'Baykal, Barzani'ye teşvik primi verdi'

MHP lideri Bahçeli, CHP lideri Deniz Baykal'ın Kuzey Irak'a yönelik açılım önerilerini 'Barzani ve peşmergelerine bağımsız devlet olma yolunda verilmiş bir sigorta poliçesi, teşvik primi' olarak değerlendirdi.

ANKARA - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DTP'nin Demokratik Özerklik Projesini 'ihanet projesi' olarak niteleyerek, hukuk düzeni içinde bu konuda gerekenin yapılması gerektiğini söyledi. Bahçeli, Başbakan Tayyip Erdoğan'a da, devletin ve miletin bölünmez bütünlüğüne karşı eylem ve suçlar için dokunulmazlık zırhını kaldıracak Anayasa değişikliği yapılması çağrısında bulundu. CHP lideri Deniz Baykal'ın Kuzey Irak'a yönelik açılım önerilerini 'Barzani ve peşmergelerine bağımsız devlet olma yolunda verilmiş bir sigorta poliçesi, teşvik primi' olarak değerlendiren Bahçeli, Baykal'ın bu yaklaşımı ile askeri harekatı gündemden çıkarmaya çalışan Başbakan'a hiç beklemediği siyasi bir destek sağladığını da öne sürdü.

Partisinin grup toplantısında DTP ve CHP'ye yüklenen Bahçeli, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu halkla paylaşmak için de İzmir’de 9 Aralıkta miting düzenleyeceklerini bildirdi. Kuzey Irak'a askeri operasyon konusunda Meclis'in verdiği yetkinin inandırcılığının ve caydırıcılığının bizzat hükümet eliyle etkisiz hale getirildiğini savunan Bahçeli, "Başbakan'ın ABD Başkanı Bush'la görüşmesinin sonuçları, bu savsaklama sürecinde bir oyalama aracı olarak kullanılmıştır" dedi. Bahçeli şu mesajları verdi:

İhanet porjesi: Etnik ve bölücü taleplerin odağında, PKK'nın TBMM çatısı altındaki maşası ve sözcüsü olan DTP yer almaktadır. Etnik bölücülüğün siyasi karargahı olan bu parti, Türkiye'yi bölmeyi amaclayan İmralı projeleriyle ortaya çıkmıştır. Demokratik Özerklik Prajesi olarak adlandırılan ve resmi parti programına alınan bu proje, tek kelimeyle bir ihanet projesidir.

Esin kaynağı Başbakan: PKK yöneticisi olmaktan hüküm giyen bir militan İmralı'nın talimatıyla Genel Başkanlığı getirilmiştir. İmrali'nin sözcüsü olan bu kişinin Bulgaristan modeline işaret etmesi bir raslantı olarak görülemeycektir. Başbakan 18 Haziran 2007'de DTP ile koalisyon konusundaki soruya 'Terör örgütüyle bir bağlantısı olan bir anlayışla AKP'nin bir araya gelmesi mümkün olamaz. Ancak, Bulgaristan'daki Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin gelmiş olduğu çizgiye gelmiş bir partiyle de bizim koalisyon yapmamızdan daha tabi birşey olmaz' demiştir. Bu gerçekler PKK sözcüsünün esin kaynağının bizzat Başbakan olduğunu ortaya koymaktadır.

Hukuka çağrı: PKK'nın maşası olan bu hain mihrakların, devlete, Anayasa ve kanunlara meydan okuyarak sürdürdükleri bu tahriklerin hukuk düzeni içinde karşılığını bulması acil bir konu olarak artık önümüzdedir. Teröristler bugün sadaece dağlarda aranmamalıdır. İmrali, PKK ve Barzani, çeşitli siyasi kimlikler altında bugün Meclis çatısı altındadır. Bu kişilerin milletvekili sıfatını bölücü ve yıkıcı amaçları için bir kalkan olarak istismar ettikleri ve devletin sağladığı imkanları devleti yıkmak için hayasızca kullandıkları ortadadır. Terörün Meclis çatısı altında bulunması, TBMM'nin işleyişini tıkayacak ve Parlamenter demokratik sistemi felce uğratacak bir garabet olarak karşımızdadır. Bu şartlar karşısında, bu durumun demokratik hukuk kuralları içinde gereken sonuca kavuşturulması zamanı artık gelmiştir.

Dokunulmazlık çağrısı: Başbakan Erdoğan'a ve AKP'ye buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. PKK sözcülerinin Meclis çatısı altında melanetlerini sürdürmesini Türk milletinin çok büyük bir çoğunluğu gibi içinize sindiremiyorsanız, bunun Anayasa'ya ve kanunlara aykırı olduğunu kabul ediyorsanız, gelin dokunulmazlık konusunda iki aşamalı bir yaklaşım belirliyelim. Milletvekili dokunulmazlığını Meclis kürsüsü ile sınırlamayı ileri bir aşamada ela alalım ve ilk önce devletin ve miletin bölünmez bütünlüğüne karşı eylem ve suçlar için dokunulmazlık zırhını hemen kaldıralım. Bununla sınırlı Anayasa değişikliğini süratle Meclis'ten geçirelim.

CHP keskin viraj aldı: Daha düne kadar Kuzey Irak'a karşı niye yatırımlar uygulanmıyor diye ortaya çıkan, gün hesabı tutarak hükümeti niye harekete geçmediği konusunda sürekli sorgulayan CHP, şartlar değişmemişken şimdi çok keskin bir viraj almıştır. Türkiye'nin karşşısındaki sorun ve tehditlerin niteliği hakkında yanlış tespit ve teşhislere dayanan bu açılımın temeli ve mandığı sakattır, içeriği çelişkilerle doludur ve zamanlaması çok yanlış olmuştur.

Sigorta poliçesi: Bu proje, çizmeyi aşan Barzani'nin geleceğine yatırım projesidir. CHP'nin bu açılımı, Barzani ve peşmergelerine bağımsız devlet olma yolunda verilmiş bir sigorta poliçesidir; PKK terörünü besleyen himaye eden ve Türkiye'ye karşı bir tehdit aracı olarak kullananları caydırmak değil, onları şimartmak ve cesaretlendirmek sonucu doğuracak sakat bir yaklaşımı temsil etmektedir. Bir dizi yatırım öngören bu proje, Barzani'nin ileride Türkiye'yi de kapsayacak bağımsız devleti için bir teşvik primi anlamına gelmektedrir.

Payanda suçlaması: Baykal, bu önerileriyle, Kuzey Irak'a askeri harekatı gündemden çıkarmaya çalışan Başbakan'a hiç beklemediği siyasi bir destek sağlamıştır. PKK hamisi Barzaniyi meşru siyasi muhatap almak için zaman ve zemin kolllayan Başbakan'a bu konuda da yardımcı olacak bir açılımda bulunmuştur. Türkiye'nin geleceğine yatırım adı altında Muhafazakar demokratlar ile Sosyal demokratlar bu konuda da bir ittifakın temel harcını atmışlardır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Milliyetçi Hareket’in demokratik meşruiyet anlayışının ve sorumluluğunun gereğini yapmasını AKP’ye payandalık olarak haksız biçimde suçlayanların, şimdi payandalık konusunda geldikleri nokta hazin bir tecelli olarak görülmelidir. (Radikal)