BDP tarafı temkinli bir bekleyişte

BDP tarafı temkinli bir bekleyişte
BDP tarafı temkinli bir bekleyişte
Başbakan'ın Öcalan'la görüşüldüğünü açıklaması, gözleri BDP'ye çevirdi. BDP'liler 'teyit edemedikleri' bu süreç için "Gerçekse çok iyi" yorumu yaptı.
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın, Abdullah Öcalan’la görüşmelerin sürdüğünü açıklamasıyla temasların detayları da ortaya çıkarken, BDP gelişmeleri izlemeye aldı. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Erdoğan’ın açıklamaları ve sonrasında kamuoyuna yansıyan bilgileri değerlendirirken, “Tek kaynaklı bilgi. İkinci bir kaynağa doğrulatma şansımız yok, dolayısıyla inanmamız için bir gerekçe de yok” dedi. DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ise BDP ve DTK’nın ‘temkinli’ yaklaşımını yorumlarken, “Temkinli olmak zorundayız. Hassas bir konu. Umarım gelişme yaşanır, 2013 yılını barış yılı yaparız” dedi.
Kürt sorununun çözümü için İmralı Cezaevi’nde Öcalan’la görüşmelerin sürdüğüne ilişkin haberi mercek altına alan BDP, sürece ‘temkinli yaklaşma’ görüşünü benimsedi. BDP Eşbaşkanı Kışanak, görüşmeye ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgilerin hükümet kaynaklı olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Eskiden Öcalan’ın avukatları İmralı’ya gidiyordu, ailesi gidiyordu. Şimdi ise bir buçuk yıldır tecrit var, kimse ile görüşülemiyor ve hiçbir iletişim imkânı yok. Şu anda kamuoyundaki spekülasyonların tamamı hükümet kaynaklı ve işin doğrusu kimsenin başka bir bilgiye sahip olma ihtimali yok. Bu gerçek mi, yönlendirme mi, kasıtlı bir yayın mı, bilemiyoruz. BDP’nin de BDP dışında Kürt kamuoyunun da, hükümet kaynaklı spekülasyonlar dışında bir şey bilmesi lazım. Bu yaptıkları, söyledikleri doğruysa bile iyi bir sonuç vermez. İyi bir sonuç verebilmesi için insanların güvenmesi lazım. Güvenilir, sağlam, başka bir kaynaktan doğrulanacak bilgiye ihtiyacımız var. Bilgiler hükümet kaynaklı, ikinci bir kaynak yok ve bizim inanmamız için gerekçe de yok. Tecride son verilmeli ve iletişim olanakları olmalı. Tek taraflı üretilen bu spekülasyonlara hiç kimse itibar etmez. Açmak istedikleri olumlu bir yol varsa, böyle olmaz.”

Tuğluk: Hassas bir konu
DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ise konuya ‘temkinli’ yaklaşmalarının nedenini açıklarken, “Hassas bir konu. Temkinli olmak zorundayız. Çünkü gerçekse çok iyi bir şey” dedi. Tuğluk şöyle devam etti:
“Umarım gelişme yaşanır. Kesinlikle doğru olan, müzakere yolunu tercih etmektir. Müzakerelerin kesilmesiyle çok ağır şeyler yaşandı. Bu nedenle 2013 yılını barış yılı yapmalıyız. Biz buna hazırız. Hazır olduğumuzu da her zaman ifade ettik.”

Demirtaş: Tarihi aşama
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise gelişmeleri yayınladığı yeni yıl mesajında değerlendirdi. Demirtaş, büyük bir özveri ve kararlılıkla sürdürülen barış, demokrasi, özgürlük ve emek mücadelesinin sorunları tarihsel bir çözüm aşamasına getirdiğini belirterek şunları vurguladı:
“Barışın artık bu topraklarda bir an önce yeşermesi, Kürt sorununun demokratik çözümü noktasında diyalog ve müzakere sürecinin önünün açılması, demokratik standartların yükseltilmesi, yurttaşlarımızın çoğulcu-eşitlikçi yeni bir anayasaya kavuşması, anti demokratik uygulamaların son bulması, insanların düşüncelerinden dolayı cezaevlerine atılmaması, halkın iradesi olan tutuklu milletvekillerin, binlerce siyasetçinin ve seçilmişin, tutuklu gazetecilerin bir an önce özgürlüklerine kavuşması, her alanda eşitliğin ve adaletin sağlanması 2013 yılının en temel hedefleri olmalıdır.”

Kaplan: Silahlar susabilir

BDP’nin Şırnak Milletvekili ve Abdullah Öcalan’ın eski avukatlarından Hasip Kaplan, Başbakan Erdoğan ’ın İmralı’da görüşmelerin sürdüğüne yönelik açıklamalarını sosyal paylaşım sitesinde değerlendirdi. Kaplan, istenirse 2013 yılında silahların susabileceğini belirterek “Başbakan, ’İmralı’da görüşme var’ dedi. İşte son şans, iyi yönetilse sonuç alınır. Yönetilemezse ’kıyamet senaryosu’ başlar. Silahların susması, yeni anayasa, Kürt sorununda çözüm 2013’ün başgündemi” dedi.