Baykal: Sizce artık orada belge kalmış mıdır!

ANKARA/EDİRNE - CHP lideri Deniz Baykal DEniz Feneri konusunda geç kalındığını savundu. Keşan’da bir  açılışa katılan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Keşan’a gelirken önemli bir haber aldım. İki yıl aradan sonra, yılan hikayesine dönen Deniz Feneri olayı nedeniyle baskınlar düzenleniyor. Siz orada mahkumiyete neden olacak belge olmasına ihtimal veriyor musunuz, minareyi çalan kılıfını çoktan hazırladı gitti yerleştirdi aldı götürdü” dedi. 

Nasıl başladı?
Alman polisi Almanya’daki Deniz Feneri e.V. derneğine, geçen yıl, ‘ülkede son yılların en büyük yolsuzluk operasyonu’ gerçekleştirmişti.
Alman savcılar, derneğin topladığı yaklaşık 41 milyon avroluk bağışın 18 milyon avroluk kısmının amaç dışı kullanıldığını tespit etti ve dernek yöneticileri hakkında dava açıldı. Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülen davada, 17 Eylül 2008’de tutuklu yargılanan dernek yöneticileri hapis cezası aldı, derneğin mal varlığı ise kamuya devredilmişti.
Euro 7 Genel Müdürü Mehmet Gürhan beş yıl 10 ay, Avrupa Deniz Feneri Derneği Genel Müdürü Mehmet Taşkan’a iki yıl dokuz ay, Avrupa Deniz Feneri Derneği muhasebe sorumlusu Firdevsi Ermiş ise bir yıl 10 ay hapis cezası aldı.
Gerekçeli kararda Mehmet Gürhan’ın yardım paralarını bir sermaye aracı olarak kullandığını, paraların Türkiye’deki Kanal 7 TV’ye aktarıldığı, paraların nasıl kullanılacağına karar verenlerin aralarında Kanal 7’nin sahibi Zekeriya Karaman, Kanal 7 Reklam ve Mali İşler Müdürü İsmail Karahan, Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Çelik ve o dönem RTÜK Başkanı şimdi ise üyesi olan Zahid Akman’ın da olduğu belirtildi.
Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde davanın savcısı Kerstin Lötz davanın ‘asıl faillerinin Tükiye’de bulunduğunu’ iddia etti. Frankfurt Savcılığı soruşturma sırasında Almanya’daki Deniz Feneri Derneği ile Kanal 7’nin Almanya yayınını yapan Euro 7 adlı şirketin aynı binada bulunduğunu, Türkiye’ye aktarılan paraların, makbuzların koordinasyon merkezinin Kanal 7 binası olduğunu saptadı. Almanya’daki davanın dosyası, Şubat 2009’da Türkiye’ye gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma başlattı. Dosyasının tercümesi beş ayda yapılamayınca eleştiri konusu oldu. Tanık’ sıfatıyla dinlenen şirket sahipleri ‘Teslimatları neden Kanal 7’ye yaptınız’ sorusuna “Teslimat adresi nereyse biz oraya teslim ederiz. O adres verilmiştir” yanıtı verdi. (Radikal)