Başbuğ Ergenekon'un hedefiydi

Başbuğ Ergenekon'un hedefiydi
Başbuğ Ergenekon'un hedefiydi
Başbuğ'un yakın çalışma arkadaşı bir askerin iddiasına göre, Ergenekon 'darbeci olmayan' Başbuğ'u hedef aldı ve bir suikast düzenledi.

Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Diler, dünkü yazısında ‘ internet andıcı’ soruşturmasında tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un yakın çalışma arkadaşı bir askere dayandırarak çok çarpıcı iddialar aktardı. Diler’in yazısındaki iddiaya göre 2008’de İzmir’de meydana gelen bombalı saldırının hedefi Başbuğ’du. Başbuğ’u hedef alanlarsa Genelkurmay Başkanı olmasını istemeyen ‘Ergenekon’ du. Diler’e konuşan askerin verdiği bilgilere göre, Başbuğ ‘darbeci’ değildi ve darbe planlarını ‘deşifre ederek’ dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’e aktaran kişiydi. 4 Eylül’de Başbuğ’un emriyle Korgeneral Galip Mendi Kandıra Cezaevi’nde Ergenekon soruşturmasında tutuklu bulunan Hurşit Tolon ve Şener Eruygur’u ziyarete gitti. Kamuoyunun ‘destek ziyareti’ olarak algıladığı bu ziyaretin amacıysa ‘gözdağı vermekti’. Diler’in yazısında ‘Genelkurmay’da çok önemli trafiği idare eden isim’ olarak nitelendirilen askerin iddiaları özetle şöyle: 

Ağlama duvarı fotoğrafı 
“Tarih 21 Ağustos 2008’di.. Saat sabah 07.45’ti... İlker Paşa’nın Genelkurmay Başkanı olarak atanmasına bir hafta vardı. Bazı gazetelere İlker Paşa’nın ‘Ağlama Duvarı’ fotoğrafları servis edildi. Amaç görevi almasını engellemekti. Ama bu tutmamıştı. 20 Ağustos’ta emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün evine ziyarete gittik. İlker Paşa, Özkök’ü sever sayardı, uyarılarını çok dikkate alırdı... 21 Ağustos sabahı İzmir’de Yağhaneler’den salınıp Yeşillik Caddesi’nde ilerliyorduk. İstikamet havaalanıydı. Önümüzdeki bir araba büyük bir gürültüyle patladı. Hedef İlker Paşa’ydı. 16 polis, asker ve sivil yaralandı. Bir albayımız şehit düştü. Bunu sakladık. İlker Paşa’nın Genelkurmay Başkanı olmasından çok rahatsız olanlar vardı. Başbuğ, Hilmi Paşa’nın ikinci başkanıydı... (...) Aradan bir süre geçmişti... 

4 Eylül 2008’de gazeteler ‘Başbuğ destekli Kandıra ziyareti’ manşetiyle çıktı... Perde arkası hiç böyle değildi. Başbuğ Paşa, Korgeneral Galip Mendi’yi Ergenekon’dan tutuklanan Eruygur ve Tolon’u ziyarete yolladı. Taktiksel bir adımla TSK bazında ve kamuoyu nezdinde gaz aldı. Ziyaretin amacı başkaydı. Suikast Ergenekon işiydi. Onların güvendiği bir isim olan Mendi’ye masaj yollayıp gözdağı verdi. Bunu açıklayamam ama gözdağı çok ciddiydi... Sonra geri adım attılar... Balyoz toplantıları 1. Ordu’da yapılırken, darbe planlarını deşifre edip Hilmi Paşa’ya yollayan İlker Paşa’dır... Hilmi Paşa’nın güvendiği kurmay başkanı. (...)

PKK denildi
21 Ağustos 2008’de İzmir’de meydana gelen patlamada asker ve polislerin de aralarında olduğu 16 kişi yaralanmıştı. Patlamanın PKK’nın saldırısı olduğu bilgisi basında yer almıştı.

‘Başbuğ o gün İzmir’de değildi’
İzmir’de 2008’de meydana gelen ve 16 kişinin yaralandığı saldırıda Başbuğ’un hedef alındığı yönündeki iddiaları, o dönemde İzmir Emniyeti’nde görev yapan üst düzey bir yetkili yalanladı. 21 Ağustos 2008 tarihinde sabah saatlerinde meydana gelen olayda, çalıntı otomobile yerleştirilen bombanın, polis minibüsü ve bir askeri aracın geçişi sırasında uzaktan kumandayla patlatıldığını belirten yetkili, olayı gerçekleştiren faillerin yakalandığını hedeflerinin de polis servis aracı olduğunun ortaya çıktığını söyledi. Üst düzey yetkili patlamanın Başbuğ’un içinde bulunduğu bir aracın önünde gerçekleştiğine dair iddiaları da ‘hayal ürünü’ diye nitelendirdi. Aynı yetkili Takvim gazetesinin gündeme getirdiği iddialarla ilgili olarak şöyle dedi: “Eğer, Başbuğ o tarihte İzmir’de olsaydı mutlaka bize bilgi verilirdi. Ya da biz de bir şekilde öğrenirdik. Kara Kuvetleri Komutanı, müstakbel Genelkurmay Başkanı bir şehire geldiği zaman emniyet mutlaka bilgilendirilir. Güzergahlarının emniyeti ve güvenliği sağlanır, kendisine eskort verilir, şehrin trafiği de mutlaka ona göre düzenlenir.” İSTANBUL /RADİKAL