Batı demokrasisi sınıfta kaldı

Batı demokrasisi sınıfta kaldı
Batı demokrasisi sınıfta kaldı
Başbakan, Mısır'daki askeri müdahaleye Batı ülkelerinin 'darbe' dememesini eleştirdi. Erdoğan, "Batı'ya şaşıyorum. Bu işin aması olmaz" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Mısır’daki askeri darbe ile ilgili Batı demokrasisinin sınıfta kaldığını belirterek, Mısır’ın Türkiye ’yi referans alması gerektiğini söyledi. “Demokratik darbe olmaz” diyen Erdoğan, Batı’yı eleştirirek, “Batı’ya şaşıyorum, hala bu olaya darbe dememiştir. Darbenin ‘aması, lakini...’ olmaz, darbeler kötüdür” dedi. Başbakan Erdoğan , TÜBİTAK tarafından bu yıl 2.’si düzenlenen Yurdışındaki Türk Bilim İnsanları Kurultayı’nın kapanışında konuştu. Mısır’daki askeri darbe ile ilgili ilk kez açıklamada bulunan Erdoğan, Batı’yı eleştirdi. Konuşmasına önce 20. yıl önce Erzincan’da meydana gelen Başbağlar katliamında yaşamını yitirenleri anarak başlayan Erdoğan, şunları söyledi:
İKİ ÜLKE KARDEŞTİR: Türkiye, içinde bulunduğumuz coğrafyada en eski devlet geleneğine sahip ülkelerden biridir. Farklı bir yerdedir. Türkiye ile birlikte Mısırda eski bir devlet tecrübesine sahiptir. Ortak tarihleri de çok eskiye dayanır. Fiziki mesafe bizim aramızda ayrılık nedeni olmadı. Mısır ve Türkiye halkları kardeş olan bir ülkedir. Mısır halkı, idarecileri Türkiye’nin tarihini okumalıdır.
AĞIR BEDELLER ÖDEDİK: Türkiye hem Mısır hem de diğer tüm bölge için büyük bir referanstır. Biz Türkiye olarak çok büyük zorluklar yaşadık. Ağır bedeller ödedik. İbretlik hadiselere şahit olduk. Türkiye’nin yaşadığı tecrübe ortadayken, aynı yoldan başka ülkelerin tekrar tekrar geçmesini, aynı bedelleri ödemesini istemeyiz. Her askeri darbe Türkiye’ye onlarca yıl kaybettirmiştir. Türkiye ekonomisini felç etmiş, Türkiye’nin kazanımlarını heba etmiştir. Ülkeye, millete ağır bedeller ödetmiştir.
YARGI YOLUNU AÇTIK: Türkiye’nin yakın tarihinde askeri darbeler yapıldıkları tarihte başarıya ulaşmışsalar da orta ve uzun vadede emellerine asla ulaşamamışlardır. Bu darbelerin sahipleri milletin vicdanında mahkûm edilmiştir. Hiçbirinin adı ne anılır ne de gündemde kalır. 2010’da yaptığımız anayasa değişikliği ile demokrasiye müdahale girişiminde bulunanlara yargı yolunu açtık. Darbelere alkış tutanlar, darbelere karşı onurlu duruş sergilemeyenler de milletin vicdanında aynı şekilde mahkûm edilmişlerdir.
BATI’YA ŞAŞIYORUM: Mısır halkının, darbe yapanların, darbeyi destekleyenlerin Türkiye’yi iyi okumaları bunlardan ders çıkarmaları gerekmektedir. Nerede olursa olsun darbeler kötüdür. Darbelerin hedefi halktır, gelecektir, demokrasidir. Ben şu anda Batı’ya şaşıyorum. Batı hâlâ bu olaya darbe diyememiştir. Ama bu arada Afrika Birliği’ni de tebrik ediyorum. Mısır’ın üyeliğini askıya almıştır. Hani Batı demokrasiden yanaydı. İşte bu, samimiyet testidir. Batı bu samimiyet testinde sınıfta kalmıştır. Demokratik darbe olmaz. Yaşam ile ölüm ne kadar birbirinin zıttıysa, demokratik darbe iyi darbe, olumlu darbe de o kadar anlamsız ve saçmadır. Bazıları ‘darbeler kötüdür ama’... diye başlayan cümleler kuruyor. Aması, ancak, lakini yok. Darbeler kötüdür.
HATALARIN BEDELİ SANDIKTA ÖDENİR: Mursi’nin hataları var deniliyor. Hatalar olabilir hatasız insan var mı dünyada? Hatanın bedelini halk sandıkta ödetir. Darbe Cumhurbaşkanı Mursi’ye karşı değil de muhalefettekiler karşı yapılmış olsaydı da biz yine buna ‘kötüdür’ derdik. Bizim tecrübemiz böyle bir samimi duruş gerektirir. Özellikle Batılı ülkelere sesleniyorum. Mısır’da olup bitenler karşısında amalı, ancaklı cümleler kullananlar, bunlarla birlikte susanlar, halklarına, vicdanlarına tarihe de hesap veremezler.
SANDIK NAMUSTUR: Özellikle Avrupa Birliği Mısır’daki darbeye gereken tepkiyi göstermeyerek darbe bile diyemeyen kendi ilkelerini bir kez daha ayaklar altına almıştır. AB müktesebatını bir kez daha açıp okumalarını tavsiye ediyorum. Demokrasi çifte standardı kabul etmez. Sandık, demokrasinin namusudur. Sandığına saygısı olmayanın kendisine, vicdanına, halkına saygısı yoktur. Mısır’da yapılan azınlığın çoğunluğa zulmüdür. 

Erdoğan’a dosya verdi 

Erdoğan ayrıca konuşmasında yurtdışından Türkiye’ye kurultay için gelen bilim insanlarına ‘vefa borçları’ olduğunu söyleyerek bilim ve teknoloji alanında gelişimine katkı sağlamaları gerektiğini belirtti. Erdoğan’ın konuşmasının ardından aile fotoğrafı çekildi. Bu sırada kurultaya katılan bilim insanlarından Utah Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Çağan Hakkı Şekercioğlu, Erdoğan’a bir dosya sundu.