Baykal'dan hükümete tepki: Bu, vergi değil rejim sorunu

Baykal'dan hükümete tepki: Bu, vergi değil rejim sorunu
Baykal'dan hükümete tepki: Bu, vergi değil rejim sorunu

Baykal, AKP?ye, ?Türkiye yedi yıl öncesine göre daha özgür değil, basın yedi yıl öncesine göre daha özgür değil, yargı yedi yıl öncesine göre daha bağımsız değil? diyerek yüklendi.

Seçim öncesi Doğan Grubu'na kesilen vergi cezasının 'rastlantı' olamayacağını söyleyen CHP?lideri, 'Olay doğrudan rejim sorunu' dedi

ANKARA- CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP hükümetinin Doğan Grubu’na yönelik vergi cezasını, “Bunun bir vergi cezası değil, bu bir rejim sorunudur” diyerek yorumladı.
Baykal dün NTV ekranlarında Murat Akgün’ün sorularını yanıtladı. CHP lideri, Akgün’ün “Vergi cezası meselesi var. Hükümetin Aydın Doğan Grubu’na yönelik 830 milyon dolar bir vergi cezası söz konusu. Kimisi bunu ‘siyasi cinayet’ olarak nitendiriyor kimisi ‘madem cezadır ödesin’ diyor. Yerel seçım öncesine gelmesi, rastlaması anlam taşıyor mu?” sorusunu üzerine şu açıklamayı yaptı:

BU BİR REJİM SORUNUDUR: Bu olay bir şirket ile denetim elmanları arasındaki bir sorun gibi hiçbir şekilde anlaşılamaz. İktidarın kızdığı medya guruba karşı, onların burnunu sürtmek, onlara haddini bildirmek, onları muhalefet yapamaz hale dönüştürmek için uyguladığı baskı olarak nitelenmesi bile olayın vehametini, ağırlığını yeterince ortaya koymaya yetmez. Olay doğrudan bir rejim sorunudur. Olay doğrudan Türkiye’de demokrasinin var olup olmadığını, demokrasinin Türkiye’de ne gibi tehditlerle karşı karşıya olduğunu olduğu ortaya koyan muazzam bir olaydır. Böyle bir iş demokratik ülkede tasavvur edilemez. Bunu vergi ilişkisi anlamak kadar yanlış bir iş olamaz.
SATIŞ HİSSELERİN DEVRİYLE GERÇEKLEŞİR: Bir vergi kaçakçılığı ortaya konuluyor. Niye vergi kaçırıldı deniliyor? ‘Efendim 2006 yılında yatırılması gerekiyormuş 2007 yılında yatırılmış vergi’ Neyin vergisi bu? Bir satıştan doğan kazancın vergisi. Satış ne zaman gerçeklemiş? 2007 Ocak ayının başında gerçekleşmiş. Nasıl gerçekleşir? Hisselerin devredilmesiyle... 2007 Ocak ayında devredilmiş hisseler. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na kayıtlı herkesin bildiği şey. 2007 başında hisseler buraya intikal etmiş ve para ödenmiş.
VERGİ KAÇAKÇILIĞIYLA İLİŞKİLENDİRMEK İSTİYORLAR: ‘Bu bir vergi kaçakçılığıdır. O nedenle üç katını da ceza olarak ekliyorum’ deniliyor. Vergi kaçağı olduğu için uzlaşmaya tabi değil. Başka vergi ihtilaflarında uzlaşmayla indirim sağlanabilir. Ama burada 820 trilyonluk meblağ söz konusu. Bunun vergi kaçakçılığıyla ilgilendirilmesi halinde uzlaşmaya açık olmayacağı da ortaya çıkıyor. Ayrıca tabii bu vergiyi kaçıranlara ceza davası açmak, hapise atmak mümkün hale geliyor.
CİDDİ BİR ŞİRKET BÖYLE BİR YANLIŞ YAPMAZ: ‘Eee bu mahkemede halledilir’. Halledilir de, halledilinceye kadar neler olur... Ciddi uluslararası bir şirket. Bütün dikkatler üzerinde. Böyle bir şirketin bu kadar temel bir yanlışı bilerek yapıyor olması mümkün mü? Böyle bir sahtekarlığa teşebbüs etmesi mümkün mü? 
ESİR ALMA POLİTİKASI: Bu çok açık şekilde Türkiye’de artık demokratik ülkelerde örneği görülmeyen sindirme, yıldırma politikasının, susturma, esir alma politikasının her türlü ölçünün üzerine çıktığının ifadesidir. Türkiye yedi yıl öncesine göre daha özgür değil, Türk medyası yedi yıl öncesine göre daha serbest ve ozgür bir medya değil. Türkiye’de yargı yedi yıl öncesine göre daha bağımsız bir yargı değil. Türkiye’de insanlarımız yedi yıl öncesine göre kendilerini daha özgür hissetmiyor.
AKP İKTİDARI FREN TUTMAZ BİR HALDE: İktidar artık fren tutmaz bir biçimdedir. Bunun siyasi amacı, muhalefeti susturmak, etkisizleştirmektir. Bunun örneklerini açılmış davalarda görüyoruz. Bunun örneklerini basının nasıl yapı değiştirdiğini, hangi baskılar altında nasıl etki altına alındığını yaşarak görüyoruz. Sabah -Atv satışında görüyoruz. Çeşitli finansman yöntemleri ile yaratılan medya kuruluşlarında görüyoruz. (Radikal)