Basında 10 ay ceza yorumları

Piyanist Fazıl Say’ın aldığı ceza tartışma yaratırken muhafazakâr basından da farklı sesler yükseldi.
Star
Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert: (‘Peki mahkemenin Fazıl Say’a o çirkin sözleri sebebiyle 10 ay hapis vermesine ne diyorsun’ diye sorup) “Adalet açısından, tartışmaya çok müsait. Tartışılıyor zaten. Doğru diyenler de var, yanlış diyenler de. Ayrıca yargı büyük bir paye vermiş oldu Fazıl Say’a. Artık kullanır da kullanır bu payeyi.”
Ahmet Kekeç: “Problemli, kaba ve nobran... Bana sorsalardı, ‘Bu laflar bir cezalandırmayı, bir hukuki yaptırımı gerektiriyor mu, gerektirmeli mi?’ diye. Hiç düşünmeden ‘Lüzumu yok’ derdim. Bu benim bakışım. Tolere edebilirim.”
İbrahim Kiras: (Say’ın ‘düpedüz terbiyesizlik yaptığını’ iddia ederek) “Bu noktada anlaşıyorsak, mahkemenin ayrıca bir ceza vermesine gerek yok bence. Bazı suçların cezasının toplumun ayıplanmasından ibaret olması gerektiğini düşünüyorum ben.”
Berat Özipek: (Say’ın ifadesinden ötürü incindiğini belirterek) “Ama ben incindim diye ifade özgürlüğünü feda etmeye hiç niyetim yok.” (Özipek, bu kararın AİHM kriterlerine aykırı olduğunu da vurguladı.)
Akit
Ali İhsan Karahasanoğlu: (Say’ın suç işlediğini savunarak) “Hatta şunu rahatlıkla söyleyebilirim; mahkemenin verdiği karardaki gibi, tek bir ceza maddesinin ihlali de söz konusu değil. Değişik maddelerden ceza verilmesi mümkündü. Hem dini değerleri hafife alma hem Allah’a inanan insanların şahsiyetlerine ayrı ayrı hakaretten ceza verilebilirdi.”
Milli Gazete
Davut Şahin:
“Başka bir ülkede olsa çok daha fazla ceza alacağına şüpheniz olmasın.”
Bugün
Ali Atıf Bir: “Bana göre de Fazıl Say’ın tweet’leri kamu barışını bozmaya elverişli değil, gördüğünüz gibi bozulmadı da... Dolayısıyla Fazıl Say’ın aldığı cezada sorun var.”
Gültekin Avcı: “Neyzen Tevfik’tir, sanatçıdır, çılgın şairdir, ne yapsa yeridir diyemezsiniz. Bunu hakaret kastıyla retweet ederseniz, kastınız soruşturulur. Sonuçta savcı da Ömer Hayyam’ın arkasına saklanarak insanların din ve inançlarını aşağılama numarasını yememiş.”