzaklaşma hedefi yok. Sadece Avrupa ’yı karar alma noktasına çekme arzusu var. Avrupa bir karar almak durumundadır" dedi.

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın alt kuruluşu olan Abant Platformu’nun Bolu Abant Tabiat Parkı’nda bulunan Büyük Abant Otelde düzenlediği ’Türkiye Üzerine Farklı Bakışlar’ konulu 28’inci toplantısının 2’nci gününde ’AB Müzakere Süreci, Gelinen Noktalar’ konusu tartışıldı.

Gazeteci yazar Nicole Pope, Türkiye ile AB arasında büyük uçurumların olduğunu söyleyerek, "Türkiye çok karışık sinyaller veriyor. Erdoğan zor oyunlar içinde. Başbakan Erdoğan , Türkiye’nin 50 yıldır AB’nin kapısında beklemesinden şikayetçi. Bu doğru değil. Fiili katılım süreci 2005’te başladı. Dışarıdan bir şey olmuyor gibi görünüyor. AB’de, Türkiye açısından aktif. Katılım süreci başladığından bu yana, 11 Eylül sonrası dönemde Avrupa’da İslami fobi dalgası var. Türkiye’nin adil muamele görmediğini görüyoruz. Türkiye ödevini de çok iyi yapamıyor. Bir takım tutumlar var. Tamamen ırkçılıkla ilgili. Türkiye’nin hala bir takım ciddi demokratik aksaklıkları var. İnsan hakları meseleleri var. Azınlıklar ve kimlik meselesi var. İfade etmediğimiz eşcinsel haklar var. Bunlara nadiren değiniliyor. Türkiye cinsiyet eşitsizliği açısından çok geride. Kadınların iş gücüne katılımı neredeyse Avrupa ortalamasının yarısı. Kadınların ulusal siyaset arenadaki katılımı seçimlerde artmış olsa da yerel idarede kadınların temsili yüzde 1.2. Büyük uçurum var.

’10 YILDA ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ’

Türkiye ile AB arasında büyük uçurum var. Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı var mı gibi provokatif konuşmalar var. 10 yılda çok şey değişti. Türkiye ekonomik açıdan çok başarılı. Büyüme yavaşlamış da olsa AB derin bir ekonomik krizin içinde. Bütün ekonomik refah tek yönlendirici unsur olamaz. Türkiye diğer alanlarda da iyi gidiyor ticaret ortağı AB olarak kalacaktır. Katılım süreci her ne olursa olsun bu devam edecektir" dedi.

'TÜRKİYE’DE KUTUPLAŞMIŞ TOPLUM VAR'

Fatih Üniversitesi’nde görevli öğretim üyesi Savaş Genç, Türkiye’de kutuplaşmış toplum olduğunu belirterek, "Türkiye, AB ilişkilerine bir şekilde yön vermeye çalışıyor. Neden hala bu konu hakkında konuşuyoruz? Türkiye’yi incelediğimizde kutuplaşmış bir toplum var. Bunu referandumda gördük. Demokrasi ve laiklik adına bir şey yapmak istiyorsanız AKP ’ye oy verenler ve vermeyenler birbirlerine güvenmiyor. Avrupa değerleri burada 3’üncü etmen olarak karşımızda duruyor. AB değerleri AKP ve muhalefet için uygun olmayabilir. Türkiye’de demokrasinin kurumsallaşması gerekiyor. Türklerin AB sürecine desteği azaldı deniliyor. Bu Avrupa ülkelerinde de çok azaldı. Anayasa sürecinden sonra tüm Avrupa ülkelerinde destek yüzde 45 civarında. Türkiye’de ise yüzde 70" diye konuştu.

'BIÇAK KEMİĞE DAYANDI'

Başbakanlık Başdanışmanı Bekir Karlıağa, Avrupa Birliği’nin artık karar alması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Avrupa kendisiyle ters düştü. AB’yi neden savunuyorduk? AB’yi değerler sistemi olarak savunuyordum ve dünyamızın geleceğinde birlikte yaşama tecrübesini hayata geçirecek bir model olarak savunuyordum. AB’de büyük dönüşüm yaşandı. Türkiye tuttuğu yoldan ayrılmış değil. AB içinde başlattığı yönde ilerliyor. Alması gereken kararları aldı, almaya çalışıyor. Avrupa’nın ters tavrı Türkiye’yi etkiledi. Avrupa taraftarlığı yüzde 25’e düştü. Artık bıçak kemiğe dayandı. Türkiye’nin AB’den uzaklaşma hedefi yok. Sadece Avrupa’yı karar alma noktasına çekme arzusu var. Avrupa bir karar almak durumundadır. Türkiye ile ilişkilerinde birtakım hususları göz önünde bulundurmalıdır. Türkiye’nin AB ile ilişkileri herkesin lehinedir. Tek taraflı muhabbet olmaz. İki taraf üstüne düşen görevleri yerine getirmelidir. AB kendi değerleri ile ters düşmekten çıkıp, Avrupa’yı değerler sistemi haline getirmelidir. Hıristiyan birliğine sokmamalıdır. Dikkat edin bizden sonra AB’ye girmek isteyenlerin hepsi AB’ye alındı."(dha/Mutlu Yuca- Koray Yılmazdemir)