@ismailsaymaz

'Başkale utancı' zamanaşımına götürülmek mi isteniyor?

'Başkale utancı' zamanaşımına götürülmek mi isteniyor?
'Başkale utancı' zamanaşımına götürülmek mi isteniyor?
Van Başkale'de, 29 Ağustos 1997'de Şükrü Talay adlı köylüyü döverek öldürmekten yerel mahkemenin üç kez suçlu bulduğu dört özel harekat polisi için dördüncü yargılama sanık polisin bulunamaması nedeniyle yapılamıyor
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İshak Talay’ın kullandığı araç 29 Ağustos 1997’de Van’dan Başkale’ye giderken, yanında 28 yaşındaki kuzeni Şükrü Talay ve arkadaşı Mehmet Çeçen vardı. Güzeldere köyü bitiminde aracı durduran asker ve özel tim polisi “Çatışma var, geri dönün” dedi. Güzeldere’deki jandarma noktasına gelmişlerdi ki, özel tim tarafından durdurulup indirildiler. Hakkari Özel Harekat Müdürlüğü’ne görevli Ergün Yılmaz, Murat Tahsin, Mustafa Atlı, Murat Özön, Hasan Bulut, Mehmet İniş ve Uğur Doğan adlı yedi polis; İshak ve Şükrü Talay’ı aralarına alarak dipçik ve tekmelerle dövdüler. Ölümcül dayak, jandarmaların araya girip “Yapmayın, yazıktır” demesiyle son buldu.

Yaralı Şükrü Talay kamyona taşındı. “Beni anneme götürün” dedi. Kamyon, Talay’ı Güleçler köyüne bıraktı. Annesi Makbule’ye göre oğlunun tüm vücudunda morluklar, şişlikler vardı. “Beni polisler dövdü” diye sayıklıyordu. Bir gün sonra, 31 Ağustos’ta hastaneye götürülecekti ki öldü.
Talay’ın ölümünden üç yıl sonra dava açılabildi. Yedi özel harekatçı, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘kastı aşan adam öldürme’ savıyla yargılanmaya başlandı. Anne Makbule, 2001’deki duruşmada, “Dokuz nüfusum var. Çocuğumu öldürdüler. Diğerlerine bakamıyorum” dedi.



DÖRT POLİSE ÜÇ KEZ CEZA ÇIKTI AMA...


Özel Harekat Şube Müdürü Kasım Sözer Danıştay kararı sayesinde yargının elinden kurtulurken dava 28 Nisan 2004’te bitti. Mahkeme Şükrü Talay’ın “ölümün sanıklardan aldığı darbe sonucu olduğu” kanısına vararak Murat Özön, Mustafa Atlı, Mehmet İniş ve Hasan Bulut’a 13’er yıl 4’er hapis cezası verdi. Dört sanık ömür boyu kamu hizmetinden de men edilirken, üç sanık beraat etti.
Dosya Yargıtay’a geldiğinde, 2005 yılında, 765 sayılı TCK kaldırılmış, yeni TCK kabul edilmişti. Yüksek Mahkeme, “iki yasa arasında karşılaştırma yapılarak lehe hüküm uygulanması” için kararı bozup Van 1. Ağır Ceza’ya yolladı. 14 Eylül 2005’te görülmeye başlanan ikinci yargılama, 21 Temmuz 2006’da bitti. Van 1. Ağır Ceza, ‘ölümle sonuçlanan kasten yaralama’ fiilini düzenleyen yeni TCK’nın 87/4. maddesine göre 11’er yıl 8’er ay ceza verdi. Bu karara da itiraz edildi.
1. Ceza Dairesi, 6 Şubat 2008’deki ikinci kararda ise, Talay’ın dövülmesi ile ölmesi arasında iki gün geçtiğini kaydederek, “ölüm ile olay arasında bağ bulunup bulunmadığına, Şükrü’nün hasta olduğunu söylemesi göz önünde bulundurularak, ölümde başkaca neden olup olmadığına dair rapor alınıp buna göre karar verilmesini” istedi. Karar yine bozuldu; dosya üçüncü kez Van 1. Ağır Ceza’ya geldi.
Üçüncü yargılama, 23 Mayıs 2008’de başladı. Bu arada, Talay’ın dövüldüğü sırada yanında bulunan İshak Talay ve Mehmet Çeçen geçen zaman içinde ölmüş, polislerin tümü değişik illere tayin olmuştu. Üç yıl devam eden yargılamada Van’daki tüm hastanelere ve komşulardan soruşturması için jandarmaya yazı yazılarak, Talay’ın ölümünden önce tedavi görüp görmediği ve bir hastalığının olup olmadığı soruldu. Yanıt, olumsuzdu. Talay dayaktan önce sapasağlamdı.
Van 1. Ağır Ceza, 25 Mayıs 2011’de dört polisi yeniden 11’er yıl 8’er ar hapis cezasına çarptırdı. Dava bir kez daha Yargıtay 1. Ceza Dairesi’ne gitti. 1. Daire şaşırtmadı. Bu kez, 18 Eylül 2012’de aldığı kararla, “üç sanık polisin avukatının duruşmaya katılması yönünde ihtar edilmeden yerine başka avukat çağrılarak karar verilmesi, bir diğer sanığın da avukatının bozma sonrası davet edilmemesi” gibi iki nedenle kararı bozdu. Dosya, dördüncü kez Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geldi.


BU KEZ DE POLİS KAYIP
Dördüncü kez başlayan davanın ikinci duruşması ise, geçen 20 Mart’ta görüldü. Sanık Hasan Bulut’a bu duruşma da ulaşılamadı. Bulut’un avukatı Nilgün Duman, müvekkiline kendisinin de ulaşamadığını belirterek, “2000’den beri davayı ben takip ediyorum. Müvekkilim Hasan Bulut yargılama nedeniyle psikolojik sorunlar yaşamış ve emekli olmuştur. Anamur Bozyaka beldesinde yaşamaktadır. Daha açık adres bilgilerini bilemiyorum. Kendisi bizimle de görüşmüyor” dedi. Buna karşılık Talay Ailesi’nin avukatı Necdet Edemen, yargılamanın 1997 yılından bu yana sürdüğünü ve adil yargılanma ilkesinin ilhal edildiğini kaydederek, “Hasan Bulut hukuku iyi bilmektedir. Bu nedenle kaçmaktadır” dedi ve hakkında yakalama kararı çıkarılmasını istedi. Mahkeme, Bulut’un adresinin tespit edilmesini kararlaştırarak, davayı 29 Mayıs 2013’e bıraktı.