Başer: Tuzağa düşmemeliyiz

Dink suikastini değerlendiren Edip Başer, “Türkiye’yi uluslararası ilişkileri bakımından zor durumda bırakma amcına yönelik bir tuzak. Bu tuzağa düşmemeliyiz” dedi.

Terörle Mücadele Özel Temsilcisi Emekli Orgeneral Edip Başer, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinin, Türkiye’yi uluslararası ilişkileri bakımından zor durumda bırakma amacına yönelik bir tuzak olduğunu belirterek, bu tuzağa düşmemek gerektiğini söyledi.
Dink’in öldürülmesine ilişkin sorularını yanıtlayan Başer, olayın çok üzücü, iğrenç bir tuzak olduğunu söyledi. Başer, "Bu tuzağa Türk ulusunun düşmemesi gerekiyor. Seçilen kişi bakımından da bunun bir tuzak olduğu çok açık görülüyor" dedi.
Edip Başer, şunları kaydetti: "Öncelikle insani boyutu bakımından, bir vatandaşımızın bu şekilde hunharca, alçakça bir terör eylemiyle katledilmesi çok üzüntü verici. Bunun
ötesinde tabii Türkiye’ye kurulmuş olan tuzağı iyi görmek lazım ve o tuzağa düşmemek için gerekli aklıselimi, gerekli sağduyuyu mutlaka muhafaza etmek, korumak lazım. Çünkü bu tuzağa düşülmesi, Türkiye’yi daha da büyük sorunlarla karşı karşıya bırakabilir. Etnik kökeni ne olursa olsun, konumu ne olursa olsun bütün vatandaşlarımızın bu tür durumlarda mutlaka sağduyuyu elden bırakmaması
lazım diye düşünüyorum."
Geçmişte de bu tür olaylar olduğunu, Türk ulusunun bu sınavların hepsinden gayet başarıyla geçtiğini, tuzakları zamanında fark ederek engin sağduyusuyla bu tuzakların üstesinden geldiğini ifade eden Başer, "Eminim bunun da üstesinden gelecektir" dedi.

‘Başka amaçları çağrıştırıyor’
Başer, bu sağduyu ve sabırla yapılacak incelemelerin sonucunu beklemek gerektiğini kaydederek, şöyle devam etti: "Zannediyorum Türkiye’yi uluslararası ilişkileri bakımından zor durumda bırakma amacına yönelik bir tuzaktı bu. Özellikle de soykırım iddialarının gündemde olduğu bir dönemde... Özellikle Türkiye’nin daha çok dikkatlerinin
ulusuyla, yönetimiyle her şeyiyle güneyimizdeki o sıkıntılı bölgede olduğu bir dönemde böyle bir şeyin olması tabii ki başka amaçları da çağrıştırıyor."
Başer, bu amaçlardan birinin, Ermeni soykırımı iddialarının ele alınacağı ülkelerde daha hızlı, daha kolay bir şeklide sonuca ulaşılmasını sağlamak olabileceğini kaydetti. Başer, "Bir de Türkiye’nin dikkatini Irak’tan ve oradaki ulusal çıkarlardan uzaklaştırıp, Türkiye’yi kendi içinde böyle iç kavgayla uğraşır hale getirmek... Türk ulusunu bu duruma indirgemek. Ama bu tuzağa düşmemeliyiz ve bu duruma inmemeliyiz. Ben o konuda milletime güveniyorum, Türk milletine güveniyorum, bu tuzağa düşmeyecektir" diye konuştu.
Ermeni cemaatinin önde gelen bir ismi olan Dink’in ayrıca bir gazete yöneticisi ve yazar olduğunu belirten Başer, şöyle devam etti: "Birçok yönden tepkilere sebep olacak bir hedef Hrant Dink. Bu yönüyle seçilmiştir. Daha geniş alanda tepkilerin doğabileceği bir durum. Bu tür eylemlerin planlayıcıları onu gözetirler. Yani bu eylemin tepki alanı, etki alanı ne olacaktır, onu düşünürler. Dolayısıyla tepki alanının daha geniş olabilmesi için böyle önde gelen kişilerden daha çok seçilir hedefler. Burada da öyle yapılmıştır diye düşünüyorum. Bunu bir teröristin veya kişinin tabancasını çekip de bir vatandaşı cadde ortasında vurmuş olmasıyla ilgili olarak tabii ki algılamamız mümkün değil."
Başer, Ermeni vatandaşlar başta olmak üzere herkese baş sağlığı diledi.