Bayrampaşa çıkmazı

Sayım vermedikleri, cezaevini
'örgüt yuvası'na çevirdikleri iddia edilerek F tipi cezaevlerine nakledilen siyasi tutuklu ve hükümlüler artık cezaevinde bulunmadığı halde, Bayrampaşa'da hâlâ sayım alınamıyor
Haber: HAKAN GÜLSEVEN / Arşivi

İSTANBUL - Sayım vermedikleri, cezaevini
'örgüt yuvası'na çevirdikleri iddia edilerek F tipi cezaevlerine nakledilen siyasi tutuklu ve hükümlüler artık cezaevinde bulunmadığı halde, Bayrampaşa'da hâlâ sayım alınamıyor. Sadece adli tutukluların kaldığı Bayrampaşa Cezaevi'nde sayım alınamaması, mafya egemenliği iddialarını gündeme getiriyor. Cezaevindeki durumu basına açıklayan Tüm Yargı-Sen İstanbul Şube Başkanı Ali Yazıcı'nın ise, memuriyetine son verilmesi isteniyor.
'Koğuşa izinle giriyoruz'
Bayrampaşa'da infaz koruma memuru olarak görev yapan, sendika başkanı sıfatıyla cezaevlerindeki sorunları gündeme getiren ve bu nedenle kurşunlanan başkan Ali Yazıcı şunları söyledi:
"Siyasi tutuklular Bayrampaşa'dan F tipi cezaevlerine götürüldü. Ama bugün hâlâ cezaevinde arama ve sayım yapılamıyor. İnfaz koruma memurları koğuşlara ancak izinle girebiliyor. Cezaevindeki bazı gruplar, bu durumdan büyük maddi menfaat sağlıyor. Biz Tüm Yargı-Sen olarak, Bayrampaşa'da yaşananları açıkladığımız için cezalandırılmaya çalışılıyoruz. Sokak ortasında vuruluyoruz. Son olarak, sendika yönetim kurulundan arkadaşım infaz koruma memuru İsmail Karabulut ve benim, memuriyetten çıkarılmamız istendi. Kısacası, sendikacılığın bedelini ödüyoruz."
Yazıcı, daha önce yine basına demeç vermek gerekçesiyle 'üç yıl kademe ilerlemesinin durdurulması' dahil olmak üzere pek çok ceza aldığını belirterek, "Oysa sendika yöneticilerinin basına açıklama yapma hakkı, Türkiye'nin imzaladığı çeşitli uluslararası anlaşmalarla ve dahası Danıştay kararlarıyla açıkça onaylanmıştır" dedi. Ancak cezaevi gerçeğine dikkat çektikleri için, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Ferzan Çitici'nin hedefi haline geldiklerini belirten Yazıcı, sendika yöneticisi kimliklerinin yok sayıldığını ve Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan 'yetkili olmadığı halde basına demeç verme' gerekçesiyle cezalandırıldıklarını vurguladı.
Yazıcı, Çitici'nin kantin ihalelerine kadar pek çok ihaleye müdahale ettiğini belirterek şu iddialarda bulundu: "Çitici'nin göreve geldiği 1996'dan bu yana, cezaevindeki inşaat ihaleleri de Alaattin adındaki bir şahısça organize ediliyor. 100 metrelik logar inşaatı 140 milyar liraya ihale edildi. Üç tuvalet için 30 milyar restorasyon gideri çıkarıldı. İşin ilginç yanı bu üç tuvaletin, 1998'de bugün restorasyon işini üstlenen şirketçe yapılması."
Uyuşturucu, silah...
"Koğuşlara dağıtım işi, cezaevi idaresince değil, karantinada yer alan çeşitli grupların adamlarınca yapılıyor. Ayakbastı parası, karantinada cezaevine giren kişinin maddi durumuna göre belirleniyor. Çeşitli mafya grupları, cezaevinde silah, telefon, uyuşturucu ticareti yapıyor, 'koruma' hizmeti veriyor ve bu işlerde milyarlarca lira dönüyor. Mahkûmların girmesi mümkün olmayan idare binasında silahlı çatışmalar çıkıyor, ölümler yaşanıyor."
Mafya gruplarının denetlediği bir cezaevinde,
bırakın mahkûmları, infaz koruma memurlarının
da can güvenliği yoktur. Biz açıklamalarımızda sorunlara dikkat çekiyor, sendika üyelerimizin can güvenliğini savunuyoruz. Bundan sonra da cezaevlerinde dönen dolapları açıklamayı sürdüreceğiz."
'İnsani standart yok'
Bayrampaşa Cezaevi'nin eski savcısı Necati Özdemir, cezaevinin insani standarda sahip olmadığını savunuyor. "500 kişilik yere 2 bin 300 kişiyi doldurursanız, burada otorite sağlayamazsınız. Bayrampaşa'da da durum bu, otorite olmadığı için içeridekiler kendi düzenini kurmuş" diyen Özdemir, şu iddiaları dile getirdi:
"Adli tutukluların kaldığı bölüme, şiddet ve terör egemen. Büyük bir rant dönüyor ve dolayısıyla ciddi yolsuzluklar var. Hep aynı şahıslara verilen ihalelerde, kötü malzemeler kullanılıyor. 1996-97'de savcılık yaptığım bir yıl boyunca toplam harcamam 25 milyardır. Ancak ben görevden ayrılınca, sadece idare binasının boyanması işi 75 milyar liraya ihale edildi. İhalelere bakılırsa, rakamlar zaten her şeyi açıklar."
Sendikalı infaz koruma memurları üzerinde yoğun baskı olduğunu belirten Özdemir, "Açıkladıkları yolsuzlukların üzerine gidileceği yerde, onlara soruşturma açılıyor" dedi.