Baykal'dan Erdoğan'a bölücülük iması

Baykal'dan Erdoğan'a bölücülük iması
Baykal'dan Erdoğan'a bölücülük iması

Baykal, ?Kürt açılımı?nı topa tutarken, ?Müzakerelerin İmralı ile yapılmadığı anlamına gelmez? dedi. FOTOĞRAF: MUSTAFA İSTEMİ

ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin ‘Kürt açılımı’nı topa tutarken, yapılan çalışmaları ‘garabet’ olarak nitelendirdi. Baykal, “Kürt sorununu çözelim derken Türkiye’yi çözmeyin” uyarısında bulundu.  Baykal, partisinin olağanüstü TBMM grup toplantısında şu mesajları verdi:

Birileri bir şeyler yapın demiş: Türkiye bir yerlere doğru yönlendirilmek isteniyor. Herhalde yapmak istedikleri bir şey var ama cesaret edemiyorlar ya da dışarıdan birileri bunlara ‘Bir şeyler yapın’ demişlerse ve bunu yapmak zorundalarsa o doğrultuda gayret gösteriyor, birilerinden destek alarak bunu ortaya koymaya gayret ediyorlar. Demek ki, aslında kendilerinin dahi kuşku duyduğu bir çözümü Türkiye’ye kabul ettirme gayreti içindeler. 
Başbakan’ın hareket noktası İmralı: Başbakan ister itiraz etsin ister itiraf etsin; 15 Ağustos’taki İmralı açıklaması Başbakan’ın arkasındaki hareket noktasıdır. Böyle bir şeye Türkiye’yi sokmak ve belirsiz bırakmak yanlıştır. 
Kürt de milletin parçası: Kaygımız ortaya konulan projenin Türkiye’yi bütünleştirmeyerek ayrıştıracak olmasıdır. Türkiye’de insanlarımızın elbette etnik kimlikleri vardır ve bu kimliklerini özgürce yaşamaları en doğal sonuçtur. Hem Çerkes, hem Arap, hem Arnavut hem Kürt olursun ama hem de Türk milletinin bir parçası olursun. Bu Türkiye’nin gerçeğidir. Kürt kökenli büyük çoğunluk da kendini bu milletin bir parçası sayıyor. Bunu ayrıştırmamak lazım.  Hele dışarıdan birisi yönlendiriyorsa yaptıklarının ne sonuç vereceğinin hesabını yapmadan yapıyorlar ve Türkiye’nin başına çok ciddi sorunlar açacaklar. 
Türkiye’yi çözmeyin: Sorunu çözeceğiz diye Türkiye’nin çözülmesine yol açmayalım. O bölgede yaşayan insan ekonomik-sosyal durumu nedeniyle, kendini, Türkiye’nin tümüne entegre olmuş diye hissetmiyor. Haklı nedenleri de var. Siz eğer bu çerçevede Türkiye’nin kaynaklarını seferber etmezseniz oradaki insanlar yanlış istikamete gidiyor. Bu entegrasyonu bırakıp ‘ya bırakın şimdi bunları bakın siz ayrısınız, diliniz kültürünüz ayrı, ayrı olan dilinizi kullanın, ayrı dil için size başka kanallar açalım’ deyip oralara girersen Türkiye’yi etnik temelde ayrıştırmaya başlarsın. 
Bir yere varılmaz:  Bu tablo içinde yapılan çalışmaları bir garabet olarak izliyoruz. 15 Ağustos’a az kaldı, yol haritasını öğreniriz. Bu İmralı adına vekaleten siyasi müzekere sürecinin başlatılmış olması müzakerelerin İmralı ile yapılmadığı anlamına gelmez. Bu müzakerelerle bir yere varılamaz. Terörün sorumluları ile yapılacak müzakere ile terör etkisizleştirilemez. 
Bölücü politikalar: Anlaşılan Başbakan kendisine ‘bölücü’ denilmesinden son derece rahatsız. Ama insanlar ne yaptıklarının farkına bile varmadan da bölücü olabilirler. Kendisine böyle denmesinden rahatsız olacağına, kendisini bölücü konumuna getirecek politikalardan uzak durmasını öneriyorum.
Başbuğ’a eleştiri: Türkiye’de bir süreden beri sivil-asker konusunda çok çeşitli tartışmalar yaşanmaktadır. O belgenin (irticayla mücadele belgesi) altında imzası olduğu söylenen Albay (Dursun Çiçek) bir yıl daha yerindedir. Peki Başbakan neye dayanarak Türkiye’yi ayağa kaldırmıştır? Genelkurmay Başkanı da ‘belge doğru çıkmazsa ne yaptığımızı herkes görecek’ demiştir. Şimdi bakıyoruz dün mutlu mutlu yemek yiyorlar. (Radikal)