@omererbil

Batık kentin su kanalları bulundu

Batık kentin su kanalları bulundu
Batık kentin su kanalları bulundu
Küçükçekmece Gölü kıyısındaki bir kısmı 'batık' kentin su kanallarına ulaşıldı. Kanal, halen kullanılan antik çeşmeye su taşıyor.
Haber: ÖMER ERBİL - omer.erbil@radikal.com.tr / Arşivi

Küçükçekmece Gölü kenarında Bathonea Antik Kenti’nde müthiş keşif yapıldı. 2 bin yıllık su yolu hâlâ işler vaziyette bulundu. Çeşmesinden su akan yolun içine giren mağaracı ekip, yeraltındaki su yolunda yaklaşık 200 metre ilerledi. 5 tahliye bacası bulunan su yolu, İstanbul tarihi için önemli bir buluş olarak nitelendirildi.
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Yenikapı kazılarından sonra İstanbul’un en önemli kazısı olarak nitelendirdiği Bathonea kazıları için önümüzdeki yıl çok daha önemli buluntular beklediklerini belirtti. Bugüne kadar bilim dünyası Küçükçekmece Gölü kenarında bir antik kentin varlığından haberdar değildi. İstanbul İl Kültür Turizm Müdürü Ahmet Emre Bilgili, ‘‘Kazı alanının ören yeri olması için müracaat ettik. İstanbul yeni bir turizm gezi alanı kazandı’’ dedi.

İlk tarımın izleri
Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Şengül Aydıngün başkanlığında Kocaeli, İstanbul ile yabancı üniversitelerden bilim insanlarının katılımıyla Avcılar ve Küçükçekmece ilçeleri sınırları arasında sürdürülen Bathonea kazıları 2012 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ile yapıldı. İstanbul Valiliği İl Özel İdaresi’nce geniş bütçeli ödenek sağlandı. Yüzey araştırmalarında ilk tarımsal faaliyetlerin yapıldığını gösteren naviform biçimli taş aletler, Neolitik – Demirçağlar (MÖ 8000-1000) arası seramikler, Helenistik dönem (MÖ 4. yüzyıl ) amfora parçaları, göl kıyısı boyunca uzanan duvar kalıntıları, Roma dönemi sütun başlıkları ile eserleri bulundu. Kıyı ve göl içinde gemi çapaları tespit edildi.
Göl çevresinde yer alan duvarların bir rıhtım yapısına ait olduğu düşünülüyor. İskele yapıları ve yol sistemi ise bölgede askeri ve ticari limanlar olduğu olasılığını güçlendiriyor. Ayrıca göl içinde antik bir fenere ait olabilecek kalıntı belirlendi.
2011’de orijinal uzunluğunun 120 metreye varacağı tahmin edilen 14 metre genişliğinde 7 metre derinliğindeki dev sarnıca ulaşıldı. İmparator Konstantin ve dönemin önemli din adamlarının adını taşıyan damgalı tuğladan inşa edilan ve 7 bin metreküp su alabileceği hesaplanan sarnıcın döneminin en büyük sarnıçlarından biri olduğu sanılıyor.
2012 yılı kazılarının en önemli keşfi ise toprak altında yüzlerce metre devam eden su kanalları. İşçilik ve inşaat tekniği yönünden bazı bölümleri Geç Roma ve bazı bölümleri Roma İmparatorluğu dönemine tarihlenen kanallar, hem burada büyük bir yerleşimin varlığını ispatlıyor hem de dönemin temiz su sisteminin bozulmadan günümüze gelebildiğini gösteriyor. ‘Apsisli Yapı Kanalı’ ve ‘Büyük Sarnıç Kanalı’ olarak adlandırılan iki su tüneli ASPEG Anadolu Speleoloji Grubu Derneği (Mağara Araştırma Grubu) üyeleri tarafından araştırıldı.
Her iki tünelin yapılış amacının, yeraltı suyunu tünel içine aktarma ve aynı tünel içinde çok az bir meyille akıtarak yeryüzü seviyesinin üzerine kadar çıkartma amaçlı olduğu gözlendi. ‘Apsisli Yapı Kanalı’nın 144 metrelik alanında çalışmalar yürütüldü. Kanalın içinden akan suyun, kanala 28 metre uzakta bulunan ve halen kullanılan antik çeşmeden çıktığı tespit edildi. Büyük Sarnıç Kanalı’ndan çıkan suyun ise hemen yanda bulunan büyük açık sarnıcı doldurma amacı ile yapıldığı görüldü. Tünellerin bazı yerlerinde, yukarıya uzanan düzgün dikdörtgen bacalar tespit edildi. Bacaların üzerlerinin taş plakalarla kapandığı, bacaların tümünün iki yan duvarında ayak basma yerlerinin mevcut olduğu görüldü. Her iki tünel de bugün dahi işlevini devam ettirmekte ve içinden yaz-kış su çıkmaya devam ediyor.