Başbuğ: Operasyon süreci başladı

'Operasyon sürecindeyiz'



Kara Kuvvetleri Komutanı Başbuğ, "Sınır ötesi operasyonun uygulama sürecindeyiz" dedi ve 'karar alıcıların rahat bırakılmasını' istedi. Dağlıca saldırısıyla ilgili bilgiler de veren Başbuğ, kaçırılan askerlerden birinin 2002 yılında PKK'ya destek veren bir yürüyüşe katılmaktan yargılanıp beraat ettiğini söyledi.

Haber: TOLGA AKINER / Arşivi

ANKARA - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, sınır ötesi operasyonu uygulama sürecinde olduklarını belirterek, basından karar alıcıları rahat bırakmasını istedi. PKK ile mücadelede başarılı olduklarını belirten Başbuğ, sorunun çözülmesi için bir taraftan yeni katılımların önlenmesi, diğer taraftan dağ kadrosunun çözülmesi için devletin gerekli önlemleri alması gerektiğini söyledi.
KKTC'nin kuruluş yıldönümü resepsiyonuna katılan başbuğ şu açıklamaları yaptı:
Bir operasyonla sorun çözülmez: Sınır ötesi operasyon, terör örgütü ile mücadelenin bir parçasıdır. Nasıl bir sınır ötesi operasyon ile terör örgütünü etksiz hale getirmeyi düşünmek doğru değilse, hiçbir temele dayanmadan sınır ötesi operasyonun gerekliliğini iddia etmek de o kadar yanlış. İlk sınır ötesinin yapıldığı 1983'ten 2001'deki sonuncusuna kadar TSK'nın icra ettiği tüm harekâtlar başarılıdır. (1995 yılındaki sınır ötesi harekâtta) 1700 terörist vardı. Biz bunun dörtte birini etkisiz hale getirirsek bu operasyon başarılıdır. 550 terörist imha edildi.
Medya rahat bıraksın: Tezkere çıktı. Şimdi sınır ötesi operasyonun uygulanma sürecindeyiz. Özellikle medyadan bir isteğim var. Tezkerenin uygulama sürecine girdik, ne zaman ne olur o ayrı, ama diyorum ki; bu süreçte karar alıcıları rahat bırakın, süreç sağlıklı olarak yürüsün.
Hepsi Kuzey Irak'tan gelmedi: Dağlıca olayında yeni birşey var. 10 yılda bu bölücü terör örgütünün bu kadar büyük bir operasyon yapmaması; bunun nedenleri üzerinde durulmasında yarar var. Dağlıca'ya gelen teröristlerin hepsi Kuzey Irak'tan gelmemiş. Teröristler üç ayrı istikametten bu eylemi yapmıştır.
Kahraman pilotlar: İsimsiz kahramanlardan da bahsetmek isterim. Onlar da, silahlı helikopterler ve onların kahraman pilotları. Oradaki çatışmanın bu şekilde gelişmesi ve örgüte orada büyük bir zayiat verilmesi... Özellikle kahraman pilotlara şükranlarımızı sunuyorum.
Herkes işine baksa: TSK ne zaman ne yapması gerektiğini bilen kurumdur. Elbette Dağlıca olayını incelenmeye devam edecek, sonuçlar çıkarılacak. Sonuçları da kimse ile paylaşmak zorunda değiliz. Herkes kendi işine baksa daha iyi olacak.
23 yıllık mücadele başarılı: Güvenlik kuvvetleri, 23 yıllık süreçte terörle mücadelede başarılı olmuştur. (Başarısız olunduğunu) açıkça söylmemekle beraber, kapalı, ima yoluyla söyleyenlere şunları soruyorum: Eğer terör örgütüyle mücadele başarısız oldu ise; bugün yurtiçinde ve yurtdışında örgütün dağ kadrosu beş bin civarında. Peki bu mücadele başarılı olmasaydı bugün dağ kadrosunun sayısı birkaç onbinlerle ifade edilen rakamlarda olurdu. Zaten örgüt başının hedefi de oydu. 50 binler-30 binler olurdu. İkincisi, bugün bölgede hayatın normale dönmediğini iddia edecek birisi karşınıza çıkabilir mi? Bugün bölge halkının terör örgütüne yönelik desteği gün geçtikçe azalıyor. Bu bizim için çok önemli.
Dağ kadrosu çözülmeli: Şu soru sorulsa belki doğru: Siz öyle diyorsunuz da, terör örgütünün dağ kadrosu hala beş bin civarında; bunlar niye bitmiyor? Bu haklı bir soru. Bu terör örgütüyle ve terörle mücadelede hayati bir konu. Devletimiz alacağı tedbirlerle terör örgütüne katılımları engeller, aynı anda dağ kadrosunun çözülmesi üzerinde adımlar atılır. İki şey önemli: Örgüte katılımları engelleyeceksiniz. Aynı anda dağ kadrosunun çözülmesi için devlet olarak uygun tedbirleri alacaksınız. Bu iki husus sağlanırsa terörle mücadele süreci beklenenden daha kısa noktalara getirilebilir. Son sözüm teröristlere, terör örgütünün destekleyicilerine: terörle bir yere varamazsınız.
'Dağlıca'da asker görevini yaptı'
Başbuğ, Dağlıca saldırısıyla ilgili de ilk kez açıklamalarda bulundu: "Tabur seviyesindeki bir olaydır. Saldıran terörist sayısı 100'den fazla. Dağlıca'da tabur var, önünde de iki emniyet unsuru var saldırı üç noktaya aynı anda oluyor. Nerdeyse gün boyunca devam eden saldırılar sonucunda zayiat yok. Diğer noktada, şiddetli çalışmalar var 12 şehidimiz 16 yaralımız var. Geriye kalan kahraman Mehmetçiklerim saatlarce çatışıyor. Biz 'o tepedeki personel görevini yerine getirmedi' dersek o şehitlere haksızlık yapmış oluruz. Ayrıca o şehitlerden sonra canı pahasına mücadele eden erler var onlara da haksızlık yapmış oluruz. 'Bölgede takviyeler geç oldu' gibi yorumlar yapıldı. Tabur kendi kendine yeten bir birliktir. Köprünün tahrip edilme saati 13.00, neredeyse çatışmaların bittiği saat. Bunun takviye ile bir ilgisi yok. O köprü niye patlatıldı? Şu an ben bile o konuda zorlanıyorum. Bölgede teknoloji, kaynak, istihbarat sorunumuz yok."
Başbuğ, bir askerin PKK'ya istihbarat verdiği iddiasının bilgi kirliliği olduğunu söyledi. Kaçırılan sekiz askerden birinin 2002 yılında PKK'ya destek verilen yürüyüşe katılmaktan beraat ettiğini anlatan Başbuğ, "Biliyorsunuz son zamanlarda yasalar ve özelliklerle yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle, beraat eden kişilerin kayıtları sililiyor" dedi.