Başsavcı Cihaner için gönderilen ihbar mektubu sahte iddiası

Başsavcı Cihaner için gönderilen ihbar mektubu sahte iddiası
Başsavcı Cihaner için gönderilen ihbar mektubu sahte iddiası
İsmailağa ve Gülen cemaatine yönelik soruşturmaları başlatan ve daha sonra bu dosyaları Erzurum Özel Yetkili Savcılığına devreden, hakkında Adalet Bakanlığı'nca 26 yıl hapis istemiyle dava açılan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'e ilişkin bakanlığa gönderilen ihbar mektubundaki imzanın sahte olduğu öne sürüldü.




Şikayet diletçesinde adı kullanılan Erzincan Belediyesi İmar İşleri Müdürü İkram Çamur, Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak ihbar mektubunu yazanlar hakkında yasal işlem yapılmasını istedi.
Erzincan Belediyesi İmar İşleri Müdürü İkram Çamur imzası ile Adalet Bakanlığı'na 20 Mart 2009 tarihinde gönderilen şikayet dilekçesinde, kentin geçmişte deprem felaketleriyle karşılaştığı, çok sayıda can ve mal kaybı görüldüğü belirtildi. Çamur imzalı dilekçede bu nedenle imar mevzuatına aykırı yapılaşmalara izin verilmediği, uygun olmayan yapıların yıkıldığını ve sorumlulara para cezası vererek haklarında suç duyurusunda bulunulduğu anlatıldı. Mektupta Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in Adliye lojmanları bahçesine ruhsatsız inşaat yaptığı savunularak şöyle denildi:
“Bunu gören ve belediye ve ruhsatsız yapı konusunda anlaşmazlık yaşayanlar ‘Gücünüz bize mi yetiyor? Cumhuriyet Başsavcısı peki nasıl oluyor da ruhsatsız yapabiliyor?’ diyerek bize karşı çıkıyor. Bu durum nedeni ile sayın başsavcıya yaptırdığı ruhsatsız yapının vatandaşlarca bize şikayet konusu edildiğini, bu nedenle işlem yapmayı düşündüğümüzü belirttiğimizde kendisi bizlere çok sert tepki gösterdi. Hakkımızda şikayetler olduğunu, bunları işleme koyabileceğini, belirterek tehditvari bir şekilde bizi azarladı. Oysa bizi azarlayacağına, yapım maliyeti yaklaşık 50 bin lirayı bulan bu yapının kaynağının ne olduğunu açıklaması gerekir. Başsavcı bey, kaynağını açıklamasa da ilimizdeki pek çok kişi gibi ben de bu kaynağın kanunsuz işleri hiç eksik olmayan ildeki bazı hatırlı kişiler tarafından sağlandığını biliyorum. Kanunlara öncelik uyması gereken sayın Başsavcımızın bu yaptıklarını bilginize sunuyor ve gereğinin yapılmasını arz ediyorum.”
Bakanlık tarafından görevlendirilen Başmüfettiş Ali Eryılmaz ile Müfettiş Dursun Ali Gündoğdu, 6 Temmuz 2009'da Erzincan'a gelerek Belediye İmar İşleri Müdürü İkram Çamur'un ifadesine başvurdu. Çamur, 12 yıldan bu yana belediyede çalıştığını, geçen yıl cumhuriyet başsavcılığından lojmanların bulunduğu bahçede yapmayı düşündükleri kameriye konusunda sakınca olup- olmadığını sorulduğunu bildirdi. Yanıt verdikten sonra belediyeye müracaat olmadığını anlatan İkram Çamur, 18 Aralık 2009'da Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe gönderdi. Adalet Bakanlığı’na Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’i suçlayan dilekçeyi kendisinin yollamadığını savunan İkram Çamur, bunu yazaların tespit edilerek haklarında yasal işlem yapılmasını istedi. Çamur, dilekçesinde şöyle dedi:
“Erzincan Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü görevini yürütmekteyim. Adalet Bakanlığına gönderilen adıma düzenlenmiş sahte dilekçe ile Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı hakkında suç duyurusu yapıldığını öğrenmiş bulunmaktayım. Dilekçedeki imza benim imzamla karşılaştırıldığında sahte olduğu net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ayrıca dilekçede bahsedilen olayların hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır. Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in ruhsatsız inşaat yaptığı, bizi tehdit ettiği tamamen düzmece ve iftiradır. Ayrıca Hakim- Savcı lojmanları içerisinde yapılan kameriye ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca belediyemize 30.10. 2008 tarihinde müracaat edilmiş ve belediyemizce ‘Parsel sınırları içerisinde yapılmak ve kapalı alan oluşturmamak kaydı ile’ izin verilmiştir. Adalet Başmüfettişliği tarafından 19 Haziran 2009 tarihinde bu kameriye ile ilgili olarak ‘Herhangi bir şikayet olup olmadığı ve imar mevzuatına aykırılık bulunup bulunmadığı’ sorulmuştur. Belediyemizce yapılan inceleme neticesinde ‘Herhangi bir şikayet olmadığı ve bahçe içerisine yapılan kameriyenin sürgülü cam sistemi ile kısmen kapalı olarak kullanıldığı, ayrıca arka kısmına 1 adet WC Lavabo yapıldığı ve bunun mevzuata uygun olmadığı’ bildirilmiştir. Bu durum belediyemizce Cumhuriyet Başsavcılığına da iletilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığınca WC Lavabo sökülerek bu kısım uygun hale getirilmiştir. Daha sonra Adalet Başmüfettişliğince ifademe başvurulmuştur. 6 Temmuz 2009 tarihli ifademde olayları anlattım. Yapılmış kameriyenin müştemilat olarak değerlendirilemeyeceğini, sürgülü cam sistemi ile kısmen kapalı kullanıldığından dolayı uygun olmadığı, açık olarak kullanılırsa imar mevzuatına uygun olacağını açıkça ifade ettim. Benim ismimi kullanarak hazırlanmış olan dilekçenin sahte olduğu net olarak anlaşılmaktadır.”

“POLİSİ SUÇLADI, SONRA VAZGEÇTİ” İDDİASI
Erzincan'da 27 Ekim tarihinde DSİ'ye ait sulama barajında mühimmat bulunması ardından ortaya çıkan bir muhbirin İl Jandarma Komutanlığı'na giderek “3 polis geldi. ‘Bu aralar ortalık sakin biraz karıştıralım. Biz sana mühimmat verelim sen de bunları baraj gölüne at’ dediler. Ancak ben bunu kabul etmedim. Onlar atmış olabilir” diye ifade verdiği iddia edildi. Bu ifadeler üzerine muhbir ile kısa süre önce Erzurum’a gelerek Özel Yetkili Savcıya ifade eden İl Jandarma Komutanı Albay Ali Tapan görüştü, gelişme hakkında Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cinaner’e bilgi verildi. İlhan Cihaner'in “Bu şahıs ifade verirse kimliği gizli tutulur, gereği yapılır. Üstlerinize de bu konuda gerekli bilgiyi verin” dedi.
Yine iddiaya göre, muhbirle tekrar bağlantı kurmak isteyen ve şimdi Erzurum’da tutuklu bulunan Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Nedim Ertan, tepki gördü. Adı açıklanmayan muhbir iddiaya göre bu kez de “Benimle konuşmaya gelmeyin. Ailem ve benim hayatımı tehlikeye atıyorsunuz” diye karşılık verdi.
Bu arada baraj gölünde bulunan mühimmat ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na geç bilgi verilmesinden dolayı, Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in Emniyet Müdürlüğü hakkında başlattığı soruşturma sürüyor. Recep DEMİRCİ/ERZİNCAN, (DHA)