@hakki_ozdal

Batı medyası "Türkiye-IŞİD ilişkilerini" neden gündemde tutuyor?

Batı medyası "Türkiye-IŞİD ilişkilerini" neden gündemde tutuyor?
Batı medyası "Türkiye-IŞİD ilişkilerini" neden gündemde tutuyor?
Türkiye'nin IŞİD'e karşı geçen perşembe başlattığı operasyonlar Batılı ülkelerde memnuniyet açıklamalarıyla karşılandı. Ama operasyonların asıl amacının PKK ve Kürtler olduğu yönündeki algı giderek güçleniyor ve bu Batı basınında Türkiye-IŞİD ilişkilerine ilişkin 'arşiv' haberlerinin güncellenerek yeniden yayına verilmesine yol açıyor.
Haber: HAKKI ÖZDAL - hakki.ozdal@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Türkiye ’de Suriye ve Irak'ın kuzeyindeki noktalara geçen perşembe gününden beri yapılan hava operasyonları gündemin birinci sırasında. Suriye'deki IŞİD noktalarına yapılan harekâtın, ABD başta olmak üzere batı dünyasını bilgisi, teşviki ve takdiri altında olduğu görülüyor.

“IŞİD'le mücadele" konusu, yaklaşık iki yıldır uluslararası alanda Türkiye'nin başını ağrıtan konulardan biriydi ve şimdiki bu 'daha net' askeri tutum, ama daha da önemlisi, İncirlik Üssü’nün IŞİD’e karşı kurulan uluslararası koalisyonun kullanımına açılması, batıyı memnun ediyor.

Ancak IŞİD'e yönelik askeri harekatın "terörle mücadele" paranteziyle PKK 'ya da yönelmesi ve hatta giderek artan "PKK'nın bu operasyonun öncelikli ve hatta esas hedefi" olduğu algısı, bazı başkentlerde olumlu karşılanmıyor gibi... İngiltere Başbakanı David Cameron'un pazar gecesi 'uçağındaki gazetecilere' konuyla ilgili olarak, "Türkiye IŞİD'e odaklanmalı" demesi bu yönde bir 'uyarı' olarak algılandı. Almanya ve AB’den de “ateşkesin korunması”, “çözüm arayışına geri dönülmesi” gibi çağrılar art arda geliyor.

Durum böyle olunca Türkiye'nin son iki yılda her vesileyle pekişmiş "IŞİD'le işbirliği" sicili, "IŞİD'e askeri operasyon yaptığı günlerde bile" tekrar karşısına dikiliyor ve bu konuda pazar akşamından beri dikkat çekici gelişmeler oluyor. Başta İngiliz gazeteleri olmak üzere batı basınında çıkan yazı ve değerlendirmeler Türkiye’nin geçmiş bazı bağlantılarını yeniden gündeme getiriliyor

İŞARET FİŞEĞİ: “TÜRKİYE-IŞİD İLİŞKİSİ BELGELERİ ABD'NİN ELİNDE”

İngiliz Observer gazetesi 26 temmuz Pazar günkü sayısında "Türkiye-IŞİD ilişkisi belgeleri ABD'nin elinde" konulu bir haber yayınladı. Martin Chulov imzalı haberde, mayıs ayında Suriye'de "ABD özel kuvvetler birimi" tarafından öldürülen IŞİD'in petrol ticaretini organize eden Ebu Sayyaf isimli yöneticisinde ele geçirilen belgelerde, "Türkiye'nin IŞİD'in petrol ticaretine kolaylık sağladığına dair kanıtların bulunduğu" iddia ediliyordu. Buna göre, IŞİD'in birinci gelir kapış durumunda olan karaborsa petrol ticaretinde "Türkler en önemli alıcı konumunda" görünüyordu: "Yüzlerce flaş bellek ve belgenin ele geçirildiğini söyleyen [ABD'li] yetkili, 'Tüm belgeler analiz ediliyor. Ancak aradaki bağlantılar şimdiden o kadar açık ve net ki Ankara ile aramızdaki politikalara ciddi tesiri olabilir' diyor."

TAM DA TÜRKİYE ULUSLARARASI KOALİSYONA YAKINLAŞMIŞKEN…

Tam da Türkiye IŞİD karşıtı koalisyona İncirlik Üssü'nü açmış ve Kilis üzerinden kendisi de sıcak temasa girmişken çıkan bu haber, "Ebu Sayyaf'ın karargahında bulunan belgeler" detayı dışında yeni değil aslında. İç ve dış basında IŞİD'in çıkardığı petrolün ekonomiye katılması konusunda çok sayıda haber çıktı iki yıldır. Ama şimdi, tam da Türkiye IŞİD konusunda "önce Esad gitmeli" tutumundan vazgeçmiş gibi görünürken, Türkiye ile IŞİD petrolü arasındaki ilişkinin bu kadar güçlü vurgulanmasına bir işaret koyarak Ankara Hacıbayram'a gidelim...

HACIBAYRAM’DA IŞİD ‘OPERASYONU’

Ankara pazartesi sabahına da bir operasyon haberiyle uyandı. Kentin en eski mahallelerinden Hacıbayram'ın tüm giriş - çıkışlarını tutan polis, havadan da helikopter desteğiyle, yani baya aksiyonlu bir operasyonla evleri ve işyerlerini basıyordu! Bu lansmanı güçlü operasyonla 15 kişi gözaltına alındı. Bir kısmı yabancı uyruklu olan 15 şüpheli IŞİD bağlantılı olmakla suçlanıyordu. Salı günü akşam saatlerinde tümü serbest bırakıldı.

İşte tam bu noktada yine 'eski haberler 'le ilgili bir durum geliyor akla... Ankara Hacıbayram’da IŞİD bağlantılı hücrelerin bulunduğu ve örgüte insan ve kaynak kazandırdığı son yıllarda birçok açık kaynakta kapsamlı haberlerle yer almıştı.

Bunlardan birisi özellikle dikkat çekiciydi: New York Times gazetesi 16 Eylül 2014’te  “Türkiye'den IŞİD'e militan akıyor” başlıklı bir makale yayınladı. “Türkiye'nin başkentinin en fakir mahallelerinden biri” olarak tanıtılan Hacıbayram mahallesinde IŞİD taraftarları ve mağdurlarıyla birebir görüşmeler yapılmıştı ve gazete bu mahallenin bir “militan devşirme merkezi” olduğunu, Türkiye’nin de örgütün “insan kaynakları” temini açısından birinci sırada olduğunu söylüyordu:

“Avrupa ve ABD’den katılanlar da dahil olmak üzere yüzlerce yabancı savaşçı IŞİD’e katıldı. Ancak, örgütün en büyük militan kaynağı, NATO üyesi komşusu Türkiye.”

Gazete bu habere 1. sayfadan yer vermiş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nu Hacıbayram Camii’nden çıkarken gösteren bir fotoğraf yayınlamıştı. Türkiye’de haber daha çok bu yönüyle konuşuldu ve öyle bir tepki gösterildi ki NYT fotoğrafı internet sitesinden kaldırmak zorunda kaldı.

O fotoğrafın defteri dürülmüştü; peki metindeki iddialar? İşte Hacıbayram mahallesinde, yerli ya da yabancı muhabirlerin gidip bulabildiği IŞİD hücreleri ve ‘askere alma’ noktaları her nasılsa 1 yıl boyunca emniyet ve yargı güçlerinin operasyonel ilgisini çekemedi. NYT’de yayınlanan haberden yaklaşık 11 ay sonra şaşaalı başlayan bir operasyonla ilk kez mahalleye girildi ama gözaltına alınan 15 kişinin tamamı, mahkemeye de çıkarılmaksızın serbest bırakıldı.

Bu gelişmeler, şimdilik daha çok İngiliz ve Alman basınının dile getirdiği “Türkiye IŞİD’e değil, sadece PKK’ya operasyon yapıyor” eleştirilerinin artabileceğini gösteriyor. NATO üzerindeki etkinlikleri bilinen bu iki ülkede, "Türkiye’nin IŞİD'den çok PKK'ya yöneldiği" ve "süreçte terörle mücadeleden çok Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iç siyasi hesaplarının rol oynadığı" tezleri giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor. "Bu eleştirilerin dozunun artmasının ne önemi var", diye sorulabilir belki. Bu soruya karşı, pazar günü Observer’da yayınlanan ve Türkiye-IŞİD petrolleri ilişkisini hatırlatan o “zamanlaması manidar” haberde konuşan “Batılı yetkili”nin tehdit gibi sözlerini hatırlamakta yarar var:

“Her şeyin gölgelerde gizlendiği bir dönem kapanıyor. Artık her şeyin gün yüzüne çıktığı bir döneme giriyoruz. Lübnan sınırında Hizbullah'ın etkinliği artıyor. Türkiye'ye gelince, nasıl tanımlamak isterseniz isteyin, Ankara'nın rolü de netleşiyor. Türkiye için kritik bir dönemdeyiz. IŞİD'i kendi ülkeleri için bir tehdit olarak görecekler mi?”