Basının acı günü

ANKA Haber Ajansı'nın Onursal Başkanı gazeteci Müşerref Hekimoğlu, yaşamını yitirdi. Karaciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gören Hekimoğlu'nun cenaze töreni yarın.

ANKARA - ANKA haber ajansının kurucusu ve onursal başkanı gazeteci-yazar Müşerref Hekimoğlu, 83 yaşında yaşamını yitirdi Karaciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle bir süredir Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi'nde tedavi altında tutulan Hekimoğlu dün öğle saatlerinde son nefesini verdi. Müşerref Hekimoğlu, 1921 yılında İstanbul'da doğdu. Gazeteciliğe, 1948 yılında İstanbul'da Hayat dergisi'nde başlayan Hekimoğlu, Yeni Sabah, Akşam, Cumhuriyet gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Eşi Kuvvet Başarır'la birlikte Öncü gazetesini çıkaran Hekimoğlu, 1972 yılında ANKA haber ajansı'nın kurucuları arasında yer aldı. Altan Öymen'in milletvekili olmasının ardından 1977 yılında ajansın yönetim kurulu başkanlığı ve genel müdürlüğü görevini devralan Hekimoğlu, 2004 yılında ANKA'nın onursal başkanı oldu. Hekimoğlu'nun, '27 Mayıs'ın Romanı', 'Başkent Günleri', 'Suna Kan: Öz Şarkısını Duyuran Keman'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kitabı ve Almancadan Türkçeye çevirileri bulunuyor. Sürekli basın kartı sahibi olan Hekimoğlu, Cumhuriyet gazetesinde 'Ankara ANKA' adlı köşesinde ve Cumhuriyet Dergi'de yazı yazıyordu.
Cenaze salı günü
Hekimoğlu, salı günü Ankara Kocatepe Camii'nde kılınacak öğle namazından sonra Cebeci Asri Mezarlığında toprağa verilecek.
Müşerref Hekimoğlu, 54 yılını verdiği gazetecilik mesleğine nasıl başladığını şöyle anlatıyor: "Rastlantı eseri gazeteci oldum. Almanya'ya üniversite okumaya gittim. Oralarda çok ilginç kişilerle karşılaştım. Bunlardan biri de sağ eli olmayan bir ressamdı. Bu kişi resmi o kadar çok seviyordu ki sağ eli olmamasına rağmen sol eliyle resim yapıyordu. Elini savaşta kaybetmiş. Hatta onunla tanıştığım yıl sergisiyle ödül aldı. Bu beni çok etkiledi ve o ressamla ahbap oldum. O zamanlar ben de çeviri yapıyordum. Yine bir çeviri almak için Almanya'ya gittim. Onunla karşılaştım. Başımdan geçen bir olayı anlattım. 'Bunu yazın' dedi. Yazdım, okudu ve 'Biliyordum, siz başarılı olacaksınız' dedi. İşte o benim itici gücüm oldu. Benim dönemimde çok gazeteci yoktu, bizden büyükler bize devrim kuşağı olarak bakardı. Biz de o devrimi yaşayarak hissettik.
Yıldönümü hediyesi gazetecilik
30 Nisan babamla annemin evlilik yıldönümüdür. Gazeteci olmaya karar verdiğimi söylemek için eve gittiğim bir 30 Nisan günü babam, güllerle meşguldü. Annem de yemek yapıyordu. 'Size bir şey söyleyeceğim' dedim. Sonra onlara 'Hayat dergisinde gazeteciliğe başlıyorum' dedim. Öptüler beni, çok sevindiler. Bana çok destek oldular. Eski kuşaklar gazetecilik için çocuklarına destek olurlardı, ama şimdi değişti. Bana güven duydular. Ben de duyulan güveni boşa çıkarmadım. Onları başarılı olabileceğime inandırmak istedim."