Baykal: Bu AKP darbesidir

Baykal: Bu AKP darbesidir
Baykal: Bu AKP darbesidir

Baykal CHP Grup toplantısında hükümeti ağır şekilde eleştirirken Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu da arkada kendisini dikkatle dinledi. FOTOĞRAF: HAMZA ŞAHİN / AA

CHP lideri, son Ergenekon operasyonu için 'Bu bir terördür, siyasi darbedir. AKP darbesidir' derken, zamanlamasına da dikkat çekti: 13 Nisan, 31 Mart'ın rövanşı mı?

ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon soruşturması kapsamındaki 12. dalga operasyonuna çok sert tepki gösterirken, “Bu bir terördür, bir AKP darbesidir. Bir savcılık darbesidir” dedi. Baykal, dün partisinin grup toplantısında şu mesajları verdi:

Beyinlere Ergenekon çimentosu: Nedir bu Ergenekon davası? ‘Ergenekon terör örgütü diyemezsiniz’ diyor mahkeme, hâlâ ETO diye yazılıyor.  Kim bu örgüt, başındakiler kim? Askerin haberi yok, sivilin haberi yok, hiçbir istihbarat örgütünün haberi yok. İddianameden öğreniyoruz ki, 1960’lı yıllar dahil, bütün yakın tarih boyunca etkin bir örgütmüş, bütün olayların içinde bunlar var. ‘Daha AKP’nin adı yokken var’ deniliyor. O zamanki hedefi neymiş? Bunların cevabını bilen yok ama Ergenekon çimentosu beyinlere atılıyor, böyle bir teşkilat var diye. 

İddianame değil ithamname: Böyle iddianame olur mu? İddianame ayrıdır, ithamname ayrıdır. Öcalan ile ilgili PKK davası 105 gün soruşturma ve iddianmame dönemi, 240 günde yargı süreci yaşandı. Bir yıldan daha kısa bir sürede gerçek bir terör örgütüyle hukuki hesaplaşması bir yıldan kısa sürede bitti. Burada tutuklamalar devam ediyor, bir yandan yargılama  yürüyor, bir yandan da iddianame hazırlanıyor.  

İşte gizli tanığın künyesi: Savcının dayanakları Haham ve gizli tanık. İşkence altında ifadesi alındığı gizlenen Haham’la birlikte gizli tanığın iddiaları kanıtlanmaya çalışılıyor. Peki kim bu gizli tanık? Ablasını öldürmekten mahkûm olmuş, nüfus cüzdanında sahtekârlık yapmış, öz yeğenini satmış, Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesi bombalanması olaylarında iki kez müebbet hapis almış, Danıştay davası sürecinde Atatürk’e küfür niteliğinde çok ağır sözler söylemiş, iki kez müebbet cezası almış; şimdi Ergenekon’un en önemli dayanaklarından birisi.  

Türkan hanımın ne ilgisi var?: Bu süreçte zaman zaman ‘Silahlar bulundu’, ‘Güneydoğu’da kuyular ortaya çıktı’... Elbette bunlara bakılsın. Ama olay bu değil. Türkan Saylan’ın bunlarla ne ilgisi var Allah aşkına? Herkesin kendine göre bir Ergenekon’u var. Böyle bir korku yaratılmaya çalışılıyor.

Hedef çağdaş eğitim mi?: Sağlık sorunları olmasa herhalde diğer şube başkanları gibi Türkan hanım da götürülecekti. Türkan Hanım 29 bin öğrenciye burs veriyor, 36 bin genç kızıokula kazandırıyor. İnsanın aklına geliyor. Çağdaş eğitim projesini mi içinize sindiremiyorsunuz, bunu mu engellemeye çalışıyorsunuz? Yüzlerce ailenin hayır duasını alan, yüzlerce öğrenci yetiştirmiş bir aydın olan Mehmet Haberal niye gözaltına alındı, kimse bilmiyor, avukatı bile bilmiyor.  

13 Nisan-31 Mart mı?: Gözden kaçan bir ayrıntı daha var. Operasyonlar 13 Nisan tarihinde yapıldı. 13 Nisan eski tarihle 31 Mart’a karşılık geliyor. Yani 100 yıl önceki olayların yıldönümüne. Operasyonu yapanlar acaba tarihi bir rövanş duygusu içinde miydiler bilmiyorum. Eğer böyle değilse tarih Türkiye ile çok derin istihza, çok ciddi bir ironi ilişkisi içine girmiştir.  

Bu bir AKP darbesidir: Bu tablo hukukun, Anayasa’nın, adaletin, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün yansıması olarak kabul edilemez. Bir karanlık dönemdir. Bu dönemi planlayanlar, yönlendirenler, seyirci kalanlar tarih içinde sorumluklarını üstlenmişlerdir. Hiç kuşku yok ki, bu bir terördür. Hiç kuşku yok ki bu bir darbedir. Daha açık söylersem elbette bir siyasi darbedir, AKP darbesidir, daha da acısı bu bir savcılık darbesidir. 

AKP’ye yeni mesaj
AKP mesajı almadı: Bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Gönül isterdi ki son seçimler iktidar üzerinde daha olumlu etkiler yapsın. Ama anlaşılıyor ki, AKP mesaj almayıp daha hırçınlaşmıştır. Ama bu yol değildir. Seçmen önümüzdeki seçimde AKP’ye mesajını bir kez daha verecektir.

Gül ile Baykal’ın ‘susma’ polemiği
CHP lideri Deniz Baykal hükümete yönelttiği ‘Kafkaslar konusunda neden susuyorsunuz?” sorusunu dün de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e yöneltti.  Baykal, Ermenistan kapısının açılması tartışmalarına değinirken de şunları söyledi:
“Anlaşılan kapalı kapılar ardında Ermenistan ve ABD’de bir takım umutlar, vaatler, bekleyişler oluşturulmuş. Şimdi Azerbaycan çıkıp bu gelişmelere tepki gösterince de konuyu geçiştirmeye çalışıyorlar. Cumhurbaşkanı Erivan’a maça gitmesini biliyor ama şimdi ağzını bıçak açmıyor. Cumhurbaşkanı, Dışişleri Bakanı neredeler? Bu subuti tavır Türkiye’ye hiç yakışmıyor.”
Gül ise Türkiye ile Ermenistan arasında süren görüşmelerin sınırların açılmasıyla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı konusunda Türk yetkililerin suskunluğunun anlayışla karşılanmasını istedi. Gül, Bahreyn’e hareketinden önce gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gül, görüşmelerin sürdüğünü hatırlatırken, “Tabii her adımın açık açık konuşulmazı, televizyonlar önünde dile getirilmesi diplomasiye uymaz, başarıya da götürmez. Eminim ki bunları herkes anlayışla karşılar. Sayın başbakan, dışişleri bakanı gerektiğinde konuşuyor, ben de yeri geldiğinde açıkça konuşuyorum” dedi. (Radikal)