Başsavcı: DEP kararı bozulsun

Hapisteki eski DEP'lilerin yeniden yargılama sonucunda aldıkları mahkûmiyet Yargıtay'a takılabilir. Yargıtay Başsavcılığı, "Savunma hakkı kısıtlandı, karar usulden bozulmalı" dedi.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Hapisteki eski DEP milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak'la ilgili ilk ceza kararı AİHM'den dönen DGM'nin, 13 ay süren yeniden yargılamada verdiği kararı da, bu kez Yargıtay Başsavcılığı'ndan veto yedi. Başsavcılık, DGM'nin yeni yargılamada sanıkları yeniden 15'er yıl hapse mahkûm ettiği kararının usulden bozulmasını istedi. Yeni yargılamada da sanıkların savunma haklarını kısıtladığını, bağımsız tarafsız mahkeme olma gereklerini yerine getirmede gerekli hassasiyeti göstermediğine işaret ederek Ankara 1 No'lu DGM'yi eleştiren Başsavcılık, AİHM kararı uyarınca davada tüm işlemlerin sıfırdan başlatılmasını istedi.
Zana, Dicle, Doğan ve Sadak 2 Mart 1994'te TBMM'den gözaltına alınarak tutuklanmış ve yargılandıkları Ankara 1 No'lu DGM tarafından 15'er yıl hapse mahkûm edilmiş, bu karar da Yargıtay'ca onanmıştı. DEP'liler bunun üzerine AİHM'ye başvurmuş, AİHM de yargılamanın adil yapılmadığı sonucuna ulaşıp Türkiye'yi mahkûm etmişti.
Yeniden yargılama
Geçen sürede AB'ye uyum amacıyla AİHM mahkûmiyetinin yeniden yargılama nedeni sayılacağı kabul edilince DEP'liler yeniden yargılanmak için başvurmuş ve bu kabul edilmişti. Yeniden yargılama 13 ay sürmüş, DGM 21 Nisan'da DEP'lilerle ilgili 15'er yıllık ceza kararını onaylamıştı. DGM, hükümle birlikte DEP'lilerin tahliye taleplerini de son kez reddetmiş, bu kararı AB çevrelerinde sert tepkiye neden olmuştu. DEP'liler kararı temyiz edince dosya Yargıtay'a gitmişti.
Yargıtay Başsavcılığı, temyiz başvurusuyla ilgili tebliğnamesini tamamladı. Başsavcılık, DEP'lilerin itirazlarını önemli ölçüde paylaştı ve DGM kararının 7 ayrı noktasında önemli usul eksikliği belirledi, kararın esasına girmeden öncelikle bu yönden bozulmasını istedi. Başsavcılık adına usulden bozma istenen tebliğnameyi hazırlayan Ünal Haney'in, Ankara DGM'nin eski savcılarından olması ilginç tesadüf oldu. Savcı Haney, DGM kararının bozulma istemini şu gerekçelere dayandırdı:
Askeri yargıçlı işlemler tekrar: "AİHM, 'Yargılama sırasında askeri hâkimin de heyette bulunması nedeniyle Ankara DGM'nin bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı...' gerekçesiyle AİHS'nin ihlal edildiğine karar vermiştir. AİHM kararından sonra askeri yargıcın DGM'deki görevine son verilmiş, yeniden yargılamada heyette askeri yargıç yer almamıştır. Bu durumda heyette vaki değişiklik nedeniyle ve ihlal kararının özü ve gereği olarak bağımsız ve tarafsız olmadığı yönündeki gerekçe karşısında, olası etkilemeleri ortadan kaldırmak için yeni heyetin, askeri yargıcın dahil olduğu önceki heyetin yaptığı tüm işlemlerin tekrarlanması gerekliydi. Hükümlülerin yeniden sorgularının yapılması gerekirken, AİHM kararının okunması ve buna diyeceklerinin sorulmasıyla yetinilmesi yasaya aykırıdır.
Tanıklar neden dinlenmedi?: İlk duruşmada okunan tanık beyanları, basın açıklamaları, olay tutanakları ve kaset çözüm tutanaklarının yeniden yapılan duruşmada okunmaması, hükümlüler vekilinin isimlerini verdiği tanıkların dinlenmeleri gerekirken, reddine karar verilmesi ve buna rağmen, vekillerin bizzat duruşmaya getirdiği bazı tanıkların huzurda, dinlendikleri halde; dokuz tanığın dinlenmemeleri yasaya aykırıdır. Savunma; Zana, Doğan ve Dicle'nin çeşitli tarihlerde PKK'nın desteklenmesi yönünde yaptıkları konuşmalara ilişkin teyp ve video kasetlerinin mahalli emniyet birimleri bünyesinde çözümleri yapılan teyp kasetlerinin yeniden tarafsız bilirkişiler tarafından çözümlerinin yapılmasını istemiştir. Çözümleri yapanların tarafsız olduğu konusunda duyulan kuşkunun giderilmesi için bu talebin kabulü gerekirken reddedilmesi de usul eksikliğidir.
Ret gerekçesi nerede?: İlk duruşmada dinlenemeyen, ancak hazırlık soruşturmasındaki ifadelerinin okunması ile yetinilen ve AİHM kararında ifadelerinin güvenilirliğine itiraz edildiği tespiti yapılan, beyanları da mahkûmiyet kararının delilleri arasında gösterilen tanıklar Sedat Bucak ile Halit Aslan'ın adreslerinin araştırılıp tespiti halinde dinlenmeleri için gereğinin yapılmaması yasaya aykırıdır. Kararın önemi itibarıyla ve Anayasa ve CMUK hükümleri dikkate alınarak ret gerekçesi-nin açıkça gösterilmesi gerekirken, sadece 'yerinde görülmediğinden' bahisle bu kararın gerekçeden yoksun bırakılması; yasaya aykırıdır."
Şimdi ne olacak?
Tebliğnameyle birlikte şimdi gözler Yargıtay 9. Dairesi'ne çevrildi. Dairenin, temyiz incelemesinde şu olasılıklar söz konusu:
Sil baştan: Daire, başsavcılığın görüşü doğrultusunda DGM kararını usulden bozarsa, hükümlüler yeniden yargılanacak.
DGM yerine yeni mahkeme: Bu kez davayı, DGM Yasası kısa sürede değiştirileceği için de onun yerine kurulacak örgütlü suçlar ağır ceza mahkemesi yapacak.
Tahliye mümkün: Yeni mahkeme, tüm bu işlemlerin uzun zaman alacağını gözetip, DEP'lileri tahliye edebilecek.
Ceza onanırsa her şey bitecek: Ceza Dairesi, başsavcılığın istemine aykırı olarak, usulü geçip esastan inceleme sonucu DGM tarafından verilen kararı onarsa, DEP'liler bu kez karar düzeltme isteminde bulunabilecek. Başsavcılık ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda itiraz edebilecek.